Altın 6431.37 %1.39
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4404 %0.02
Euro 53.5097 %-0.26
Sterlin 61.54 %0.11

Yozgatlı Öğretmen Ayşe Yaşar Minyatürler İle Geçmişi Günümüze Taşıyor!

Yozgatlı Öğretmen Ayşe Yaşar Minyatürler İle Geçmişi Günümüze Taşıyor!

Yozgat’ta Ayşe Yaşar, 1900’lü yıllarda Anadolu’da kullanılan mutfak ve odaların üç boyutlu minyatürlerini yaparak geçmişle günümüz arasında köprü kuruyor.

Yozgat merkezde Grafik ve Fotoğraf Öğretmenliği yapan 53 yaşındaki Ayşe Yaşar, okuldan arta kalan zamanını evinde kurduğu atölyede diorama adı verilen 3 boyutlu minyatür çalışmalarıyla değerlendiriyor. 4 yıl önce arkadaşı Ayşe Şimşek’in tavsiyesiyle hobi olarak başladığı diorama sanatı, Yaşar’ın büyük bir tutkusu haline gelmiş durumda. Atölyesinde detaylı işçilik ve gerçeklikle bezenmiş minyatürlere sanatsal dokunuşlar yaparak birbirinden güzel eserler ortaya çıkarıyor.

Anadolu Kültürünü Günümüze Taşıyor

Ayşe Yaşar, Anadolu’da eski dönemlerde evlerin mutfak ve odalarında kullanılan araç ve gereçlerin üç boyutlu minyatürlerini tablolara işleyerek, duvar panosu, anahtarlık ve havluluk gibi ürünler oluşturuyor. Bu sayede geçmiş kültürü günümüz nesillerine aktarmayı hedefliyor. Yaşar’ın, atık malzemeleri değerlendirerek tasarladığı üç boyutlu objeler, büyük beğeni topluyor.

Diorama Sanatına 4 Yıl Önce Başladı

Diorama’yı “gerçek ya da kurgu olan bir olayın, bir hikayenin ışık oyunlarından da yararlanılarak üç boyutlu yüzeylerde tablo şeklinde oluşturulması” olarak tanımlayan Yaşar, diorama sanatına 4 yıl önce hobi amaçlı başladığını belirtti. Yaşar,

“Ayşe Şimşek isimli arkadaşımın merakı ve ilgisi sayesinde bu sanatla uğraşmaya başladım. Pek çok araştırma yaptık, özellikle kültürel araştırmalarla geçmişte büyüklerimizin kullandığı mutfaklardan yola çıkarak kültürümüze lanse edilecek şekilde duvar panoları oluşturmaya başladık. Bununla birlikte dikiş odaları ve oturma odaları yapmaya başladık. Eskiye dair geçmişte büyüklerimizin kullandığı güzellikleri şimdiki nesle aktarabilmek adına duvar panoları, anahtarlıklar ve havluluklar oluşturmaya başladık” dedi.

Atık Malzemelerle Sanat

Üç boyutlu tabloları oluştururken atık malzemeleri de değerlendirdiğini söyleyen Yaşar,

“Diorama sanatında alçı tozu ve silikon kalıplardan yararlanıyoruz, kumaşlarımız oluyor, cns makinesini kullanıyoruz. Bununla birlikte ahşap ve metal malzemelerimiz var. Bunları piyasadan rahatlıkla temin edebiliyoruz. Tablonun büyüklüğüne ve içinde kullandığımız malzemeye göre 15 günden başlayıp 6 aya kadar değişen zaman içerisinde çalışmalarımızı tamamlıyoruz. Biraz zahmetli emek ve zaman isteyen bir çalışma. Bu tabloları sipariş olursa satış amaçlı yapıyoruz ya da hediyelik olarak oluşturuyorum” şeklinde konuştu.

Diorama Sanatı Terapi Gibi Geliyor

Diorama sanatının kendisine terapi gibi geldiğini de vurgulayan Yaşar,

“Evde genelde verimli zaman geçirmek açısından biraz da mesleğim gereği bu işle uğraşmayı seviyorum. Özellikle eski kültürümüzü yansıtmak üzerine çalışıyorum. Meslek gruplarıyla objeleri özdeşleştirip onlara şekil veriyorum. Bu sanat bana ilaç niyetine, terapi şeklinde çok güzel bir uğraş oluyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak:İhlas Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.