Altın 6439.49 %1.51
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4387 %0.04
Euro 53.4931 %-0.27
Sterlin 61.517 %0.07

Yozgatlı vatandaş: Gıda krizine çözüm kendi ülkemizde

Yozgatlı vatandaş: Gıda krizine çözüm kendi ülkemizde

Son dönemlerde yaşanan küresel sorunların ekonomik krizin yanında gıda krizine de yol açması endişesi tüm dünyayı sarmış durumda.

Son dönemlerde yaşanan küresel sorunların ekonomik krizin yanında gıda krizine de yol açması endişesi tüm dünyayı sarmış durumda. Siyasi çekişmelerin yanı sıra savaşın da bu krizi daha da tetiklemesinden korkuluyor. Hal böyle olunca ülkeler vatandaşının sorun yaşamamı adına bazı tedbirler almaya başladı. Biz de Çamlık Medya olarak söz konusu krizi Yozgat’ta vatandaşlara sorduk. “Tüm dünyayı Bekleyen Gıda krizinin önüne geçmek için sizce ne gibi önlemler alınabilir?” sorusunu yönelttiğimiz Yozgatlı vatandaşlar ülkemizin tarım ülkesi olduğunu belirterek, ‘Gıda krizine çözüm kendi ülkemizde’ ifadelerini kullandılar..

Ahmet Güler: Hükümet bu konuda kendince tedbirlerini alması lazım. Fırsatçılara meydana boş bırakmamaları lazım.

Emre Örmüş: Pandemi sonrası Türkiye’de daha doğrusu dünyada bir değişim oldu. Ekonomik dengeler yeniden kurulmaya başlandı. Dünya ve Türkiye bunun önlemlerini alacaktır. Gıdadaki artışın önüne geçilmesi için üretim gerekir. Üretim içinde çiftçi ve esnafın desteklenmesi gerekiyor. Fiyat zamları ile bu şekilde olunmaz. Devletin çok hızlı şekilde üretime ağırlık vermesi lazım. Bununla ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat beyinde yerelden kalkınma modeli vardı. Cumhuriyetteki o yıllara tekrar dönmemiz gerekiyor. Sıfırdan bir ülke inşa eder gibi sanayileşme, çiftçiye destek bunların olması gerekiyor. Bunlar olursa Türkiye’nin önünün açılacağını düşünüyorum.

İsmail Özkan Erdem: Gıda krizinin önüne geçecek sosyal ve ekonomik faktörler bizim aslında ülkemizin coğrafi konumu ve iklim anlamında zenginliği ile değerlendirdiğimizde elimizde yeterli imkan var. Çiftçimizin yeterli seviyede desteklenmesi ve ekilmeyen alanların tam manasıyla ekilmesiyle gıdı krizinin minimize edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Dünyadaki faktörlerden uzaklaşarak getirebiliriz bunu da. Diğer ülkelerin etkilenmesi bizlere bu anlamda çok etkilememeli. Bu şekilde belli oranda fayda sağlayabileceğimize inanıyorum.

Sefa Ökcü: Geçmişimize göre şu anda çok daha fazla imkana sahibiz. 20 yıl öncesini hatırlıyoruz. Fazla yokluğumuz yok ama insanlar biraz daha kullanımına dikkat eder, doğayı daha güzel kullanırsak bunun üstesinden geliriz diye düşünüyorum.

Yusuf Çamlıbel: Depolama yapmalıyız. Bizim insanımız zam gelmeden önce değil de zam geldikten sonra marketlere akın ediyor. Gitmemesi gerekiyor. Örneğin domates 5 lira iken almıyorlar. 10 lira oluyor bir daha zam gelecek diye yükseliyor. Bunları yapmamaları gerekiyor.

Ayşe Sümer: Ülkemizde boş arazilerimiz var. Onları tarım yapabiliriz. Globalleştirmek yerine ekip biçebiliriz. Bizim ülkemiz tarım ülkesi. Bunu biz değerlendirmiyoruz. Çiftçileri desteklememiz gerekiyor.

Zeynep Sude Yılmaz: Zaten ekonomik bir kriz var. Bunun değişmesi için öncelikle kesinlikle iktidarın değişmesi gerekiyor. Bazı fabrikaların açılması gerekiyor.

Abdullah Özdemir: Daha çok insanların fazla üretim yapması gerekebilir. İnsanların biraz daha bir şeylerin farkına varması, teknolojinin biraz daha başından kalkıp üretime yönelmeleri gerekebilir. Buna gençler ve her yaş insanlarda dahil olması gerekir. Üretime biraz daha yoğunluk verilebilir. Her türlü şekilde üretim yapılabilir.

Hasan Arun: Gıda krizinde aslında üretim sorunu yok. Tüketim ve bölüşüm sorunu var. Orta kesim dünyada yükselmesi iğle birlikte Çin, Hindistan, Pakistan, Türkiye, Brezilya kalkınmakta olan ülkeler. Bu orta sınıfı oluşturmakla birlikte dünyanın yarı nüfusunu teşkil ediyor bu nüfus. Tüketim alışkanlıkları fazlalaştığı için dolayısıyla dünyadaki mevcut topraklar büyümeyince tüketim alışkanlıklarımız çoğalınca gıda krizleri oluşuyor. Sorun Elbette üretimi artırmak ama esas olan tüketimi ve bölüşümü adil olarak bölüştürmektir. Dünyada küresel bir sistem oluşturmadan tüketim alışkanlığını değiştirmeden asla biz gıda krizini aşamayız. 5 yıl öncesinin 10 katı daha fazla üretim var dünyada. Ama tüketim alışkanlıkları değişmeden asla krizi aşamazsınız. Bunun içinde bölüşümü de adil sayacaksınız. Bir kısım tüketirken bir kısım hiç tüketmiyor. Krizin ana sebebi küresel ısınma veya tedarik zincirlerinin bozulması değil. Tüketim alışkanlıklarının orta sınıfın yükselmesiyle farkın dalaşması. İnsanlar daha çok tüketim yaparken topraklar büyümüyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.