Altın 6448.99 %1.66
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4298 %0.04
Euro 53.4766 %-0.28
Sterlin 61.5401 %0.11

Yozgat’ta O Sanatın Son Temsilcisi: Çıraklıktan Ustalığa Geleneksel Bir Serüven!

Yozgat’ta O Sanatın Son Temsilcisi: Çıraklıktan Ustalığa Geleneksel Bir Serüven!

Osman İçme Yozgat’ta babasından kalma şapkacılık mesleğini sürdürmeye devam ediyor. Babasının yanında başladığı mesleğinde Yozgat’taki tek isim.

İçme, ilkokul yıllarında babasının yanında bu işe başladığını ve okulu bıraktıktan sonra şapkacılığı tam anlamıyla öğrendiğini dile getiriyor. Yozgat'ta bu mesleği sürdüren tek kişi olan İçme, soğuk havalarda şapkaya olan talebin arttığını belirtiyor.

Yozgat’ta benden başka kimse yok

Yozgat’ta kendinden başka bu işi yapan kimsenin olmadığını söyleyen Osman İçme,

‘’1953 Yozgat doğumlu şapkacı Abdurrahman içmenin oğluyum. Adım Osman içme. Bu mesleğe ben babamdan öğrendim, ilkokul yıllarında babamın yanına gidip gelirken ve en son okulu bıraktığımda babamın yanında ben bu mesleği öğrenmeye niyet ettim. Bu mesleği öğrendim şimdi benden sonra bu işi yapacak adam yok Yozgat'ta. Atölyenin başında önlüğü giyip çalışıyorum. Havalar soğudu, soğuk hava ile birlikte şapkaya rağbet artıyor, kasket kültürü hala Anadolu'da devam ediyor. Yozgat'ta öyle insanlar var ki hiç şapkasız gezemeyen insanlar var, önceden herkes şapkaya gelirdi şimdi o kadar şapka giyen kalmadı ama yine şapka giyen çok insan var. Şapka kültür gibi alışkanlık diyelim. Aynı zamanda Şapkanın içerisinde pamuk var, altında. Bu insanın başındaki teri çekiyor altındaki pamuk aynı zamanda baş ağrısını da alıyor’’ ifadelerine yer verdi.

100 yıllık makine ile yapıyoruz

Şapka makinesinin dışında şapka yapmanın imkansız olduğunu dile getiren İçme,

‘’Mesela biz Elazığ'ı 8 köşeli kasketiyle biliriz meşhurdur. Yozgat kasketlerinin özelliği yapısı nasıldır peki? Elazığ'daki şapkaların 8 köşesi var. Yalnız yaptıkları şapkaların uçları hep sivri sivri belki o yöreye ait öyle bir şey vardır ama bizimki öyle değil. Bizimkiler normal dikiş makinesinde şapka yapıyorlar bizim yaptığımız makine hakiki şapka makinesidir. Bu makinenin haricinde şapka yapımının şansı yok. Şapkayı yapan bu makinadır. Bu makine şapka makinesinin en büyüğü, birde bunun daha küçüğü var, bunun yarısı kadar olan da var. Bu en büyük olan şapka makinesinin 60 senesi var. 60 seneden öncesi de var bu şapka makinesinin 100 yıllık diyebiliriz. Babam şapkacılığa başladığında bu makineyi almak için İstanbul'a gidiyor, İstanbul'da bu makinayı alırken bir kurs görüyor şapka makinesinin nasıl çalıştığını işte şapka makinesinin nasıl hareket ettiğini onları öğrenmeye çalışıyor. Babam orada hiç para almadan adama hem yardım ediyor hem de kendisi bir şeyler öğrenmeye çalışıyor ama oradan geldikten sonra zaten burada Yozgat'ta devam ettiriyor’’ dedi.

Babamdan bana kalan bir sanat

Babadan kalma sanatını atölyede yaşattığını söyleyen İçme,

‘’O zamanlar makinemiz motorlu değildi ayaklarımızla çalıştırırdık. Babam akşama kadar 100 tane şapka dikerdi çalışarak ayaklarıyla makinanın ayaklarını çevirerek şimdi motorlu olduğu için daha basit oldu insanı yormuyor da. Ben şapkacılığa ilk başladığımda babam 100 tane yapıyordu, ben babama yetişemiyordum. Ben sabahtan akşama kadar hiç makinenin başından kalkmadan 95 tane yapıyordum. Babam benden daha hızlıydı. Babadan kalma bir sanat ben burada yaşatıyorum’’ şeklinde konuştu.

Şapka isteyen çok fazla

Şapkanın yapılışı hakkında bilgi veren İçme,

‘’ Özel sipariş olarak diktiklerimiz var, önceden geliyorlar mesela ölçülerini veriyorlar başlarını ölçüsünü alıyoruz. Kendi elbiselerinin kumaşını getiren oluyor takım olarak giymek istiyorlar. O parçadan kumaştan şapkalarını ben yapıyorum ama onun haricinde ben kaliteli kumaşlardan 6 Yıldız olan kumaşlardan alıyorum. Burada kendi müşterilerimize hem yapıyorum hem de hazır olması içinde yapıyorum. Her zaman imkanım olmuyor, şimdi yapıyorum sonra satıyoruz. Yaş ortalaması 25 yaşından 80 yaşına kadar şapka isteyen var çok hatta. Benim daha önceden mesela burada şapka yaptığımı duyup da öğrenen bir arkadaş Bolu'dan telefonumu aramış bulmuştu beni. Telefonla görüştük konuştuk, abi ben 5 numara şapka istiyorum bana şaka yap diye, adama şapkasını yaptım adresi söyledi gönderdik. Adam mutlu oldu ve her sene 2 tane şapka yaptırır o adam bana. Şapkanın bu dikiş dikim safhası bittikten sonra el işi başlar arkasındakileri elde dikiyoruz, dikildikten sonra bunları kalıba vuruyoruz kalıpta ütülüyoruz. Kalıp vurup ütüledikten sonra içerisine gazete kağıdı koyarız belli bir yerlerine ki modeli hani böyle bozulmasın kafaya girdiği zaman böyle kitap gibi dursun diye’’ ifadelerine yer verdi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.