Uluslararası arenada esen savaş rüzgarları, Hürmüz Boğazı'ndaki hareketlilik ve petrolün varil fiyatındaki sert tırmanış, Türkiye'deki faiz piyasasını doğrudan vurdu. Merkez Bankası verilerine göre, mart ayında en düşük seviyelerini gören konut kredisi faiz oranları, küresel enflasyon endişeleriyle birlikte yönünü yukarı çevirdi. Bu durum, piyasadan borçlanarak ev sahibi olmayı planlayan vatandaşların önüne çok daha ağır bir fatura çıkardı.
Aylık En Düşük Faiz Oranı Yüzde 2,69 Seviyesinde
Kısa süre öncesine kadar bankalarda yüzde 2,49'a kadar gerileyen en düşük aylık konut kredisi faizi, yeni dalgadan sonra yüzde 2,69'a tırmandı. Bankacılık sektöründeki genel konut kredisi faiz aralığı ise yüzde 2,69 ile yüzde 4,75 bandı arasında işlem görmeye başladı. Oranlardaki bu küçük puanlık oynamalar, uzun vadeli ve yüksek montanlı kredilerde tüketiciye devasa bir ek yük olarak geri dönüyor.
2 Milyon TL'nin Geri Ödemesi Nasıl?
Gayrimenkul pazarından mülk satın almak amacıyla bankalardan 2 Milyon TL tutarında finansman çekecek bir vatandaşın 120 ay (10 yıl) vadeli yeni ödeme planı şu şekilde şekilleniyor:
-
Aylık Taksit Yükü: Güncel taban oran olan yüzde 2,69 üzerinden hesaplama yapıldığında, alıcının bankaya her ay ödemesi gereken net taksit miktarı 56.120 TL oldu.
-
Vade Sonu Toplam Fatura: 10 yıllık sürecin sonunda bankaya geri ödenecek toplam nakit tutarı tam 6,6 Milyon TL sınırına dayandı.
-
Faiz Artışının Net Zararı: Eğer bu kredi oranlar tırmanışa geçmeden önce, yani yüzde 2,49 faizle çekilmiş olsaydı; aylık taksitler 52.546 TL, toplam geri ödeme ise 6,36 Milyon TL seviyesinde kalacaktı. Faizdeki yukarı yönlü hareketin vatandaşa çıkardığı net ek maliyet tam 240.000 TL olarak kayıtlara geçti.
En Ucuz Bireysel Kredi Unvanı El Değiştirdi: Yaşanan bu son artış dalgası, kredi piyasasında stratejik bir kırılmaya da yol açtı. Yıllık ağırlıklı ortalama faizi yüzde 38,93'e fırlayan konut kredileri, yüzde 35,45 seviyesinde seyreden taşıt kredilerinin üzerine çıktı. Böylece uzun yıllardır en düşük faizli borçlanma aracı olarak bilinen konut kredileri, bu avantajlı liderliğini resmi olarak taşıt kredilerine kaptırdı.
İhtiyaç ve Ticari Krediler de Yükseliyor
Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun politika faizini yüzde 37 düzeyinde sabit tuttuğu son toplantıda, enerji fiyatlarındaki oynaklığın iç piyasadaki enflasyonist baskıyı artırabileceğine açıkça dikkat çekilmişti. Nitekim jeopolitik risklerin tetiklediği bu maliyet artışı sadece konut sektörünü değil, tüm borçlanma kalemlerini eş zamanlı olarak etkiledi.
Kısa süre içinde diğer kredi türlerinde yaşanan değişimler şu şekilde listeleniyor:
-
İhtiyaç Kredileri: Bireysel nakit ihtiyaçları için kullanılan paketlerde faiz oranları yüzde 56,79 seviyesinden hızla yüzde 63,36 bandına yükseldi.
-
Ticari Krediler: Reel sektörün, esnafın ve şirketlerin fonlama maliyetini doğrudan belirleyen ticari kredi faizleri ise yüzde 49 barajından yüzde 53,23 seviyesine kadar çıktı.





