Aşık Veysel'in Son Arzusu Yıllar Sonra Gerçekleşti: Sivrialan Köprüsü'nün Hikayesi
Türk halk müziğinin duayenlerinden, 'halk ozanı' unvanıyla da anılan Veysel Şatıroğlu, bilinen adıyla Aşık Veysel, birçok eseriyle hatırlanmaya devam ediyor. Ancak onun halk için yaptığı bu son katkı, belki de şarkılarından ve şiirlerinden daha anlamlıdır.
Türk halk müziğinin duayenlerinden, 'halk ozanı' unvanıyla da anılan Veysel Şatıroğlu, bilinen adıyla Aşık Veysel, birçok eseriyle hatırlanmaya devam ediyor. Ancak onun halk için yaptığı bu son katkı, belki de şarkılarından ve şiirlerinden daha anlamlıdır.

Yücel Yönal tarafından ziyaret organize edildi
Bu anı, o dönemde gazetecilik yapan Yücel Yönal tarafından aktarılıyor. Yönal, Aşık Veysel'in hastalığı hakkındaki duyumları üzerine, Vali Kayacan'ı bilgilendirdi ve bu ziyareti organize etti. Kızılırmak Nehri'nin su seviyesinin yüksek olduğu saatlerde geçişin zorlaştığını ve bu yüzden erken saatte ziyarete gidildiğini aktaran Yönal, Vali Kayacan'ın ozanla geçirdiği uzun saatlere tanıklık ettiğini belirtti.
Aşık Veysel Halkla bütünleşmiş bir ozan
Bir sanatçının, ölüm döşeğinde bile halkının yaşam kalitesini artırmak adına böyle bir talepte bulunması, onun halkla ne denli bütünleştiğini ve halkının sorunlarına ne denli duyarlı olduğunu gösteriyor. Bu duyarlılık, Aşık Veysel'in sadece bir ozan olmanın ötesinde, halkının içinden biri olarak yaşadığını ve halkı için ne kadar değerli bir figür olduğunu da ortaya koyuyor.
Bu sayede Ulaşım Rahatladı
Vali Kayacan, Aşık Veysel'in bu son arzusunu yerine getirmek için hemen harekete geçti. 1975 yılına kadar süren köprü inşaatı tamamlandığında, Sivrialan Köprüsü adıyla hizmete sunuldu. Bu köprü sayesinde hem Aşık Veysel'in köyü Sivrialan hem de civar köyler için ulaşım kolaylaştı.
Halkın sorunlarına Duyarlı bir birey olarak tarihe geçti
Aşık Veysel, halkının içinden biri olmanın yanı sıra, halkın sorunlarına duyarlı bir birey olarak da tarihe geçti. Ölümünün ardından yıllar geçse de onun bu son arzusunun gerçekleştirilmesi, sanatçının halkına olan sevgisinin ve bağlılığının bir tezahürü olarak karşımıza çıkıyor. Halk müziğimizin bu eşsiz ismi, eserleriyle olduğu kadar bu son isteğiyle de yıllarca hatırlanacak. Ve bu hatıra, halk ozanlarının sadece dillerde değil, gönüllerde de yaşadığının kanıtıdır.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.