Altın 6443.53 %1.58
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4396 %0.02
Euro 53.4719 %-0.31
Sterlin 61.5216 %0.08

Amasya'da Keşfedildiler: Bu Eserlerin Geçmişi Tam 2 bin 600 Yıl Öncesine Dayanıyor

Amasya'da Keşfedildiler: Bu Eserlerin Geçmişi Tam 2 bin 600 Yıl Öncesine Dayanıyor

İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez'in başkanlık ettiği kazı ekibi, Med Krallığı dönemine ait bir sunak buldu.

İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez, daha önce de geç Frig dönemine ait Kubaba sunağını aynı bölgede keşfetmişti. Bu yeni keşif, Oluz Höyük'ün katmanlarını bir kez daha aydınlattı; höyük, Amasya'nın Göynücek ilçesinde, Kızılırmak Nehri'nin verimli ovalarına bakan bir konumda yükseliyor. 2007'den beri süren sistematik kazılar, höyüğün dört ana kültür katmanını ortaya döktü ve her sezon yeni bir sır perdesini araladı. Medler'in İrani kökenli bu gizemli toplumu, Ön Asya'da az iz bırakan bir halk olarak biliniyordu; ancak Oluz Höyük, bu boşluğu doldurmaya başladı. Kazı alanı, höyüğün batı kesimindeki A açması ve doğu yamaçtaki B açması etrafında yoğunlaşıyor, her kazma darbesiyle tarih katmanları soyuluyor.

Yeni keşifler, Ön Asya'nın din tarihi ve din arkeolojisi üzerinde büyük bir etki yapacak gibi görünüyor. Prof. Dr. Dönmez, "Hem Med, hem de Pers döneminde ateş kültüne ait sunak ve tapınakların ortaya çıkması, bölgenin din tarihini derinden sarsacak" dedi. Pers dönemine ait 2 bin 500 yıllık ateş tapınağı buluntularının da Oluz Höyük'te ortaya çıkarıldığı bildirildi. Bu tapınaklar, Zerdüştlüğün erken ritüellerini yansıtıyor; Magi rahiplerinin sürekli yaktığı kutsal ateşin izleri, kül kalıntılarıyla somutlaşıyor. Herodotos'un Persler hakkında aktardığı tapınaksız ibadet geleneği burada revize ediliyor, çünkü Oluz Höyük'ün Pyraetheia benzeri açık hava mekanları, kurban ritüellerini barındırıyor. Boğa ve koyun kafalarının betimlendiği kabartmalar gibi motifler, Daskyleion buluntularıyla paralellik gösteriyor.

Med Sunağı Ateş Ritüellerini Canlandırdı

Kazı ekibi, geçen yıl Medlerden kalmış bir seramikle karşılaştıktan sonra çalışmalarını bu alanda yoğunlaştırdı. Sunakta, ateş kültüyle ilgili bir ocak ve doğu tarafında kule benzeri bir yapı bulundu. Bu kare biçimli ateşgah, Medler'in kutsal mekan anlayışını somutlaştırıyor; kuzeyine eklenen ocak ve güneyine yerleştirilen ateş platformu, geç Frig sunağını dönüştürmüş. Prof. Dr. Dönmez, Medler'in M.Ö. 580-600 yılları arasında höyüğe yerleştiğini ve bu revizyonları yaptığını belirtiyor. Bezeme motifli tunç levhalar, bronz ok uçları ve çanak çömlek parçaları, Med kültürünün ilk Anadolu izlerini oluşturuyor. Ateşgah, Medler için kutsal bir merkez olarak işlev görmüş; odunla kurban sunumları burada gerçekleşmiş, köpek dışındaki hayvanlar ritüellere dahil edilmiş. Bu buluntu, hayalet toplum Medler'i cisimleştiriyor ve İrani akrabaları Persler'le bağlarını güçlendiriyor. Kazı sorumlusu Dönmez, "Oluz Höyük kazıları bu anlamda Med kültürünü biraz cisimleştirmeye ve somutlaştırmaya başladı. Hemen arkamızda çalışma alanımızı Med Sunağı olarak adlandırdık. Aslında bu bir geç Frig sunağı, kare biçimli, bunun bir benzeri Kubaba Sunağı olarak yine Oluz Höyük’te var. Bu sunağı insanlar kullanıyorken Medler’in buraya geldiğini, özellikle bu sunak üzerinde bir takım eklentiler ve bir takım revizyonlar yaparak, örneğin kuzeyine bir kutsal ateş ocağı ve güneyine de bir mil dediğimiz üzerinde ateş yanan bir platform ekleyerek bu sunağı bir ateşgaha çevirmiş olduklarını bu seneki çalışmalarda yavaş yavaş anlamaya başladık" diye ekledi.

Bu sezonun heyecanı, Med mimarisinin katmanlarını kazmakla sınırlı kalmadı; höyüğün dinsel dönüşümünü aydınlatan unsurlar da gün yüzüne çıktı. Frig döneminin M.Ö. 7. yüzyıl sonu ve 6. yüzyıl başı kalıntıları, kutsal alanın evrimini gösteriyor. Medler'in yerleşimiyle birlikte, Anadolu'daki dinsel yapılaşma yeni bir evreye geçti; ateş kültü, Zerdüştlüğün erken pratiklerini bölgeye taşıdı. Kuzey-Orta Anadolu'nun Pontika Kappadokia'sı, bu bağlamda kutsal bir coğrafya olarak öne çıkıyor. Kazı ekibi, 15 akademisyenle –Cerrahpaşa, Hitit, Amasya ve Niğde üniversitelerinden uzmanlar– bu katmanları titizlikle inceliyor. Ekim sonuna kadar sürecek çalışmalar, höyüğün terk edilişinden bin yıl sonraki Türkmen mezarlığını da kapsıyor; M.S. 10-11. yüzyıla tarihlenen bu alan, proto-Alevilik izleri taşıyor ve göçebe gelenekleri yansıtıyor.

Hitit Katmanları Fırtına Tanrısı'nı Uyandırdı

Merkez olduğu belirtiliyor. Prof. Dr. Dönmez, "Beş sezon önce Hititlere ait boğa figürünü ele geçirmiştik. Bu da bize muhtemelen Fırtına Tanrısı'na adanmış bir Hitit tapınağının, şu anki Frig ve Pers katmanlarının altında olduğunu işaret ediyor" açıklamasında bulundu. Bu boğa figürü, ergitilmiş kurşun parçalarıyla birlikte, Hititlerin kayıp Şanovhitta kentiyle bağlantı kuruyor. Höyüğün alt katmanlarında, sütunlu ibadethaneler ve apadana salonları gibi Pers sarayı kalıntıları da keşfedildi; mutfak bölümleri, günlük yaşamı aydınlatıyor. 2011'de ortaya çıkan 99 gömülü mezarlık alanı, höyüğün sosyal yapısını zenginleştiriyor. Hitit tapınağının varlığı, Frig ve Pers yapılarının altında yatan dinsel sürekliliği kanıtlıyor; fırtına ritüelleri, boğa sembolizmiyle somutlaşıyor. Dönmez, "Bu seneki kazılarımızın önemli sonuçlarından biri Anadolu arkeolojisinde ilk defa Med kültürüyle ilgili arkeolojik bulgulara ulaşmış olmamızdır" diyerek heyecanını paylaştı. Pers yolları ve ateşgedeler, Akhaimenid varlığını güncel bir bakışla yorumluyor.

Kaynak:İhlas Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.