Dr. Osman Coşkun, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan olası kapanma ve geçiş sorunlarının küresel enerji akışını doğrudan etkilediğini ifade etti. Bu durumun sadece enerji değil, gıda ve lojistik zincirlerinde de ciddi fiyat artışlarına neden olduğunu vurguladı.
Coşkun’a göre bu gelişme, dünya ekonomisinin kırılganlığını bir kez daha ortaya koyarken, ülkelerin artık tek merkezli enerji hatlarına bağımlı kalamayacağını gösterdi.

Yeni Enerji Koridorları Zorunluluk Haline Geliyor
Küresel krizlerin yeni enerji hatlarının önemini artırdığını belirten Coşkun, Türkiye’nin bu noktada kritik bir jeopolitik konumda bulunduğunu söyledi.
Irak üzerinden planlanan kalkınma yolu ve Suriye hattı gibi alternatif projelerin teorik olarak mümkün olduğunu ifade eden Coşkun, bu projelerin hayata geçmesi için güçlü diplomatik ilişkilerin şart olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin “Güvenli Liman” Rolü Güçleniyor
Coşkun, Türkiye’nin çevresindeki çatışma ve kriz ortamına rağmen istikrarını koruduğunu ve bu yönüyle uluslararası arenada “güvenli liman” olarak öne çıktığını belirtti.
ABD temsilcileri dahil birçok uluslararası aktörün Türkiye’nin istikrarını takdir ettiğini söyleyen Coşkun, ülkenin enerji ve ticaret koridorlarında tercih edilen merkez haline geldiğini ifade etti.
ABD’li diplomat Tom Barrack tarafından da Türkiye’nin bölgesel rolüne dikkat çekildiği hatırlatıldı.

Türkiye’nin Diplomatik Ağı Ve Bölgesel Gücü
Coşkun, Türkiye’nin son yıllarda yürüttüğü diplomatik temasların ülkeyi bölgesel bir denge unsuru haline getirdiğini vurguladı.
Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen dış politika hamlelerinin, Türkiye’yi sadece bölgesel değil küresel krizlerde de önemli bir aktör haline getirdiğini ifade etti.
Ukrayna-Rusya savaşı ve Orta Doğu’daki krizlerde Türkiye’nin arabulucu rolü üstlenmesi, bu etkinliğin somut örnekleri arasında gösterildi.
“A, B, C Planı” Vurgusu: Krizlere Hazırlık Şart
Dr. Coşkun, ülkelerin olası krizlere karşı önceden senaryo geliştirmesi gerektiğini belirterek “A, B, C planlarının hazır olması gerektiğini” söyledi.
Anlık kriz yönetiminin önemli olduğunu ancak asıl başarının önleyici stratejik planlama ile sağlanabileceğini ifade etti.

Terörsüz Türkiye Vizyonu Ve Ekonomik Dönüşüm
Coşkun, “terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca güvenlik politikası değil, aynı zamanda ekonomik bir kalkınma modeli olduğunu vurguladı.
Bu hedefin gerçekleşmesi halinde savunma harcamalarının azalacağını, kaynakların üretim, eğitim ve teknolojiye kaydırılacağını belirtti.
Coşkun’a göre bu dönüşüm: Yatırım ortamını güçlendirecek, Bölgesel kalkınmayı hızlandıracak, Türkiye’yi üretim ekonomisine taşıyacak
Türkiye Küresel Güvenlik Ve Ekonomi Merkezi Oluyor
Coşkun, Türkiye’nin sadece kendi sınırları içinde değil, küresel ölçekte güven ve barış aranan bir merkez haline geldiğini ifade etti.
Artan uluslararası yatırım ilgisinin temelinde Türkiye’nin “istikrar ve güven” algısının yer aldığını belirten Coşkun, bu eğilimin gelecekte daha da güçleneceğini söyledi.
Sonuç: Krizlerden Fırsata Giden Stratejik Dönüşüm
Dr. Osman Coşkun’un değerlendirmelerine göre Hürmüz Boğazı krizi, küresel sistemin kırılganlığını ortaya koyarken Türkiye için yeni fırsat alanları da oluşturdu.
Enerji koridorları, diplomatik denge rolü ve ekonomik dönüşüm süreciyle Türkiye’nin uluslararası sistemde daha merkezi bir konuma ilerlediği vurgulandı.




