Gündem

Prof. Dr. Taner Demirer: "Şehir Hastaneleri Sağlık Bakanlığı İçin Büyük Külfet"

İYİ Parti ARGE Başkanı ve Sağlık Politikaları Başkanı Profesör Dr. Taner Demirer, Türkiye'nin sağlık alanındaki mevcut durumu ve özellikle şehir hastaneleriyle ilgili dikkat çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

İYİ Parti ARGE Başkanı ve Sağlık Politikaları Başkanı Prof. Dr. Taner Demirer, Türkiye’nin sağlık sistemi ve özellikle şehir hastanelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Şehir hastanelerinin, Sağlık Bakanlığı için ciddi bir mali yük oluşturduğunu belirten Demirer, sağlık harcamalarının hızla arttığını ve bu durumun sağlık hizmetlerinin kalitesine olan olumsuz etkilerini tartıştı. Prof. Dr. Demirer, şehir hastanelerinin 2024 yılı bütçesinde büyük bir artış yaşanacağını vurguladı ve bu yapıların Türkiye’nin sağlık politikalarındaki zorlukları daha da derinleştireceğini söyledi.

Şehir Hastanelerinin Maliyeti: 2024 Yılında Artacak mı?

Prof. Dr. Taner Demirer, 2024 yılı için şehir hastanelerinin kullanım bedelinin 2023 yılına göre %108 oranında bir artışla 57 milyar 534 milyon liraya ulaşacağını ifade etti. Bunun yanı sıra, hizmet bedellerinin de %38 oranında artarak 26 milyar 143 milyon liraya çıkması bekleniyor. Bu iki kalem, Sağlık Bakanlığı bütçesine günlük olarak 229 milyon lira gibi devasa bir maliyet getirecek. Demirer, şehir hastanelerinin hızla büyüyen maliyetlerinin, sağlık hizmetleri için ayrılan bütçeyi zorladığını ve bu durumun kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.

Demirer, "Bu hastanelerin inşası ve işletilmesi, sağlık hizmetlerinin sunumunu gerçekten de zorlaştırıyor. İktidar, şehir hastaneleri ile çözüm üretmek istedi ancak şu an bu devasa yapıların Sağlık Bakanlığı için büyük bir külfet haline geldiğini kabul etmelidir" diye konuştu.

Türkiye’nin Sağlık Sistemi Düşüşte: Kuyruklar ve Düşen Standartlar

Prof. Dr. Taner Demirer, sağlık sisteminin geldiği noktayı "Üçüncü dünya ülkelerine benzer seviyelerde" olarak tanımladı. Bu durumun, Türkiye’de hastanelerdeki kuyrukların artmasına, sağlık hizmetlerinin kalitesinin düşmesine ve sağlık çalışanlarının yaşam koşullarının zorlaşmasına neden olduğunu söyledi. Sağlık çalışanlarının yoksulluk sınırında yaşamaya başladığını ve çoğunun ek iş yapmak zorunda kaldığını belirten Demirer, “Bu kadar yüksek maliyetli şehir hastanelerinin varlığı, sağlık çalışanlarının iş yükünü artırıyor ve sistemin verimliliğini düşürüyor” dedi.

Türkiye’de sağlık hizmetlerinin kalitesindeki bu düşüşün, özellikle yoksul vatandaşları ve kırsal kesimi daha fazla etkilediğine dikkat çeken Demirer, şunları ekledi: “Eğer bu duruma bir çare bulunmazsa, sağlık alanındaki eşitsizlikler daha da derinleşecek. Bu da toplum sağlığı için büyük bir tehlike yaratacaktır.”

Şehir Hastanelerinin Kamulaştırılması ve Şeffaf İhaleler Önerisi

Prof. Dr. Demirer, sağlık politikalarında acil bir değişikliğe gidilmesi gerektiğini ve şehir hastanelerinin kamulaştırılmasının, bu alandaki en önemli adım olacağını vurguladı. Demirer, şehir hastanelerinin kamuya ait olmasının, devletin sağlık sistemini daha verimli hale getireceğini ve devletin yönetiminde daha fazla şeffaflık sağlayacağını ifade etti. Ayrıca, kira ve hizmet bedellerinin belirlenmesinde de şeffaf ihalelerin yapılması gerektiğini söyledi.

Demirer, "Şehir hastanelerinin yönetimi artık sağlıklı bir şekilde yapılmıyor. Bu yapıların kamulaştırılması, hem devlet bütçesine yük bindirmeyecek hem de halkın sağlık hizmetlerine daha kolay erişmesini sağlayacaktır" dedi.