Altın 6424.91 %1.28
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4601 %0.04
Euro 53.4549 %-0.32
Sterlin 61.5263 %0.08

10 milyon mülteci Türkiye'nin sağlığını bozdu: 3'üncü dünya hastalıkları mı hortladı

10 milyon mülteci Türkiye'nin sağlığını bozdu: 3'üncü dünya hastalıkları mı hortladı

Türkiye'de son yıllarda mülteci ve sığınmacı nüfusunun artmasıyla beraber demografik ve kültürel değişimler yaşandığı biliniyor. Ancak, bu nüfus artışının sağlık sorunlarına da yol açtığı iddiası gündemde büyük yankı buldu.

İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkanı Prof. Dr. Taner Demirer, mülteci ve sığınmacı nüfusunun Türkiye'deki sağlık durumu üzerindeki olumsuz etkilerini iddia etti.

Demirer,

"10 milyon Suriyeli, Afgan ve hatta Pakistanlı sığınmacının ülkemizi sessiz işgali sonrasında hastalıkların dağılım ve epidemiyolojik karakterleri değişti. Maalesef artık 3'üncü dünya ülkelerinin hastalık kategorisine girdik" dedi.

Eski hastalıklar geri geldi

Demirer'in özellikle vurguladığı noktalardan biri de Türkiye'de uzun yıllar görülmemiş olan hastalıkların geri dönüş yapmış olması. Özellikle Kızamık ve Çocuk Felci gibi hastalıkların tekrar gündeme gelmesi, bu iddianın en somut göstergelerinden biri olarak gösteriliyor.

Sağlık hizmetlerinde kalite düştü iddiası

Demirer,

"Sığınmacı deposu haline gelen ülkemizde sağlık hizmetlerinin sunum ve standardındaki kalitenin her geçen gün hızla düşmesi sonucu bu hastalıklar olağan hale geldi" şeklinde konuştu.
Uyuz hastalığı tehdidi mi var?

Demirer'in iddiasından şu sonuçlar çıkıyor: Son 5 yılda yüzde 30 artış gösteren Uyuz hastalığı da bu endişelerin arasında yer alıyor. Uyuz, özellikle konteyner ve çadır yerleşim yerlerinde, deprem bölgesindeki kötü çevre koşulları ve yetersiz altyapı nedeniyle daha hızla yayılıyor. Bu durum, hem mülteci ve sığınmacıların hem de yerel halkın sağlık durumu için büyük bir tehdit oluşturuyor.

Sağlık Bakanlığı, bu iddiaların ardından bir açıklama yapmadı. Ancak sağlık uzmanları, mülteci ve sığınmacıların sağlık durumlarının yakından izlenmesi ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılmasının önemine dikkat çekiyor. Ayrıca, aşılama ve hijyen eğitimleriyle hastalıkların yayılmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtiyorlar.

Türkiye'de mülteci ve sığınmacıların yaşadığı sağlık sorunları, sadece hastalıkların yayılmasıyla sınırlı değil. Birçok mülteci ve sığınmacı, yaşam koşullarının zorluğu ve dil engeli nedeniyle sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanamıyor. Bu durum, sağlık hizmetlerine erişimde eşitlik ilkesini zedeliyor.

Özellikle konteyner ve çadır yerleşim alanlarında yaşayan mülteciler için sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu bölgelerde sağlık altyapısının yetersiz olması, hastalıkların daha hızla yayılmasına neden oluyor.

Türkiye'nin mülteci ve sığınmacı politikasının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunan uzmanlar, sağlık altyapısının güçlendirilmesi, aşılama oranlarının artırılması ve halk sağlığı eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyorlar.

Türkiye'nin mülteci ve sığınmacı sorununu sadece sosyoekonomik ve kültürel bir mesele olarak değil, aynı zamanda bir halk sağlığı sorunu olarak ele alması gerekiyor. Hem yerel halkın hem de mülteci ve sığınmacıların sağlık haklarının korunması için etkili önlemlerin alınması şart.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.