60 bin kişi sırada bekliyor!
İl Sağlık Müdürü Fatih Şahin, organ bağışının çok önemli olduğuna dikkat çekerek bağışçıların, başkalarının hayatlarını kurtarabileceğini ifade etti.
Şahin, duyarlı insanların organlarının vaktinde bağışlandığında ihtiyacı olanların hayat standartlarını yükseltip, kurtarabileceklerini kaydetti.
Tarık Yılmaz ile Yozgat Gündeminin bu haftaki konuğu İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin ile Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Mehmet Duman oldu.
Şahin ve Duman, organ nakli hakkında yapılan süreci anlattı.
Bazı insanların organ bağışına ihtiyacı olduğunu anlatan Dr. Fatih Şahin, “Sağlıkta dönüşüm projesinden sonra Türkiye müthiş bir atılım yaptı. Şuanda daha evvel yurt dışına hasta gönderirken şuanda yurt dışından hasta alacak duruma geldik. Sağlık turizmi diye bir şeyden bahsediyoruz artık.
Ülkemizde de tüm dünyada da normal standartlarını yerine getirebilmek için bazı insanlarımızı, vatandaşlarımızın organ ihtiyacı var. Vücudundaki bazı organlar işlevlerini yerine getiremiyor. Getiremediği için de cihazlara bağlı yaşamak zorunda kalıyorlar ve hayat standartları düşmüş oluyor. Bunu nasıl çözebiliriz? Bunu yine duyarlı olan insanlarımızın organları rahmetli olduktan sonra çürüyüp gidecek organları o insanları da düşünerek vaktinde, zamanında işin bilgili olan kişilere başvurarak o organlarını zamanında bağışlamaları noktasında hayat standardı çok düşük olan belki hayati önemi olan bu organlarını onlara anlatabilmek için izah edebilmek için girişimlerde bulunduğumuz bir haftamız. Organ nakli ve bağışının ne kadar önemli olduğunu en basit her zaman gördüğü bildiği yolda yürürken karşılaştığı diyaliz hastalarında örnek vererek anlatabiliriz. Bir kişi böbreklerini kaybetti. Diyaliz makinesine bağlı olarak yaşamak zorunda. Diyaliz makinesine girmediğinde toksinler bir süre sonra onu hayatının sonlanmasına neden olacak. O yüzden hayati öneme haiz bir cihaz. Normal bir kişi bir hafta içerisinde 3 kez diyalize girmek zorunda yaşamak istiyorsa. Her bir seans yaklaşık 4 saat sürüyor. Allah’ın bize verdiği hiçbir cihaz bir organın yerini tutamaz. O kadar da rahat olamaz. Bu kişiye bir dönerden böbrek alınıp verildiğinde hastanın 4 saatten ve bağımlılığından tamamen kurtarıp onu tamamen hayata tekrar serbest bırakıyorsunuz. Bizim yaptığımız tüm bilgilendirmelerde böyle hastalar var. Bunları tekrar hayata bağlamak sizlerin elinde diyebilmektir vatandaşlarımıza. Sağlıklı bir vatandaşımız organlarını bağışladığı zaman bir hastayı kurtarmıyor. Akciğerler, böbrek, kalp, karaciğer gibi o kadar çok doku var ki verilebilecek. Bir kişi 10-15 kişinin hayat standartını yükseltebiliyor. Bir vatandaşa organınızı bağışlayın dediğinde aklına ilk gelen şey kendi ölümü. O yüzden tedbirli davranıyor. Ama insan ölümlü bir canlı. Öldüğümüz zaman organlarımızı bağışlamadığımızda sağlam olan organlarımız toprakta çürüyecek. Vatandaşa anlatabilme çabamız o yüzden çok önemli. Biz yıl boyunca çalışmalarımızı yapıyoruz” dedi.
60 BİN KİŞİ SIRADA BEKLİYOR
Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Mehmet Duman ise, 60 bin kişinin organ nakli beklediğini hatırlattı.
Duman, “Organ Bağışı bir kişi hayatta iken kendi iradesiyle 18 yaşını doldurmuş herkes tıbben öldükten sonra başka hastalarda ihtiyacı olan hastalarda kullanmak üzere bağış yapabiliyor. Biz bunu topluma duyurmaya çalışıyoruz. Bu 3-9 Kasım’a bir haftaya yetmiyor. Bunu biz sürekli yapıyoruz. Biz sürekli çalışmalarla devam ediyoruz. Burada toplumu bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Organ bağışı ile kesinlikle hiç kimsenin yaşam sürecini uzatmıyoruz aslında. Sadece yaşam faaliyetlerini kalitelerini artırıyoruz. İnsanları ilaçlardan, makinelerden yani bağımlılığından kurtarmaya çalışıyoruz. Toplum bilinçlenmesi için sürekli haberler yapıyoruz. Sürekli takip içerisindeyiz. Bizim ülkemizde organ bekleyen çok insanımız var. 60 bin kadar organ bekleyen bir hastamız var. Bunun için daha çok çalışmamız gerekiyor aslında. Yozgat’ta 23 tane beyin ölümü tespit ettik. Bunlardan 4 tanesi aile onayı aldı. Bu 4 hastadan da toplam organ hasta sayısı bakımından 30 tane hastaya da organ nakledildi. Kırsal bölge olmamızdan dolayı işimiz biraz zor ama elimizden geleni yapıyoruz. Sürekli yoğun bakım ziyaretleri yapıyoruz. Beyin ölümü gerçekleşen hastalarımız oluyor. Ailelerle görüşüp bir şekilde faydalı olmaya çalışıyoruz. Bekleyen çok hastamız var çünkü. İnsanların organ bağışı yapmamasının en büyük sebebi dini açıdan yaklaşıyorlar. Diyanet işleri başkanlığının yaptığı açıklamada organ bağışının caiz olduğunu, şartların yerine getirildiği takdirde diye söylüyor. Burada zaten şartlarımız beyin ölümünün gerçekleşmesi ve aile onayının verilmesi. Bunların yerine getirildiğinde organ bağışı caizdir deniliyor. Biz bunları toplum olarak bir türlü kabullenemiyoruz. Organ bağışı haftasında yaptığımız çalışmaların tamamı toplumu bilinçlendirmek için. Hepimiz bir gün organ bekleyen bir hasta olabiliriz.
Stantlarda organ bağışlar mısınız denildiğinde hemen ölümden bir çekingemiz var. Hemen organlarımız alınacak gibi geliyor. İnsanların çoğundan tepki olarak bunu alıyoruz. Açtığımız stantlarda verimli çalışmalarımız oluyor. Bu haftada baya bir organ bağışı aldık” diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.