Bozok Tıp'ta güzel şeyler oluyor
Yozgat’ın tanınmış esnaflarından Ali İhsan Aktoklu, bundan 3 ay önce tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı ile kaldırıldığı Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde ‘aort damarı yırtığı’ teşhisi ile ameliyata alındı. Büyük bölümü ölümle sonuçlanan ameliyatın başarıyla gerçekleştiği hastanede uzun tedavi sürecinin ardından ikinci hayatına kavuşan Aktoklu, sağlığına kavuşmasını sağlayan doktor ekibe teşekkür etti ve ekledi; “Bozok Tıp’ta güzel şeyler oluyor.”
Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi doktorlarından Öğretim Üyesi Dr. Ertan Demirtaş, Dr. Kıvanç Atılgan ve Dr. Zafer Cengiz Er, bölüm başkanı ve dekan Prof. Dr. Ferit Çiçekçioğlu yönetiminde önemli bir operasyona imza attı. Tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı şüphesi ile hastane aciline giriş yapan Ali İnsan Aktoklu’nun kalp etrafında sıvı olduğunu tespit eden ekip, aort damarı yırtığı ihtimalini de değerlendirerek yürüttüğü ameliyatlar ve yoğun bakım tedavisi ile hastalarının hayata tutunmasına vesile oldular.

İKİNCİ HAYATINA MERHABA DEDİ
Yozgat’ın tanınmış esnaf ve ailelerinden olan Ali İhsan Aktoklu, üç ay süren zorlu tedavinin ardından “ikinci hayatım” dediği sağlığına kavuşmasını sağlayan ekibi hastanede ağabeyi Ahmet Aktoklu ve yakın dostu Gimat Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Özışık ile birlikte ziyaret etti.
Duygu dolu anların yaşandığı ziyarette ameliyatı gerçekleştiren doktorlar, büyük bölümü ölümle sonuçlanan aort damarı yırtığı karşısında tedavisinde geçen zorlu süreci Çamlık Gazetesi’ne anlattı.
“HER TÜRLÜ İHTİMALİN ÖNLEMİNİ ALDIK”
Dr. Ertan Demirtaş, tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı ile hastaneye gelen Ali İhsan Aktoklu’nunkalp etrafında sıvı görüldüğünün söylenmesi üzerine aort damarı yırtığı şüphesi ile 3 saat süren titiz bir hazırlığın ardından ameliyatı gerçekleştirdiklerini söyledi.
Demirtaş, aort damarı yırtığında ihtiyaç duyulan kanı hazırladıktan sonra gerçekleştirdikleri ameliyata ilişkin yaşadıklarını şöyle anlattı;
“Her ihtimale karşı kalp-akciğer makinesi çalışan arkadaşı çağırdık. Ve biz yine göğsünü açtığımızda kalbin etrafında kan olduğunu gördük.Kalbin üzerindeki zarı kesince de her taraf kan oldu. Sonra acil bir şekilde kalp-akciğer makinesine bağladık hastayı. Ben elimi bastırdım kanayan yere. Kıvanç arkadaşımız da bacaktaki atar damar ve toplar damara kasıktan kanun yerleştirdi. Kalbi durdurduk daha sonra kalpten çıkan ana damarın yırtılan kısmını çıkardık oraya yapay damar yerleştirdik.’

“GENELLİKLE SONUCU ÖLÜM OLUYOR”
Dr. Demirtaş, bu tür ameliyatların zor ve sonucu ölümlü olan ameliyatlar olduğunu vurguladı.
Bu tür hastaların ise genellikle hastaneye gelmeden, tanı konulmadan kaybedildiği gerçeğini dile getiren Demirtaş, ilk defa üniversite hastanesi olarak bu şekilde ağır bir hastaya müdahale ettiklerini ifade etti.
İKİNCİ DEĞİL ÜÇÜNCÜ HAYATA TUTUNDU
Ekip doktorlarından Kıvanç Atılgan da, hastanın başarılı geçen ameliyatın ardından yoğun bakım tedavisinde akciğerlerini tıkayan pıhtı yüzünden bir kez daha ölüm tehlikesi ile burun buruna gelindiğini söyledi.
Yoğun bakımda uzun süre ağzında hortumlu solunum cihazı bulunan hastalarda oluşan sıkıntılardan bir hastanesi olan akciğer girişlerinin kan pıhtısı ile tıkanması ile hastanın zor anlar yaşadığını söyleyen Atılgan, şunları anlattı:
“Bir gece geldik ciddi anlamda solunum sıkıntısı vardı Ali Bey’in. Akciğerin boğaz kısmından akan kanlar her iki akciğerin ağzını kapatmış. Biz akciğere hava pompalıyoruz ama gidecek yer yok. Çünkü iki tarafı da pıhtı kapatmış. Göğüs cerrahisinde yardımcı doçent bayram abiyle görüştük, o da hemen geldi ameliyathanede bronkoskopi ile girerek pıhtıları mekanik olarak çekti.Bu yaşananlar da üçüncü bir dönüm noktasıydı. Bu da hastanemizin alt yapısı, kalp cerrahisi, göğüs cerrahisi bakımından iyi noktada olduğumuz gösteriyor.”

“TOMOGRAFİDE İLGİNÇ BİR ŞEKİLDE YIRTIK GÖRÜNMEDİ”
Ameliyat öncesi tomografide kalp damardaki sorunun kolaylıkla teşhis edilebildiğini bildiren Dr. Atılgan, bu kez her zamankinden farklı olarak tomografide yırtığın tespit edilemediğini söyledi.
Atılgan; “Kalp damarında yırtık olan kısmın tomografisini çekersiniz ve görürsünüz ancak hastada ilginç olarak oradaki kan tampon yapmış ve o yırtık kısımda geçiş olmadığı için tamamen aortta hiçbir şey yok muş gibi inanılmaz yanıltıcı bir durum vardı. Biz buna rağmen bütün önlemleri alarak ne olur ne olmaz diyerek (iyi ki de öyle yapmışız, onları yapmasak bu gün bunları konuşamıyor olacaktık) hareket ettik. Aortun üçte biri parçalanmıştı. Yani kalp basıyor ama kanın yüzde 90’ı kalbin etrafına gidiyor, vücuda gitmiyor. O durumda biz açar açmaz ciddi bir kanaması oldu, çoğu merkez o hastanın ameliyatını ilerletmez bu saatten sonra dönmeyeceği düşünülerek. Biz elimizden geleni hem vicdanen hem de tıbbi donanım ve tecrübemizi yansıtalım diye yaptık. Sonuçta güzel oldu.”
ERKEN NÖROLOJİK TEDAVİ BEYNİ KURTARDI
Dr. Zafer Cengiz Er ise, hastanın bu süreçte oksijensiz kaldığı için beyne yeterli kanın gitmemesinden kaynaklı oluşan nörolojik sürecin de erken alınan önlemle olumsuz sonuçlar doğurmadan giderildiğinden bahsetti.
Er, şunları söyledi: “Bu süreç içerisinde oksijensiz kalındığı için beyne de yetersiz bir kan perfizyonu oldu. Bu da beyin hücrelerini olumsuz yönde etkiledi. Her ne kadar ameliyat başarılı olmuş olsa da bu oksijensizlikten dolayı beyin ve nörolojik problemler ortaya çıktı. Erken dönemde biz nörolojik tedaviye başladık. O dönemde tomografi çekilerek tedaviye başlanılması gerekiyordu ama hastanın tomografi çekilecek fizik dinamisi söz konusu değildi. Biz onu ön görerek erken tedaviye başladık, iyi ki de başlamışız. Başlamasaydık beyinsel fonksiyonlar geri dönmeyecekti o da sonrasında üçüncü hayata dönüş oldu.”
FERİT HOCA ANI ANINA TAKİP ETTİ
Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde Kalp Damar Cerrahi Bölümünü kurarak, Yozgat’ta ilk defa açık kalp ameliyatınıgerçekleştiren fakülte dekanı Prof. Dr. Ferit Çiçekçioğlu iyi bir ekibe sahip olduklarını söyledi.
“Ali bey gibi bir hastanın Ankara’da, İstanbul’da bile kurtarılması gerçekten zor bir hasta. Ameliyatı kadar ameliyat sonrası da oldukça önemli ve zor” diyen Çiçekçioğlu; “Çünkü ameliyattan önce şokta gelmişti zaten bilinci kapalıydı, ameliyat sonrası yaklaşık 3 hafta uyanmadı, komada kaldı. Ameliyattan sonra da rehabilitasyon süreci bizde geçmesine rağmen 2 ay en küçük bir enfeksiyon süreci, en ufak bir yara olmadı. Bu da bizim yoğun bakım ekibinin ve kalp cerrahisi ekibinin başarısıdır, ben onları tebrik ediyorum. Böyle işler yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“BANA İKİNCİ HAYATI TANIDILAR”
Üç aylık yoğun ve riskli tedavi sürecinin ardından hayata tutunan Ali İhsan Aktoklu ise duygularını şu şekilde dile getirdi:
“Ben hocalarımın hepsine teşekkür ediyorum. Çok süreci bir süreci gayet başarılı bir şekilde atlattık. Evvel Allah hocalarımızın tecrübesi ve başarısı ile. Hepsine çok çok teşekkür ediyorum. Bana ikinci bir hayatı yaşama imkanı tanıdılar Allah’ın izni ile. Allah da onların işlerini, güçlerini rast getirsin. Ömür boyu çocukları ile birlikte saadetler, mutluluklar dilerim.”
ÖZIŞIK: “BURADA İNSANA DEĞER VERİLİYOR”
Ali İhsan Aktoklu’nun tedavi sürecinde ilgi, alaka ve dostluğunu eksik etmeyen Gimat Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Özışık ise, yakın Ali İhsan Aktoklu’nun sağlığına kavuşmasına vesile olan doktorlara ve tüm hastane personellerine teşekkür etti.
Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde paranın değil insan hayatının ön planda tutulduğunu söyleyen Özışık, böylesine hassasiyetleri olan bir hastanenin Yozgat’ta bulunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ameliyatta emeği geçen doktorlara teşekkür etti.
Ziyaret, güne özel çektirilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.