Uzamanlar uyardı: Yozgat okullarındaki hasta çocuk sayısına dikkat!
Yozgat'ta da, Türkiye genelinde artan bir sağlık sorunu olan çocukluk çağı diyabeti endişe verici bir durum yaratmaya başladı.
Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Aydın’ın aktardığına göre, Türkiye genelinde okul çağındaki yaklaşık 25 bin diyabetli çocuk bulunmaktadır ve bu sayı her yıl bin 500 kadar yeni tanı ile artmaktadır. Diyabet, çocukluk çağında giderek daha yaygın hale gelen bir kronik hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır ve sıklığının zaman içinde artış gösterdiği bilinmektedir.
Prof. Dr. Aydın, ailelere ve okullara düşen görevlerin önemine işaret ederek, çocuklarını sağlıklı beslenme alışkanlıkları konusunda bilinçlendirmeleri ve onları spora yönlendirmeleri gerektiğini ifade etmektedir. Sağlıklı bir birey nasıl besleniyorsa, diyabetli çocuklar da aynı şekilde beslenmeli ve bu, her birey için sağlıklı ve dengeli beslenmeyi içermelidir. “Diyabet için çok özel bir diyet olmadığını” ifade eden Aydın, tüm çocukların şekerli ve rafine gıdalardan uzak durması gerektiğini belirtiyor.
Ayrıca, "Okulda Diyabet" programlarını da hatırlatan Aydın, bu tür eğitimlerin öğretmenler ve öğrenciler için önemli olduğunu ve alınacak basit önlemlerle çocukların okulda daha güvenli ve sağlıklı bir ortamda bulunabileceklerini belirtiyor. Diyabetli çocukların ve onların ailelerinin yaşam kalitesini artırma ve bu sağlık sorununu daha iyi yönetme yollarına dair bilinçlenmeleri büyük önem taşımaktadır.
Bu konudaki farkındalığın artırılması ve doğru yönlendirmelerle, çocukluk çağı diyabetinin kontrol altına alınması ve bu genç bireylerin daha sağlıklı bir yaşam sürdürmelerine katkı sağlamak, toplumun tüm kesimlerinin üzerine düşen bir sorumluluktur. Diyabetle mücadele, sadece aileleri ve çocukları değil, tüm toplumu yakından ilgilendiren bir meseledir ve bu yüzden toplumsal bir bilinç ve mücadele gereklidir.
“Diyabet aslında çok faktörlü bir hastalıktır”
“Diyabetin ortaya çıkmasında birçok faktörün rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Murat Aydın, “Genetik olarak kişisel yatkınlık söz konusudur. Ancak bu durum bilinen kalıtımsal hastalıklar gibi değildir. Aileler bir çocukları diyabetli olunca diğer kardeşleri hakkında endişe duyuyorlar, ancak yüzde 95 ihtimalle diğer kardeşlerinde ortaya çıkmayacaktır” diyen Prof. Dr. Murat Aydın, “Genetik yapısı diyabet yatkın olan çocuklarda gribal enfeksiyonlar, kullanılan bazı ilaçlar, katkı maddesi içeren raf ömrü uzun paket gıda tüketimi gibi etkenlerin etkisiyle tetik çekiliyor ve hastalık aşikâr hâle geliyor. Yoksa bâriz bir kalıtımsal durumdan bahsedemeyiz” diye konuştu.
“Diyabetin habercisi hareketsiz yaşam”
Çocuklar arasında Tip 2 diyabetin de giderek arttığını söyleyen Prof. Dr. Murat Aydın, tip 2 diyabete sebep olan en büyük faktörün, hareketsiz yaşam ve obezite olduğunu vurguladı. Aydın, “Çocuklar artık sokaklarda ve parklarda oynamak yerine ekran başında zaman geçiriyorlar. Buradaki en büyük sorun televizyon, bilgisayar ve akıllı telefonda geçirilen hareketsiz zamanın fazla olması. Değinmemiz gereken diğer husus ise evlerdeki yemek alışkanlıklarının değişmesidir. Günümüz şartlarında çalışmak zorunda olan ebeveynler zaman kısıtlılığı gibi nedenlerden dolayı mutfaklarda çabuk hazırlanan hazır gıdaları tercih etmeye başladılar. Eski tencere yemeklerine rağbet azaldı. Hazır gıdaların içerisinde ise lezzeti arttırmak için bol miktarda şeker ve yağ oluyor, bozuk beslenme alışkanlıkları hareketsiz yaşam biçimi ile birleşince obezite ve diyabet gelişebiliyor” şeklinde konuştu.
“Sağlıklı bir birey nasıl besleniyorsa diyabetli çocuklarda öyle beslenmelidir”
Diyabet için çok özel bir diyetin olmadığını, sağlıklı bir birey nasıl besleniyorsa, diyabetli çocukların da öyle beslenmesi gerektiğini dile getiren Aydın, “Tüm çocuklar şekerli ve rafine gıdalardan, gazlı içeceklerden, ambalaj içerisinde olan gıdalardan ve özellikle içerisinde tatlandırıcı olan gıdalardan uzak durulmalıdır. Tip-1 diyabette yemek sırasında yasak yoktur, önceden hesaplamak ve insülin dozunu ayarlamak kaydıyla yemekte tatlı yiyebilirler. İnsülin dozunu ayarlamak için yemek öncesinde, diyabetli çocukların mutlaka kan şekerlerini ölçmeleri gerekir. Yapılacak insülin dozunun yediklerini karşılaması ve o anda kan şekeri yüksek ise düşürülmesini sağlaması gerekir. Buna uygun insülini yapıp istediklerini yiyebilirler. Çok küçük çocuklar hariç ara öğün almamalarını ya da az miktarda yemelerini öneriyoruz. Çünkü ara öğünleri öncesi insülin yapmamış oluyorlar. Diyabetliler dahil tüm çocukların mutlaka sağlıklı beslenmesini ve ev yemekleri yemesini öneriyoruz” ifadelerini kullandı.
“Özellikle çocuklarınızı spora yönlendirin”
Prof. Dr. Murat Aydın şunları söyledi:
“Çocuklar zamanlarının büyük bir çoğunluğunu okulda geçiriyor. Dolayısıyla, ailelerin ve okulların üzerine düşen görev oldukça önemli. Derneğimizin de katkıları ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yürüttüğü ‘Okulda Diyabet’ programları var. Çünkü diyabet bir hastalık bile değil. Diyabetli çocukları kan şekerleri diğer çocuklardan farklı olarak daha sık yükselip düşebilir ama bu durumlarda yapılacak işlemler basittir. ‘Okulda Diyabet’ programları dâhilinde verilen kısa eğitimler ile kolayca önlem alınabilir. Öğretmenlerimizden de bu konuda destek bekliyoruz. Zaten çocuklarımızın çoğu böyle durumlarda yapılacakları kendileri halledebiliyorlar. Ailelerden hazır gıdalardan çok tencere yemeklerine ağırlık vermelerini ve özellikle çocuklarınızı spora yönlendirmelerini istiyoruz. Çünkü spor sırasında kan şekerinin düzenlenmesi çok daha kolay olacaktır.”
Kaynak:Haber Merkezi

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.