Altın 6391.41 %0.75
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4328 %0.04
Euro 53.4311 %-0.35
Sterlin 61.4894 %0.02

Yozgat’ta Kekemelik Farkındalık Günü!

Yozgat’ta Kekemelik Farkındalık Günü!

Yozgat Şehir Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Almila Soylu, 22 Ekim Kekemelik Farkındalık Günü dolayısıyla bir açıklama yaparak kekemelikle ilgili toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekti.

Soylu, konuşmanın akıcı ve çabasız bir şekilde devam etmesi gerektiğini belirtirken, akıcılık sorunlarının birçok bireyde görülebildiğini, ancak bazı durumlarda bu sorunların kekemelik adı altında kişinin yaşamını etkileyebilecek boyutlara ulaştığını ifade etti. Uzman doktorun açıklamalarına göre, kekemelik, konuşma sırasında tekrarlar, bloklar ve uzatmalar şeklinde kendini gösteren nörogelişimsel bir bozukluk olup, bireyin hayatına katılım motivasyonunu da olumsuz etkileyebiliyor.

Almila Soylu

Kekemelik, Çocukların Sosyal ve Duygusal Gelişimini Etkileyebilir

Almila Soylu, özellikle kekeleyen çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerinin etkilenmemesi için çevrelerindeki bireylerin tutumlarının çok önemli olduğunu vurguladı. “Kekeleyen çocuklar, çevresel uyaranlara karşı daha hassas olabiliyor ve negatif tepkisellik gösterebiliyorlar. Bu durum, çocuğun olumsuz duygularını ve tepkilerini yoğunlaştırabilir” dedi.

Ebeveynlerin, kekeleyen çocuklarının hafif eleştiriler karşısında dahi hızlıca sinirlenebileceğini ifade eden Soylu, bu çocuklara doğru yaklaşıldığında kekemelikten kaynaklanan olumsuz tepkilerin azalacağını belirtti.

Ergen ve Yetişkinlere de Doğru Tutumla Yaklaşılmalı

Sadece çocukların değil, kekeleyen ergen ve yetişkinlerin de doğru tutumlarla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Soylu, 22 Ekim’in 1988 yılından bu yana Uluslararası Kekemelik Farkındalık Günü olarak kutlandığını hatırlattı.

Yozgat Sehir Hastanesi (3)

Toplumsal Bilinçlenme ve Doğru Yaklaşımlar

Soylu, kekemelikle ilgili farkındalığın artırılması için toplumun bireylere nasıl yaklaşması gerektiği konusunda da önemli tavsiyelerde bulundu: “Kekeleyen bireylere ‘sakin ol’, ‘yavaş konuş’ veya ‘rahat ol’ gibi geri bildirimlerde bulunulmamalı. Bireyler konuşurken göz temasından kaçınılmamalı, konuşmaları için yeterince zaman tanınmalı ve aceleci davranışlardan kaçınılmalı. En önemlisi, onların ne söylediğine odaklanılmalı, nasıl söyledikleri değil.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.