O BİR BAŞBUĞ'DU-3
MHP'nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş, vefatının 21'nci yılında rahmetle anılıyor. Yozgat eski milletvekillerinden olan Türkeş’i, yokluğunun 21’inci yılında, davanın emektar isimlerinden Edip Ersöz'e sorduk.
Türk dünyasının bilge lideri, devlet adamı, Yozgat eski milletvekillerinden Alparslan Türkeş’in dava arkadaşlarından MHP’nin eski il başkanlarından Edip Ersöz, Alparslan Türkeş’i anlattı.
O’nun bilinmeyen yönlerini Çamlık Gazetesi ile paylaşan Ersöz’le yaptığımız röportajın bu günkü sayımızda sizlerle paylaşıyoruz.
Edip Ersöz: “Ben merhum Başbuğ’un en son Yozgat il başkanıydım, O’nu anlamak, tanımak, onunla beraber çalışmak gerçekten benim için en büyük bu dünyada kazanacağım onurlardan biriydi. Rahmetli başbuğ’u birkaç cümle ile anlatmak mümkün değil. Ama Türk dünyası ve bizler gibi bu davaya inanmış insanların mutlaka duası ile mekanı cennet olacak diye beklenti içerisindeyiz. Çünkü onu tanımayınca sıradan bir insan gibi gelir. O’nu tanıdıkça o’nun içerisindeki güzellikleri görünce insanın söyleyebileceği kelimelerin ne kadar az olacağını yetersiz kalacağını gerçekten anlatmak da mümkün değildir.
Bir dünyayı düşünün ki sadece bir örnek vereyim. Bakın bugün Türkiye’nin bir fetö meselesi ile ilgili konusunu 25 Mayıs 1996 tarihinde Ankara’da makamında çok dikkat edilmesi gereken bir husus olarak bizlere kendisi anlatmıştı. Mevzu çok uzundur ama sadece Türk Cumhuriyetlerindeki açmış olduğu okulların hizmet edeceğini düşündüğünü fakat İslam ülkelerinde de İslam’ı yaymak için okul açmasından büyük endişe duyduğunu hatta bu konu ile ilgili de yetkili mercilere bildirimde bulunduğunu söylemişti. Yani liderlik buydu. Sadece güncel bir konu olduğu için ben bu örneği vermek istedim.
Merhum Türkeş’in en büyük şeyi kendisinin veya bizlerin iktidarda olmasından çok fikriyatımızın iktidarda olmasını benimsemiş ve bize de bunu benimsetmişti. Bize hiçbir zaman kendi menfaatlerimizi devletin ve milletin menfaatlerinin önünde tutmamamızı hep önermişti. Hepimizin kendi öz evladı gibi bağrına bağmış, çok büyük badireler atlatmış. Türkiye 1980 yılındaki ihtilalin neticesinde çok büyük yara almasına rağmen yıkılmamış ayakta kalmıştır. En önemlisi tüm dünya devletlerinin milliyetçilik duygusu, düşüncesi siyasi iktidarlar tarafından yerine getirilmeye çalışırken benimsenirken bir tek Türkiye’de Türk milliyetçiliği siyasi bir hareket olarak yerini almıştır. Ve bu bir başarıdır. Biz bu başarıyı bütün engellemelere rağmen Türk milleti ile paylaşarak bu fikriyatımızı gerçeğe dönüşmesi noktasında belki ihmal geldik, sınıfta kaldık. Belki istenilen mücadeleyi veremedik. Ben rahmetle, minnetle, saygıyla yad ediyorum Başbuğumuzu. Mekanı cennet olsun. Rabbim onun peşinden dualarını eksik eylemesin.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.