'Şimdiki seçimler daha kolay'
1976 ile 2000 yıları arasında Doğru Yol Partisinde siyaset yapan Ünsal Allıoğlu, Yozgat’ın eski seçimlerini Çamlık Gazetesine anlattı. Allıoğlu, şimdiki seçimlerin eski seçimlere göre daha kolay olduğunu söyledi.
Allıoğlu; “Milletvekillerini köy, mahalle, belde, ilçe, il delegelerin belirlediği dönemde aday adayları köy köy, mahalle mahalle gezerdi. Kendisinin aday olabilmesi için gezmek zorunda idi. Şimdi ise Genel Başkan şu, şu, şu diyor, bitiyor” dedi.
Ünsal Allıoğlu’nun Çamlık Gazetesine yaptığı açıklamanın satır başları ise şöyle;
YASAKLI SİYASETÇİ OLDU
1976 ile 1980 yılları arasında İl Başkanlığı yaptım. 1980 darbesi sonrasında yasaklı siyasetçiler arasında bende vardım. 4 yıl siyaset yapmama yasağım vardı. 1984 yılında Doğru Yol Partisini kurduk. İki dönem İl başkanlığını yaptım. Üç dönemde Milletvekili aday adayı oldum. Ama bize kısmet olmadı. 2000 yılından bu yana da aktif siyasetin içerisinde yer almıyorum.
GENEL MERKEZ MÜDAHALE EDEMEZDİ
Allıoğlu, o dönem milletvekili adaylarının belirlenme sürecine ilişkin önemli detaylar paylaştı.
İşte o detaylar:
Milletvekillerini yukarıda ki genel başkanlar değil, seçilmiş delegeler seçerdi. O delegelerde nasıl tahakkuk ederdi. Önce köylerde, İlçe ve Merkez İlçelerin, İlçe başkanı seçilmesi için köylerde gidilir delege seçilirdi. Köylerden böyle seçile seçile gelirdi. Mahalleden böyle seçile seçile gelirdi. Sonra o delegeler ilçe başkanını seçerdi. İlçe başkanları da, İl başkanını seçecek delegeleri kendi içinden seçerdi. O İlçe başkanlarının seçmiş olduğu delegelerde İl Başkanını seçerdi. Böyle bir sistem vardı. Bu sistem de haliyle kendi mahalli idaresini bir nevi partileri kendi eline almış olurdu. Milletvekili seçeceği zaman mesela diyelim ki 10 tane aday var. Önce Hakim önünde o delegeler gelir, oy kullanır. Akşam da o oylar sayılır. O sandık birinci sırada çıkan birinci sıra adayı olurdu, ikinci sıra da çıkan ikinci sıra adayı olurdu ve böyle devam ederdi. Genel Merkezin buraya her hangi bir müdahalesi olmazdı, olamazdı. Genel Başkanların burada sultası olmazdı. O Milletvekili Yozgat’ın Milletvekili olurdu. Sıralamayı kendisi yapardı. Genel Merkezin buna müdahale edemezdi. Bu sistem rahmetli Turgut Özal döneminde kaldırıldı. Aslında her seçim döneminde bütün partilerinin vaadidir seçim kanunu değiştirmek ama hep derler hiç değiştirdiklerini görmedik.
ADAY OLMADAN ÖNCE DOLAŞIRLARDI
Aday Adayları delegelerin oyunu alabilmek için seçilmeden önce dolaşırlardı. Köylere giderlerdi, mahallelere giderelerdi. Her delegenin ayağına gitmek suretiyle kendilerini ve partisini tanıtmış olurdu. Bugün eğer böyle bir sistem olmuş olsa idi 44 tane AK Partinin Milletvekili aday adayı köyleri gezmiş olacaktı. Daha aday olmadan. Belki bir gidecekti, iki gidecekti o kişiler hem kendisini hem de partisini tanıtmış olacaktı. Şimdi ne oldu. 44 kişi her hangi bir köye, ilçeye gitmedi. Oturdular, oturdular. Genel Başkan dedi ki; Şu, şu, şu.. Bitti. Bundan sonra 4 kişi çalışacak. Ama diğer türlü kendisinin seçilme hakkını kazanabilmek için çalışmak mecburiyetindeydi. Bana göre bugünkü sistem yanlış oluyor.
O ZAMANLAR DAHA ZORDU
DYP’li dönemlerde seçim çalışmaları daha zordu. İmkanlar yoktu, yollar yoktu, iletişim yoktu. Birebir insanlarla görüşmek zorundaydınız. Yollar olmadığı içinde çoğu zaman gittiğiniz köylerde kalmak zorundaydınız. Şehre 15 günde bir gelinirdi. Diğer günler hep Beldelerde, Köylerde, İlçelerde oralarda dolaşmak zorundaydınız.
İMKANLAR ÇOK GENİŞ
Şimdiki imkanlar çok geniş. Sosyal medya üzerinden istediğiniz herkese kolaylıkla ulaşıyorsunuz. O gündü sistemde radyo, televizyon yok. Bugün televizyonlar artık o işin ağırlığını almış ki, partilerin gezmesine daha lüzum yok. Televizyon hakim olmuş. Ama Televizyon kime hakim olmuş. Ama şuanda Televizyonlarında rekabet yok.
ŞİMDİ ÇALIŞMA YOK
Şimdi çalışma yok. Aday adayları delege ile seçilince onlarda köylere, mahallelere, ilçelere giderdi. Şimdi seçime 20 gün kala otobüslerin üzerine çıkıyorlar, Beldelere, Köylere gidiyorlar Çoğu zaman kendilerine oy istiyorlar. Çoğu zamanda Tayyip Erdoğan’a oy istiyorlar. Bu sistem böyle olunca yani kendi partisi ve kişiliğinden de biraz daha dışarı çıkmış oluyor.
TELEVİZYON ÇOK ETKİLİ
Hangi kanalı açsanız iktidarın imkanları gözüküyor. Muhalefetin bir iki tane kanalı var. Vatandaş şimdi evinde oturuyor. Oysa eskiden biz gidiyorduk ayağına. Açıyor Televizyonunu seyrediyor. Reklamı kim daha çok vatandaşın önüne sergilerse vatandaş ona uyuyor. Televizyonda hakikat olmayanı, hakikatmiş gibi gösterirsen vatandaş ne yapacak. Hakikat olmayanı, hakikatmiş gibi görmeye başlayacak. Bir zaman gelecek Televizyonlar Başbakanı, Bakanı, Hükümeti seçecek. Hiç kimse evinin dışına çıkmayacak . O televizyon patronları hükümet değiştirecek, hükümet alacak, hükümet verecek. Başbakanı değiştirecek. Sistem oraya geldi. Eski sistem bana göre daha iyiydi.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.