Attığını vuran bürokratlar
Yozgat’ta Bozok Üniversitesi öncülüğündü yürütülen ‘Geleneksel Okçuluk’ sporunun müdavimleri arasında kamu kurumlarında görev yapan bürokratlar ve akademisyenler yer alıyor.
Geçtiğimiz haftalarda Bozok Üniversitesi ev sahipliğinde yapılan Geleneksel Okçuluk Turnuvası, Yozgat’ın okçu bürokratlarını da bir araya getirdi. Yozgat Defterdarı Erdoğan Yıldıraner’in, okçulukça usta bir kariyere sahip olduğu ortaya çıkarken, bu işin temsilciliğini yapan Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Doktorlarından Murat Korkmaz ile Prof. Dr. Recep Şahingöz dikkat çeken isimler oldu.
Bozok Üniversitesi Geleneksel Türk Okçuluğu Kulübünü 2017 yılında kurduklarını belirten Murat Korkmaz, kulübe devam eden 40’a yakın öğrenci ve öğretim üyesi bulunduğunu hatırlattı.
Korkmaz; “Bunlara atalarımızın atış şekli olan baş parmak atışı ile geleneksel okçuluk eğitimleri veriyoruz. Bu işte üstadımız Sayın Defterdarımız Erdoğan Yıldıraner. Onunla beraber başladık. Erdoğan hocamızın da destekleri ile en son kulübümüz Konya’da yapılan Geleneksel Okçuluk Yarışmalarında Türkiye 2’nciliğini elde etti.”
Bozok Üniversitesi Fizik Bölümü Başkanı ve Sporcu Prof. Dr. Recep Şahingöz de okçuluğa olan ilgisini şu sözlerle dile getirdi; “Biz 5-6 ay önce defterdar bey ve doktor Murat Korkmaz ile birlikte. Ben de tesadüfen başlamıştım ama şimdi bir tutku haline geldi. Geleneksel okçuluk şimdiki nesil ile Osmanlı-Selçuklu dönemi arasında bir köprü. Hem geleneklerimizi, göreneklerimizi hem de tarihi yaşatıyoruz. Gerek kılık kıyafet olsun gerekse tamamen gerçek metotlarla, oklarla, yaylarla bu işi yapıyoruz. Herkese tavsiye ederim. İlk başta ben tesadüfen başlamıştım ama şimdi bir tutku haline geldi, hem vücut çalışıyor, kaslar çalışıyor hem de dinleniyoruz, stres atıyoruz.”
Mesleğinin olduğu gibi okçuluğun da üstat isimlerinden olan Yozgat Defterdarı Erdoğan Yıldıraner, Yozgat’ta kursiyerler yetiştiren önemli bir isim.
Okçuluğa olan merakı Elazığ’da Olimpik Okçuluk ile başlayan Yıldıraner, okçulukla ilgili şunları aktardı;
“Ama uygun ortamı bulamadığımız için milli ve manevi değerlerimize uygun olan geleneksel okçuluğa geçtik. Yaklaşık 3,5 sene oldu. O günden bu güne talebe yetiştirmeye çalışıyorum. En güzel sevindirici olay, hem talebelerim burada hem de talebemin talebeleri burada. Bu ayrı bir sevinç. İnşallah arkadaşlarımız yarışma değil de meşk havasında geçer. Aslında bizimkisi meşktir, yarışma sadece kabiliyetli arkadaşlarımızın öne çıkmasıdır. Bayanlardan daha fazla katılım oluyor, erkeklerin neredeyse iki katı. Bayanlar bu işe daha sadık.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.