Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gündemine gelen yeni kanun teklifi, milyonlarca tapu sahibini ilgilendiren önemli değişiklikler içeriyor. Özellikle geçmiş yıllarda kamu hizmetine tahsis edilmesine rağmen resmi kamulaştırma işlemleri tamamlanmayan taşınmazların hukuki statüsünün yeniden belirlenmesi hedefleniyor.

Teklif, uzun süredir devam eden kamulaştırmasız el atma davalarının çözümüne yönelik kapsamlı düzenlemeler içerirken, mülkiyet hakkı ve kamu yararı arasındaki dengenin nasıl kurulacağı konusunda da yeni bir tartışma başlatmış durumda.

Kamulaştırmasız El Atma Sorununa Kalıcı Çözüm Hedefleniyor

Kanun teklifine göre, 1956 yılından önce fiilen kamu hizmetine ayrılmış ancak çeşitli nedenlerle kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış taşınmazlar için yeni bir hukuki çerçeve oluşturulacak.

Bu kapsamda yol, okul, hastane, karakol ve benzeri kamu hizmetlerinde kullanılan taşınmazların geçmişte kamu yararına tahsis edilmiş olması esas alınacak. Böylece söz konusu taşınmazlar için kamulaştırma işlemi yapılmış kabul edilerek mevcut hukuki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanıyor.

Uzmanlar, düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde yıllardır devam eden çok sayıda mülkiyet ihtilafının sona erebileceğini belirtiyor.

Tapu İadesi Talep Edilemeyecek

Teklifin en dikkat çeken maddelerinden biri mülkiyet iadesine ilişkin düzenleme oldu.

Yasalaşması halinde, kapsam dahilindeki taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişiler veya onların mirasçıları, taşınmazların kendilerine geri verilmesini talep edemeyecek. Böylece uzun yıllardır kamu hizmeti verilen alanların yeniden özel mülkiyete dönüşmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Ancak düzenleme hak sahiplerinin tamamen mağdur edilmesini öngörmüyor. Malikler ve mirasçılar belirlenen şartlar çerçevesinde tazminat talebinde bulunabilecek.

Tazminat Hesabında Tarihi Değer Esas Alınacak

Kanun teklifindeki en tartışmalı başlıklardan biri de tazminat hesaplama yöntemi olarak öne çıkıyor.

Düzenlemeye göre, taşınmaz sahiplerine ödenecek bedel güncel piyasa değeri üzerinden değil, taşınmazın kamu hizmetine tahsis edildiği tarihteki rayiç değeri dikkate alınarak hesaplanacak.

Renault Clio Sahiplerine Kritik Uyarı: Binlerce Araç Geri Çağrılıyor
Renault Clio Sahiplerine Kritik Uyarı: Binlerce Araç Geri Çağrılıyor
İçeriği Görüntüle

Özellikle büyükşehirlerde yıllar içerisinde katlanarak değer kazanan arsalar açısından bu yöntemin önemli görüş ayrılıklarına yol açabileceği değerlendiriliyor. Hukukçular, bu hükmün mülkiyet hakkı kapsamında yoğun şekilde tartışılabileceğine dikkat çekiyor.

Devam Eden Davalar da Kapsama Girebilir

Kanun teklifinin yalnızca yeni açılacak davaları değil, halen mahkemelerde devam eden bazı uyuşmazlıkları da etkilemesi bekleniyor.

Teklife göre, düzenleme kapsamına giren taşınmazlarla ilgili devam eden mülkiyet ve bedel davaları yeni hükümler doğrultusunda sonuçlandırılabilecek. Ayrıca taşınmazların kamu kurumları adına tescil işlemlerinin hızlandırılması ve yargılama süreçlerinde uygulanacak bazı harç ve vekâlet ücretlerinin standart hale getirilmesi planlanıyor.

Bu durumun hem vatandaşlar hem de kamu kurumları açısından yargı süreçlerini önemli ölçüde değiştirebileceği ifade ediliyor.

Düzenlemeden Kimler Etkilenecek?

Yeni düzenleme özellikle tapu kayıtlarında hâlen vatandaşlar veya mirasçıları adına görünmesine rağmen uzun yıllardır kamu hizmetlerinde kullanılan taşınmazların sahiplerini doğrudan ilgilendiriyor.

Geçmişte kamulaştırmasız el atma nedeniyle dava açan, tazminat talep eden veya dava hazırlığında olan vatandaşların Meclis'teki süreci yakından takip ettiği belirtiliyor.

Tapu Düzenlemesi Nedir? (Google Featured Snippet)

TBMM'ye sunulan yeni düzenleme, 1956 yılından önce kamu hizmetine tahsis edilen ancak resmi kamulaştırma işlemi yapılmayan taşınmazların hukuki durumunu netleştirmeyi amaçlıyor. Teklif yasalaşırsa mülkiyet iadesi talebi mümkün olmayacak, ancak hak sahipleri belirli şartlarla tazminat talebinde bulunabilecek.

Gözler Meclis Sürecinde

Söz konusu teklif henüz yasalaşmış değil. Düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için ilgili komisyonlarda görüşülmesi, Genel Kurul'da kabul edilmesi ve ardından Resmî Gazete'de yayımlanması gerekiyor.

Meclis görüşmeleri sırasında mülkiyet hakkı, tazminat hesaplamaları ve devam eden davalara etkileri bakımından yoğun tartışmalar yaşanması beklenirken, teklifin kabul edilmesi halinde Türkiye'de yıllardır süren kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıklarında yeni bir dönemin başlaması öngörülüyor.

Muhabir: Haber Merkezi