Türkiye siyasetinin "Cemil Abisi" olarak bilinen, TBMM Eski Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Cemil Çiçek, Çamlık TV ekranlarında Yozgatlı hemşehrileriyle buluştu. Kendi belediye başkanlığı döneminden kesitler sunan ve günümüz siyaset anlayışını eleştiren Çiçek, toplumsal birliğin "oksijen kadar gerekli" olduğunu vurguladı. Sağlığın sadece bedensel değil, ruhsal ve akılsal bir bütün olduğunu belirten deneyimli devlet adamı, Yozgat’ın kalkınması için "kısır çekişmelerin" terk edilmesi gerektiğini ifade etti.

Üç Boyutlu Sağlık: Beden, Ruh ve Akıl
Cemil Çiçek, konuşmasına sağlığın önemine değinerek başladı. Sağlığı sadece fiziksel bir durum olarak görmenin yanlış olduğunu belirten Çiçek, akıl sağlığının dini ve dünyevi sorumlulukların temeli olduğunu hatırlattı.
- Doğru Bilgi "Aşıdır": Geçmişte verem ve çiçek gibi hastalıkların aşıyla yenildiğini, günümüzde ise akıl ve ruh sağlığını korumanın "aşısının" doğru bilgi olduğunu söyledi.
- İnternet ve Bilgi Kirliliği: Teknolojinin imkanlarının yanında dezenformasyon riskine dikkat çeken Çiçek, sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin insanları günaha ve hataya sürükleyebileceğini belirtti.
- Kanser ve Doğal Beslenme: Günümüzde artan kanser vakalarını hormonlu gıdalara ve çevre kirliliğine bağlayan Çiçek, beden sağlığını korumak için doğal yaşama dönülmesi gerektiğini vurguladı.
"Siyaset Mümkün Olan Doğruyu Yapmaktır"
Kendi belediye başkanlığı dönemine (1984) dair anılarını paylaşan Cemil Çiçek, siyasetçilerin en çok "vaat edip yapmamakla" eleştirildiğini ancak asıl meselenin imkanlar olduğunu dile getirdi.
Yangınla Başlayan Görev Süreci: 26 Mart 1984'te göreve başladığı günün ilk saatinde Yozgat Bira Fabrikası'nda çıkan yangını anlatan Çiçek, "Göreve başlayalı bir saat olmuştu. Fabrika 8 katlıydı ama belediyenin itfaiyesi en fazla 4. kata ulaşıyordu. Vatandaş 'neden söndürmüyorsun' diyordu ama imkanın ne olduğunu bilmiyordu. Siyaset, eldeki sınırlı imkanla en doğru hizmeti üretmektir" dedi.
Altyapı Hamlesi ve Özal Desteği: Yozgat'ın o yıllarda kanalizasyonun sokaklardan aktığı, içme suyunun yetersiz olduğu bir şehir olduğunu belirten Çiçek, Rahmetli Turgut Özal'ın desteğiyle başlatılan altyapı projelerinin şehrin kaderini değiştirdiğini söyledi. "Ayakkabının altı delikken üstüne cila yapamazsınız" benzetmesiyle, temel hizmetlerin reklamdan daha önemli olduğunu ifade etti.

Kaçırılan Fırsatlar ve "İstemezük" Zihniyeti
Cemil Çiçek, Yozgat’ın geçmişte aşırı partizanlık ve dar görüşlülük nedeniyle kaybettiği büyük yatırım fırsatlarına da dikkat çekti:
- Mülteci Misafirhanesi Projesi: Birleşmiş Milletler desteğiyle yapılacak 150 milyon dolarlık yatırımın, "gelenler şehre karışır" korkusuyla reddedildiğini ve bu alanın bugün üniversite kampüsü gibi devasa bir tesise dönüşme fırsatının kaçtığını belirtti.
- Sorgun Şeker Fabrikası Tartışmaları: Fabrika yapılacağı zaman "aslı yok" diyenlerin, temel atılınca bu kez "neden şuraya değil de buraya yapıldı" diye tartıştığını hatırlatan Çiçek, hizmetin kimin tarafından yapıldığına değil, memlekete ne kattığına bakılması gerektiğini vurguladı.
Birlik ve Beraberlik: İç Cepheyi Güçlendirme
Türkiye'nin ateş çemberi bir coğrafyada yer aldığını hatırlatan Çiçek, particiliğin bir amaç değil, hizmet için bir araç olması gerektiğini söyledi. "Particiliği sadece seçim döneminde yapmalıyız. Seçim bittikten sonra memleket için bir araya gelmeliyiz. 'Ben yapmıyorum, onlar da yapmasın' anlayışı hizmetin en büyük düşmanıdır."
Çiçek, liyakat konusuna da değinerek; kamu atamalarında valilerin görüşünün alınmamasının ve liyakat yerine siyasi referansların ön plana çıkmasının yönetimde verimliliği düşürdüğünü ifade etti.
Yozgat'ın Değerlerine Sahip Çıkma Çağrısı
Yozgat’ın sadece "arabaşı ve sürmeli"den ibaret olmadığını söyleyen Cemil Çiçek, şehrin yetiştirdiği Akif Paşa, Molla Hüsrev ve Nida Tüfekçi gibi değerlerin gençler tarafından bilinmesi gerektiğini belirtti. Üniversitelerin ve derneklerin bu kültürel mirası bilimsel çalışmalarla geleceğe taşıması gerektiğini vurguladı.




