Süleyman Adıgözel, Türkiye’de yirmi yılı aşkın süredir uygulanan “ben yaptım oldu” anlayışının, muhalefeti sadece bir dekor ve halkın itirazlarını gürültü olarak gören bir zihniyetin ürünü olduğunu söyledi. Adıgözel, “Yıllarca dış politikada ‘stratejik derinliğe’ savrulup, içerde toplumu kutuplaştırarak ayakta kalmaya çalışan bu yapı iflas etmiştir” ifadelerini kullandı.
Ekonomik ve Sosyal Kriz Halkı Vurdu
Yozgat İl Başkanı, halkın ekonomik sıkıntılara karşı duyarsız bırakıldığını vurguladı. “Emeklinin bayram ikramiyesinin 4.000 TL’de tutulması, orta gelirlinin refahının düşmesi ve mutfaktaki yangın göz ardı edilmesi kabul edilemez” dedi. Ayrıca, iktidarın bazı vatandaşları trafik cezasından muaf tutmasının, toplumda eşitsizlik ve huzursuzluğu körüklediğini belirtti.
Seçmen Gerçeği ve Sandık Mesajı
Adıgözel, “Seçmen, saray pencerelerinden görünmeyen derin yoksulluğun farkında. Sandık ve hesaplaşma mutlaka olacak; ne ‘iç kale’ söylemleri ne de suni gündemler, sokağın gerçeğini değiştirmeye yetmeyecek” diyerek iktidarın sosyal ve ekonomik yönetimindeki başarısızlıkları vurguladı.
Güven Kaybı ve Siyasi Makyajın Etkisi
Yozgat İl Başkanı, güvenin bir kez zedelendiğinde hiçbir siyasi makyajın çöküşü gizleyemeyeceğini belirtti. “Sandık geldiğinde sadece bir hükümet değişmeyecek; halkın sofrasından çalan, adaletini yok eden ve geleceğini karartan bir dönemin iflas belgesi imzalanacak” ifadeleriyle sürecin önemine dikkat çekti.





