Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaarslan, Dünya Böbrek Günü kapsamında yaptığı kapsamlı açıklamada, böbreklerin vücut mekanizmasındaki hayati rolüne ve bu organların korunması için atılması gereken kritik adımlara değindi. Böbreklerin vücuttaki zararlı maddeleri süzmekten kan basıncını düzenlemeye kadar pek çok fonksiyonu aynı anda yürüttüğünü ifade eden Karaarslan, bu hayati organın sağlığı bozulduğunda geri dönüşün oldukça zor olabileceğini hatırlattı.
Dr. Karaarslan, böbrek hastalıklarının en tehlikeli özelliğinin "sinsilik" olduğunu vurguladı. Hastalığın erken evrelerde neredeyse hiç belirti vermediğini, bu durumun da teşhisi geciktirdiğini belirten Karaarslan, kronik böbrek hastalığının dünya genelinde milyonlarca insanı tehdit eden küresel bir sağlık sorunu haline geldiğini ifade etti. Vücudun sıvı ve elektrolit dengesini sağlayan böbreklerin, fonksiyon kaybına uğradığında sadece boşaltım sistemini değil, kemik sağlığından kan değerlerine kadar tüm vücut sistemini kaosa sürükleyebileceği uyarısında bulundu.
Risk Grubundaki Bireyler İçin Kritik Uyarılar
Hastalığın ortaya çıkmasında belirli risk faktörlerinin tetikleyici rol oynadığını dile getiren Yozgat İl Sağlık Müdürü, özellikle diyabet ve hipertansiyon hastalarının en büyük risk grubunu oluşturduğunu söyledi. Bunun yanı sıra obezite, kalp-damar hastalıkları ve aile öyküsünde böbrek rahatsızlığı bulunan bireylerin iki kat daha dikkatli olması gerektiğini belirten Karaarslan, toplumda yaygın olan bir yanlışa da parmak bastı. Bilinçsizce ve hekim kontrolü dışında kullanılan ağrı kesicilerin böbrek dokusunda kalıcı hasarlar bıraktığını söyleyen Karaarslan, ilaç tüketiminde mutlaka profesyonel destek alınması gerektiğini önemle vurguladı.
Erken Teşhis ve Yaşam Tarzı Değişikliğinin Gücü
Hastalığın ilerlemesini durdurmanın yolunun düzenli kontrolden geçtiğini ifade eden Dr. Karaarslan, bir hekim olarak vatandaşlara seslenerek basit bir kan ve idrar testinin hayat kurtarabileceğini belirtti. Düzenli sağlık taramalarının, sinsi ilerleyen bu süreci erken evrede yakalamak için tek seçenek olduğunu hatırlatan Müdür Karaarslan, tedavi sürecinden ziyade koruyucu sağlığın öncelenmesi gerektiğini ifade etti.
Böbrek sağlığını korumanın temel yolunun sağlıklı yaşam alışkanlıklarından geçtiğini anlatan Karaarslan, günlük su tüketiminin artırılması, mutfaklarda tuz kullanımının minimuma indirilmesi ve düzenli egzersiz ile ideal kilonun korunması gerektiğini söyledi. Sigaranın böbrek damarları üzerindeki daraltıcı etkisinden de bahseden Karaarslan, sağlıklı böbreklerin ancak sağlıklı bir yaşam tarzıyla mümkün olabileceğini ifade ederek tüm Yozgat halkını bu konuda bilinçli olmaya davet etti.