Temizliği, düzeni ve huzurlu atmosferiyle dikkat çeken mescit, bir aile hikâyesinin ve derin bir evlat özleminin sessiz tanığı olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.

Yozgat Saraykent’i geçip Akdağmadeni yönüne ilerleyen yolcuların dikkatini çeken yol kenarı mescidi, yalnızca bir ibadethane olmanın ötesinde anlamlı bir hikâyeyi de içinde barındırıyor. Abdesthaneleri, lavaboları ve çevre düzeniyle örnek bir şekilde korunan mescit, yolcular için adeta bir dinlenme noktası haline gelmiş durumda.
Mescidin bakımını üstlenen Mahmut Amca ve Fatma Nene, ziyaretçilere hem misafirperverlik gösteriyor hem de alanın temizliği ve düzeniyle yakından ilgileniyor.

Bir Baba Yüreğinden Doğan Hayır Eseri
Mescidin arkasındaki hikâye ise yürek burkan bir yaşam öyküsünü ortaya koyuyor. Edinilen bilgilere göre, yurt dışında yaşayan bir baba, uzun yıllar çocuk sahibi olamayan kardeşinin ardından dünyaya gelen evlatlarından birini genç yaşta kaybetmesi üzerine büyük bir acı yaşamış.
Evladının anısını yaşatmak ve hayırla yad edilmesini sağlamak isteyen baba, bu mescidi yaptırarak hem yolcuların hizmetine sunmuş hem de oğlunun adını yaşatmayı amaçlamış.

“Her Gün Telefon Açıp Gelenleri Soruyor”
Mescidin bakımını üstlenen Fatma Teyze, hikâyenin en duygusal yönünü şu sözlerle anlattı:
“Baba yurt dışında yaşıyor ama her gün telefon açıyor. ‘Abla bugün mescide gelen oldu mu, namaz kılan, dua eden var mı?’ diye soruyor. Oğlunun ruhuna giden duaları sayar gibi her ziyaretçiyi merak ediyor.”
Bu sözler, bir babanın evladına duyduğu özlemin ve manevi bağın ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Yolcular İçin Manevi Bir Mola Noktası
Seyahat eden vatandaşlar için önemli bir durak haline gelen mescit, sadece fiziksel bir ihtiyaç noktası değil, aynı zamanda manevi bir huzur alanı olarak da öne çıkıyor.
Yoldan geçen birçok kişi burada mola vererek hem ibadet ediyor hem de bu anlamlı hikâyeye tanıklık ediyor.

Bir Ziyaret, Bir Dua, Bir Teselli
Yozgat Saraykent-Akdağmadeni güzergâhında bulunan bu özel mescit, ziyaret eden herkese hem huzur hem de derin bir düşünce bırakıyor. Yolculara düşen ise bu anlamlı yapıda bir mola verip, bir Fatiha ile bu baba yüreğine ortak olmak oluyor.
Mescit, yalnızca bir yapı değil; sevgi, özlem ve vefanın sessiz bir sembolü olarak yol kenarında ziyaretçilerini bekliyor.



