Bu kadim ağaçlar, yıllara meydan okuyarak meyve vermeye devam ederken, ihtişamlı görünümleriyle ziyaretçilerini büyülüyor.

Sanat eserine dönüşmüş
Kurtağılı Köyü’nde yer alan Karadut Mesire Alanı, 4 dekarlık bir alanda devasa karadut ağaçlarına ev sahipliği yapıyor. Sonbaharda yapraklarını döken ve birbirine dolanmış gövdeleriyle adeta bir sanat eseri gibi görünen bu ağaçlar, yaz aylarında ise yemyeşil yaprakları ve lezzetli meyveleriyle piknik yapmak isteyenlere keyifli bir ortam sunuyor. Bölgeyi özellikle şehir dışından ve ilçe merkezinden gelen aileler ziyaret ediyor.

Turizme kazandırılmalı
Kurtağılı Köyü Muhtarı Mustafa Kılıç, bu tarihi ağaçların bilimsel olarak incelenmesi ve turizme kazandırılması gerektiğini belirtti. Kılıç, "2 bin 600 yıl yaşında olduğu söylenen bu karadut ağaçları, köyümüzün ve Çekerek’in en önemli değerlerinden biridir. Buradaki doğal güzelliklerin turizme kazandırılması, hem köyümüzün hem de ilçemizin canlanmasına büyük katkı sağlayacaktır" dedi. Ağaçların kök yapılarının büyüklüğü ve hala meyve vermeye devam etmeleri, onların ne kadar sağlam ve dayanıklı olduklarını gösteriyor.

Gırgıriye şehri olarak biliniyor
Kurtağılı Köyü, yalnızca karadut ağaçlarıyla değil, tarihi kalıntılarıyla da dikkat çekiyor. Köyün geçmişinin antik dönemlere kadar uzandığı ve tarihi kayıtlarda 'Gırgıriye' şehri olarak anıldığı rivayet ediliyor. Muhtar Kılıç, bu tarihi mirasın da turizme kazandırılması gerektiğine vurgu yaparak, "Buranın değerini bilenler her yıl gelip piknik yapıyor, dut meyvelerini topluyor. Ancak daha geniş kitlelere tanıtılması gerekiyor" dedi.

Karadutların özelliklerinden de bahseden Muhtar Kılıç, "Dut meyvesinin ellerde bıraktığı kırmızı lekeler, yapraklarıyla kolayca temizlenebiliyor. Bu özellikleriyle karadutlar, ziyaretçilere hem keyifli hem de faydalı bir deneyim sunuyor" ifadelerini kullandı.





