Yozgat’ın Yerköy ilçesine bağlı Sekili köyü yakınlarında bulunan ve halk arasında Tuzla Köprüsü ya da Sekili Köprüsü olarak bilinen tarihi yapı, Selçuklu döneminden günümüze ulaşan önemli eserler arasında yer alıyor. Delice Irmağı üzerine inşa edilen köprü, aradan geçen asırlara rağmen ayakta kalmayı başarmış nadir yapılardan biri olarak öne çıkıyor.
Tarihi köprü, Kızılırmak’ın en uzun kolu olan Delice Irmağı üzerinde kuzey–güney doğrultusunda konumlanıyor. Yaklaşık 60 metre uzunluğundaki yapı, geçmişte Yozgat’ın Yerköy ilçesine bağlı köylerle Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesine bağlı yerleşimleri birbirine bağlayan önemli bir ulaşım noktasıydı. Bölge halkı için hayati bir geçiş güzergâhı olan köprü, uzun yıllar boyunca ticaret ve sosyal yaşam açısından da stratejik rol üstlendi.

Selçuklu Mimarisi Günümüze Taşındı
Üzerinde herhangi bir kitabe bulunmayan köprünün kesin inşa tarihi bilinmiyor. Ancak mimari özellikleri, yapının 13. yüzyıl Selçuklu dönemi eseri olabileceğine işaret ediyor. Köprüye yakın konumda yer alan ve yine Selçuklu dönemine tarihlenen Sekili (Delicesu) Han kalıntıları da bu görüşü destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.
Tuzla Köprüsü, ortadaki en büyük kemer olmak üzere iki yana doğru küçülen toplam dört sivri kemerli gözden oluşuyor. En geniş kemer açıklığı yaklaşık 11,20 metre, yüksekliği ise 5,50 metreyi buluyor. Köprünün genişliği 4,20 ile 4,50 metre arasında değişiyor. Bu ölçüler, yapının dönemin mühendislik anlayışını yansıtan sağlam bir tasarıma sahip olduğunu ortaya koyuyor.

“Dik Köprü” Özelliğiyle Dikkat Çekiyor
Tarihi köprünün tabliyesi her iki yakadan ortaya doğru yükseliyor. Bu mimari form, yapının literatürde “dik köprü” sınıfında değerlendirilmesine neden oluyor. Kemerlerin birleşim noktalarında yer alan mahmuzlar ise suyun akışını düzenleyerek yapının dayanıklılığını artıran unsurlar arasında yer alıyor.
Köprü, tamamen kesme taş ve düzgün moloz taş kullanılarak inşa edilmiş. Üst bölümde bulunan taş korkuluklar da yapının estetik ve işlevsel detayları arasında bulunuyor. Bu özellikler, Selçuklu taş işçiliğinin inceliğini günümüze taşıyan önemli örneklerden biri olarak gösteriliyor.

Bölge Halkı İçin Tarihi Bağlantı Noktası
Yöre sakinlerinden Mustafa Mengüşoğlu, köprünün geçmişteki önemine dikkat çekerek yapının bölgedeki çok sayıda köyü birbirine bağladığını ifade ediyor. Köprünün, yıllarca Yerköy ile Çiçekdağı arasındaki kırsal yerleşimler için ana geçiş noktalarından biri olduğu belirtiliyor.
Restorasyon Sonrası Yaya Köprüsü Oldu
Tarihi Tuzla Köprüsü, 2019 yılında gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının ardından koruma amacıyla araç trafiğine kapatıldı. Günümüzde yalnızca yaya geçişine izin verilen yapı, hem tarih meraklılarının hem de fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.
Selçuklu döneminden miras kalan bu anıtsal köprü, Yozgat’ın kültürel zenginlikleri arasında özel bir yere sahip olmayı sürdürüyor. Hem mimari yapısı hem de yüzyıllara meydan okuyan sağlamlığıyla Tuzla Köprüsü, Anadolu’nun tarihi ulaşım ağlarını günümüze taşıyan yaşayan bir kültür varlığı olarak varlığını koruyor.




