Bugünkü makalemdede sizlere Kalelerle, Surlarla, Köprülerle ilgili efsanelerden bahsetmeye çalışacağım.

Bunlardan önce MUŞALLİM KALESİ nden bahsedeceğim. MUŞ tan ALİ ile GÜZELCE MAHMUT adında iki kişi ÇALIŞKAN köyüne gelerek buradaki Rumlarla savaşırlar. Buraları kafilerden alırlar. Kafirler MUŞ lu ALİ nin üzerine hücum ederek kafasını uçurur o kafasını yerden alarak savaşmaya devam eder. Kelle koltuğunda savaştığını gören kadınlar;

“ Hele şuna bakın, kellesi koltuğunda hala savaşıyor “ derler. Kadınların nazarı sonunda ALİ olduğu yere düşüp ölür. Bu arada GÜZELCE MAHMUDU da şehit ederler. İkisinin türbesi de MUŞALLİM KALESİ ndedir. Hacı temel in eserinden alınmıştır.

KEÇİ KALESİ

Memiş Bağcı nın eserinden faydalanılarak sizlere KECİ KALESİ ni anlatacağım

YERKÖY ilçesine bağlı AŞAĞI EĞERCİ köyü sınırları içinde KECİ KALESİ deniln bir yer vardır. Burada bir zamanlar yabancılar yaşarmış . bunların ŞAMPAS PİR adında bir de FİRAVUNLARI varmış. Muslümanlar ise BÜYÜK KIZILIKALE ile KÜÇÜK KIZILIKALE köylerinde yaşarmış.

Müslümanlar, KECİ KALESİ ni almak için çalışmalar yaparlar. Bir defasında bin kadar keçinin boynuzlarına mum takarak geceleyin mumları yakıp keçileri kaleye doğru sürerler.

ŞAMPAS PİR ve askerleri bu durum karşısında şaşkına döner. Müslümanlar bir taraftan keçileri sürerken, diğer taraftan kendileri de ateş ederek kaleye doğru ilerlerler. Yüksek olan kaleden ateş eden yabancılar gece olduğu için hedeflerine isabet ettiremizler. Bu durum karşısında çok korkarlar. Buna bir anlam veremezler. Müslümanlar kaleyi alır. ŞAMPAS PİR ve askerlerini kaleden atarlar. Kale böylece fethedilir. Fetih te keçiler kullanıldığı için kaleye KEÇİ KALESİ adı verilir.

ALİ KIZ

Müzeyyen Parlakın eserinden yararlanarak ALİ KIZ efsanesini sizlere anlatmaya çalışacağım.

YOZGAT a HORASAN dan gelen HÜSEYİN EFENDİ nin kızı doğum yapar. ALİ KIZI ;

“HÜSEYİN EFENDİ nin kızına ekmek aşı yapacaklardır. Ben onun içine kıl olarak gireceğim ve lohusanın ciğerini yiyeceğim “ der. Bunların konuşmasını da bir çoban duyar. Hemen gelip ekmek aşıının içindeki kılı çıkarır. Sobanın üzerine koyar. Kıl insan şekline döner.

“ Beni yakmayın “ diye bağırmaya başlar. Bunlar ALİ KIZINI yakalıyarak dört sene evlerinde çalıştırırlar. Onun yaptığı iş çok daha temiz ve güzel olur. Dokunduğunun bereketi artar. Ekmek yapmak için hamur yoğurur. İki gün ekmek yapar. Fakat yine de hamuru bitiremezler. ALİ KIZI hamurun üzerinden kara tavuk atarlarsa biteceğini söyler.

Dörtyıl sonra buna bırakırlar. ALİ KIZI

Beni şu göle atın. Eğer taifem beni öldürürse, gölden kan çıkar. Eğer gölden kan çakmazsa bilin ki beni öldürmediler der. Biraz sonra gölün yüzünü kan kaplar. Bundan sonra göle kanlı göl adını verirler.

Bugünkü anlatacaklarım bundan ibaret olup , haftaya başka bir makalede buluşmak üzere yazımı ENİS BEHİÇ KÖRYÜREK in BİZ KİMLERİZ adlı şiiriyle kaldığımız yerden devam ediyorum. Hepinize salamlar, saygılar, sevgiler

BİZ KİMLERİZ

Yürüyoruz başımızda “ Ay yıldızımız,

Genç ihtiyar, kadın,, erkek, oğul, kızımız . . .

Soyumuzda ne kahraman kardeşler vardır ;

Türkmen, oğuz, Başkurt. Tatar ve Kırgızımız …

Demir dağlar delmiş olan “ BOZKURTLARIZ “ ki

“ ORKUN da “ var KÜL TİĞİN den kalma yazımız…

Hamlemizden yere geçer kanlı saraylar,

Bizce birdir gedalarla baylar, giraylar

Medeniyet şimşeğinden gelir hızımız;

Sorma : Kimdir kanatlanmış bu genç alaylar ?

Bunlar bütün nura doğru akın eden Türk !

Hey koca Türk, uzakları yakın eden Türk !

ENİS BEHİÇ KORYÜREK

( 1891 – 1949 )