Tarihin Sessiz Tanığı: Karabıyık Köprüsü Yozgat’ta Asırlara Meydan Okuyor
Tarihin Sessiz Tanığı: Karabıyık Köprüsü Yozgat’ta Asırlara Meydan Okuyor
İçeriği Görüntüle

Türk halk ozanlığı geleneğinin sönmez meşalesi, "Sadık Yârim Kara Topraktır" diyen Aşık Veysel Şatıroğlu, vefatının yıl dönümünde sanatın her dalıyla anılmaya devam ediyor. Bu anlamlı anma etkinliklerine en estetik dokunuşlardan biri de sanatçı Gürsel Cemali Ertürk’ten geldi. Ertürk, büyük ustanın hafızalara kazınan silüetini fırçasıyla ölümsüzleştirerek Anadolu’nun sesine görsel bir saygı duruşunda bulundu.

Ertürk’ün karton üzerine hazırladığı dev portrede, ışık ve gölge oyunları ustalıkla harmanlandı. Beyaz zemin üzerine koyu tonların hakim olduğu çalışmada; Aşık Veysel’in kasketi, yüzündeki yaşanmışlık dolu derin çizgiler ve o meşhur vakur duruşu ön plana çıkarıldı. Sanatçı, kullandığı kontrast teknikle Veysel’in fiziksel karanlığındaki içsel aydınlığı ve "gönül gözüyle" bakışını tuvale yansıtmayı amaçladı.

"Onun Felsefesi Toprağın Vicdanıdır"

Eseriyle birlikte objektiflere poz veren Gürsel Cemali Ertürk, bu çalışmanın sadece bir resim değil, bir "vefa borcu" olduğunu vurguladı. Aşık Veysel’in bu toprakların vicdanı olduğunu belirten ressam, duygularını şu sözlerle ifade etti:

"Aşık Veysel sadece bir ozan değil, bu toprağın ruhudur. Onu fırçamızla, sözümüzle ve sazımızla yaşatmak, gelecek nesillere bu felsefeyi aktarmak hepimizin görevidir. Bu portre, onun karanlık dünyasında yeşerttiği o büyük ışığa küçük bir selamdır."