Yozgat'ın Dünyaya Açılan Alimi: Mehmed İhsan Efendi İlmiyle Ezher'den Dünyaya İz Bıraktı
Yozgat'ta doğup ilim yolculuğunu Kahire'de zirveye taşıyan Mehmed İhsan Efendi, Ezher Üniversitesi'ni dereceyle bitirdi, Sultan Mahmud Medresesi'nde yüzlerce talebe yetiştirdi ve Aynişems Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı Kürsüsü'nü kurdu. Mehmet Âkif Ersoy'un en yakın dostlarından biri olan İhsan Efendi, ilim, tevazu ve vefa timsali olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.
Yozgat'ın yetiştirdiği en önemli ilim adamlarından biri olan Mehmed İhsan Efendi, yalnızca Türkiye'de değil, İslam dünyasında da bıraktığı ilmi mirasla saygıyla anılıyor. Ezher Üniversitesi'nde elde ettiği üstün başarı, yetiştirdiği yüzlerce talebe ve Türk-İslam kültürüne yaptığı katkılarla adını tarihe yazdıran Mehmed İhsan Efendi, Yozgat'ın yetiştirdiği en kıymetli âlimlerden biri olarak kabul ediliyor.
İlim Hayatına Yozgat'ta Başladı
Mehmed İhsan Efendi, Yozgat'ta köklü ve ilim geleneğine sahip bir ailede dünyaya geldi. Babası Ağvanlıoğullarından Hacı Abdülaziz Efendi, annesi ise Sultan Abdülmecid döneminde Yozgat'a yerleşen ve dönemin önemli din büyüklerinden Şeyh Tayyib'in kızı Fatma Hanım'dı.
İlk eğitimini amcası Abdürrezzak Efendi'nin yanında alan Mehmed İhsan Efendi, Yozgat'taki ibtidai ve idadi mekteplerini tamamladıktan sonra Mekteb-i Sultânî ve medreselerde eğitim gördü. Arap dili, mantık, hadis, tefsir, fıkıh ve ferâiz gibi birçok alanda dönemin önde gelen âlimlerinden ders aldı.
Arapça ve Farsçanın yanında Fransızca da öğrenen Mehmed İhsan Efendi, Yozgat'ta ilim tahsilinin sınırlarına ulaştığını düşünerek önce İstanbul'a, ardından 1924 yılında Kahire'ye gitti.
Ezher Üniversitesi'nde Büyük Başarı Gösterdi
Kahire'de Ezher Üniversitesi'nde eğitimine devam eden Mehmed İhsan Efendi, sadece üniversite dersleriyle yetinmeyerek dönemin en önemli İslam âlimlerinin özel halkalarına katıldı.
Muhammed Habîbullah eş-Şinkîtî'den hadis, Muhammed Bahît el-Mutîî'den fıkıh, Seyyid Ali el-Mersafî'den Arap dili ve edebiyatı, yakın dostu M. Zâhid Kevserî'den ise hadis dersleri aldı.
Yabancı öğrenciler için açılan kolay sınavları tercih etmeyen Mehmed İhsan Efendi, Mısırlı öğrencilerin girdiği zorlu sınavlara katılarak Ezher Üniversitesi'nden âlimiyye derecesiyle ikinci olarak mezun oldu.
Yüzlerce Talebe Yetiştirdi
1937 yılında Sultan Mahmud Medresesi'nde müderris ve müdür olarak göreve başlayan Mehmed İhsan Efendi, yaklaşık yirmi iki yıl boyunca Türkiye, Balkanlar, Afrika ve Güneydoğu Asya'dan gelen çok sayıda öğrenci yetiştirdi.
Onun öğrencileri arasında daha sonra İslam dünyasında önemli görevler üstlenen Ali Ulvi Kurucu, Mehmet Emin Saraç, Ali Özek, Abdülkadir Şener, Osman Saraç ve Ali Yakup Cenkçiler gibi isimler yer aldı.
Mısır'da Türk Kültürünün Temsilcisi Oldu
Mehmed İhsan Efendi, 1935-1952 yılları arasında Mısır Kraliyet Sarayı'nda tercümanlık ve Türk arşivlerinin başuzmanlığı görevini yürüttü.
Kral Fuad tarafından kendisine teklif edilen "Bey" unvanını ise kabul etmeyerek tevazu sahibi kişiliğini bir kez daha ortaya koydu.
1951 yılında Kahire'deki Aynişems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı Kürsüsü'nü kurarak ölümüne kadar bu bölümün başkanlığını yaptı. Aynı dönemde Mısır Milli Kütüphanesi'nde bulunan Türkçe yazma eserlerin katalog çalışmalarını da yönetti.
Diyanet İşleri Başkanlığını Kabul Etmedi
Demokrat Parti döneminde Yozgat milletvekillerinin girişimleriyle kendisine Diyanet İşleri Başkanlığı teklif edildi.
Ancak Mehmed İhsan Efendi, Kahire'deki ilmi çalışmalarını yarıda bırakmamak adına bu önemli görevi kabul etmedi.
1960 yılında İslam dünyasının önde gelen âlimlerinden oluşan el-Meclisü'l-A'lâ li'ş-Şuûni'l-İslâmiyye üyeliğine seçilen Mehmed İhsan Efendi, bir yıl sonra 15 Haziran 1961'de Kahire'de vefat etti. Kabri bugün Kahire'deki Gafîr Kabristanı'nda bulunuyor.
Mehmet Âkif Ersoy'un En Yakın Dostlarından Biriydi
Mehmed İhsan Efendi'nin hayatındaki en dikkat çekici isimlerden biri de İstiklal Marşı Şairi Mehmet Âkif Ersoy oldu.
Mısır yıllarında aralarında güçlü bir dostluk kurulan iki isim, uzun yıllar birlikte ilmi çalışmalar yaptı. Mehmet Âkif, Kur'an meali üzerindeki çalışmalarını Mehmed İhsan Efendi ile birlikte gözden geçirdi.
Türkiye'ye dönüşü sırasında meali Mehmed İhsan Efendi'ye emanet eden Mehmet Âkif, "Dönebilirsem birlikte gözden geçirir yayımlarız, dönemezsem yakarsın." vasiyetinde bulundu.
Mehmed İhsan Efendi, bu emaneti yıllarca büyük bir titizlikle muhafaza etti. Kendi el yazısıyla ikinci bir nüsha hazırlamasına rağmen, vasiyete sadık kalarak meallerin yakılmasını sağladı. Bu olay, Türk kültür ve edebiyat tarihinin en çok konuşulan hadiselerinden biri olarak kabul ediliyor.
Yozgat'ın Gururu Olarak Hatırlanıyor
Şöhret ve makamdan uzak duruşu, ilmî derinliği, yetiştirdiği öğrenciler ve Türk-İslam kültürüne yaptığı katkılarla hafızalarda yer edinen Mehmed İhsan Efendi, bugün de Yozgat'ın yetiştirdiği en önemli ilim adamlarından biri olarak gösteriliyor.
Hayatını ilme, eğitime ve insan yetiştirmeye adayan Mehmed İhsan Efendi'nin bıraktığı ilmi miras, yetiştirdiği talebeler ve kurduğu akademik kurumlar aracılığıyla yaşamaya devam ediyor. Yozgat'ın yetiştirdiği bu büyük âlim, yalnızca bir şehir için değil, tüm İslam dünyası için önemli bir ilim ve irfan değeri olarak anılmayı sürdürüyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.