Almanya’da gerçekleştirilen yeni bir bilimsel çalışma, kısa süreli yulaf ezmesi tüketiminin kolesterol seviyeleri üzerinde belirgin etkiler oluşturabileceğini ortaya koydu. Bonn Üniversitesi’nde görev yapan araştırmacılar, metabolik sendrom riski taşıyan yetişkinler üzerinde yürüttükleri çalışmada iki günlük yulaf temelli beslenmenin kalp sağlığı göstergelerinde iyileşme sağladığını açıkladı.
Araştırmaya yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, yüksek kan lipitleri veya fazla kilo gibi metabolik sendrom belirtileri bulunan 32 yetişkin katıldı. Katılımcılar iki gün boyunca günlük toplam 300 gram yulaf ezmesini suyla haşlanmış şekilde ve üç öğüne bölerek tüketti.
Beslenme programında yalnızca meyve ve sebze eklemelerine izin verildi. Günlük kalori alımı ise katılımcıların normal tüketiminin yaklaşık yarısına düşürüldü. Kontrol grubunda yer alan bireyler de kalori kısıtlamalı diyet uyguladı ancak yulaf tüketmedi.
LDL Kolesterolde Yüzde 10 Azalma
Araştırma sonunda her iki grupta da sağlık göstergelerinde iyileşme gözlemlendi. Ancak yulaf ezmesi tüketen grupta LDL (kötü) kolesterol seviyesinde yaklaşık yüzde 10 oranında düşüş kaydedildi.
Ayrıca bu gruptaki katılımcıların ortalama iki kilo verdiği ve tansiyon değerlerinde hafif gerileme yaşandığı belirtildi. Uzmanlar, iki günlük kısa bir sürede elde edilen bu düşüşün dikkat çekici olduğunu vurguladı.
Bağırsak Mikrobiyotası Etkisi
Araştırma ekibinde yer alan Beslenme ve Gıda Bilimleri Enstitüsü uzmanları, yulafın kolesterol üzerindeki etkisinin bağırsak mikrobiyotasındaki değişimle bağlantılı olduğunu ifade etti.
Yulaf ezmesinde bulunan prebiyotik lifler, bağırsakta yararlı bakterilerin çoğalmasını destekliyor. Bu bakteriler sindirim sırasında kolesterol düşürücü bileşiklerin oluşumuna katkı sağlıyor. Böylece LDL kolesterol seviyelerinde anlamlı bir azalma meydana geliyor.
Uzmanlardan Uyarı ve Öneriler
Beslenme uzmanları, yulafın doğal olarak düşük doymuş yağ içeriğine sahip olduğunu, lif ve bitkisel protein bakımından zengin bir tam tahıl olduğunu belirtiyor. Bu özellikleri sayesinde kalp dostu bir besin olarak öne çıkıyor.
Ancak uzmanlar, özellikle diyabet veya pre-diyabet riski bulunan bireylerin porsiyon kontrolüne dikkat etmesi gerektiğini hatırlatıyor. Yulafın sağlıklı bir besin olduğu ancak tek başına mucizevi bir çözüm olmadığı, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme planının parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Araştırma sonuçları, düzenli ve kontrollü yulaf tüketiminin kalp sağlığını destekleyebileceğini gösterirken, uzun vadeli etkilerin ortaya konulabilmesi için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.




