Sudan Emniyet Teşkilatı’nda teğmen rütbesiyle görev yapan genç bir polisken Türkiye Bursları (YTB) programını kazanan Dr. İbrahim M. Nasir’in hayatı, eğitim amacıyla geldiği Türkiye’de bambaşka bir yöne evrildi. Akademik kariyerini Türkiye’de sürdüren Nasir, yıllar içinde yalnızca bir öğrenci ya da akademisyen değil, aynı zamanda Türkiye ile güçlü bağlar kurmuş bir gönül elçisi haline geldi.
Türkiye’de geçirdiği süre boyunca toplumsal yaşama aktif şekilde katılan Nasir, kültürel uyumu ve Türkiye’ye duyduğu aidiyetle dikkat çekiyor. Kendisini esprili bir dille “çifte kavrulmuş Türk” olarak tanımlayan Nasir’in bu sözleri, yaşadığı kültürel bütünleşmenin en samimi ifadesi olarak öne çıkıyor.
“Kendime Türkiye’de bir memleket seçmem gerekiyordu”
Dr. Nasir, Türkiye’de kendisini bir şehre ait hissetme sürecini şu sözlerle anlatıyor: “Herkes bana çok şaşırıyor. ‘Çorumlu musun?’ diye soranlar bile oldu. Ben de düşündüm, Türkiye’de kendime bir memleket bulmam gerek. Yozgat’a gitmiştim. Yozgat’ta Karaveli köyü var. Dedim ki ben artık hem veliyim hem karayım. O günden sonra Yozgat Karavelili oldum.”
Bu sözler, Nasir’in Türkiye ile kurduğu bağın yalnızca akademik ya da resmi bir ilişki olmadığını, aynı zamanda güçlü bir manevi aidiyet taşıdığını gösteriyor.
Ailesiyle birlikte Türkiye’ye kök saldı
Dr. Nasir’in Türkiye ile bağı yalnızca kendi hayatıyla sınırlı değil. Ailesi de bu kültürel bütünleşmenin bir parçası olmuş durumda. Kızının yalnızca Türkçe konuştuğunu belirten Nasir, günlük yaşamlarında Türk toplumunun bir parçası gibi hissettiklerini ifade ediyor.

“Misafirliğe gittiğimizde kızım ‘Oradakiler Türkçe konuşuyor mu?’ diye soruyor. Arapça dersem tedirgin oluyor” diyen Nasir, ailesinin Türkiye’ye ne kadar uyum sağladığını bu örnekle anlatıyor.
Sudan halkı için barış ve dostluk vurgusu
Açıklamalarında Sudan halkına da değinen Dr. Nasir, ülkesinin zor dönemlerden geçtiğini ancak halkın doğası gereği barışçıl olduğunu vurguluyor. “Sudan’da halkın ne kadar acı yaşadığını herkes biliyor. Biz çok mülayim bir milletiz. Kimseye zararımız yok. Sudan’a giderseniz hiç kimse size agresif davranmaz” sözleriyle Sudan halkının misafirperverliğine dikkat çekiyor.
Kültürler arasında kurulan güçlü bir köprü
Dr. İbrahim M. Nasir’in hikayesi, Türkiye’de eğitim gören uluslararası öğrencilerin zamanla iki ülke arasında nasıl birer kültür elçisine dönüştüğünü de ortaya koyuyor. Sudan’dan Türkiye’ye uzanan bu yolculuk, yalnızca akademik başarı değil; kültürel uyum, aile bağları ve karşılıklı sevgi üzerine kurulu güçlü bir insan hikâyesi olarak öne çıkıyor.





