Türkiye'nin tıp alanındaki küresel başarısı denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan Prof. Dr. Mehmet Haberal, tam 36 yıl önce bugün tıp literatürüne altın harflerle geçecek bir operasyona imza attı. 15 Mart 1990 tarihinde, sadece Türkiye’de değil; Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı kapsayan devasa bir coğrafyada bir ilk yaşandı. Çocuklarda canlıdan kısmi (segmental) karaciğer nakli başarıyla gerçekleştirildi.

Gül İsmet Mert’ten alınan karaciğer parçasının oğlu Çağdaş Anıl Mert’e nakledilmesiyle başlayan bu süreç, o günden bugüne binlerce çocuğun hayata tutunmasını sağladı. Bu operasyon, o dönemde imkansız görülen bir kapıyı aralayarak dünya genelindeki bilim insanları için de bir "pusula" vazifesi gördü.

Tarihi Yıl Dönümünde Yine Ameliyathanede: Kastamonu'dan Gelen Umut

Prof. Dr. Mehmet Haberal ve profesyonel ekibi, bu tarihi başarının 36. yıl dönümünü kutlamak yerine, Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi’nde yine operasyon masasındaydı. Kastamonu’da meydana gelen elim bir trafik kazası sonrası beyin ölümü gerçekleşen bir vatandaşın organları, dört ayrı hastaya umut oldu.

Haberal ve ekibi, anlamlı yıl dönümünde bir karaciğer ve bir kalp naklini başarıyla tamamlarken, eş zamanlı olarak iki böbrek nakli operasyonunu sürdürdü. Bu durum, organ naklinin sadece cerrahi bir işlem değil, kesintisiz bir adanmışlık hikayesi olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Türkiye’nin Organ Nakli Yasası ve Dünyadaki Yeri

. Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın 1979 yılında öncülük ettiği 2238 Sayılı Organ Nakli Yasası, zaman içinde yapılan düzenlemelerle kadavradan nakillerin önünü açtı.

Haberal, özellikle 12 Eylül sonrası süreçte yasal engellerin aşılması için büyük çaba sarf etmiş, beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organlarının nakledilebilmesi için gerekli olan 14. madde değişikliğini hayata geçirdi. Bugün gelinen noktada Türkiye, canlıdan canlıya nakillerde dünya sıralamasının en üst basamaklarında yer alıyor.

"Sizi Başka Ülkelere Muhtaç Etmeyiz"

Prof. Dr. Mehmet Haberal, 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, Türk tıbbının gücüne vurgu yaptı. Cumhuriyetin kurucu değerlerine ve tıp şehitlerine atıfta bulunan Haberal, şu ifadeleri kullandı: "Tüm vatandaşlarımıza ve bölge insanına sesleniyorum; sizi başka ülkelere muhtaç etmeyiz. Ne gerekiyorsa burada, kendi ülkemizde yapacak güçteyiz. Tek eksiğimiz daha fazla organ bağışı ve güçlü iletişimdir."

Organ Bağışı: 30 Bin Kişi Umut Bekliyor

Bugün Türkiye’de yaklaşık 30 bin hasta, yaşam yolculuğuna devam edebilmek için uygun organın bulunmasını bekliyor. Uzmanlar, beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organlarının bağışlanmasının önemine dikkat çekiyor.

Başkent Üniversitesi ekibinden uzmanlar, organ naklinin mucizevi sonuçlarını şu örneklerle anlatıyor:

Hacettepe Üniversitesi’nden Yeni Tezsiz Yüksek Lisans Programı
Hacettepe Üniversitesi’nden Yeni Tezsiz Yüksek Lisans Programı
İçeriği Görüntüle

· 6 aylıkken karaciğer nakli olan bebekler bugün tıp fakültesi öğrencisi.

· Organ nakli olan hastalar bugün evleniyor, anne-baba oluyor ve toplumun üretken birer parçası haline geliyor.

· Rüyasında böbrek nakli olduğunu gören çocukların hayalleri bu merkezlerde gerçeğe dönüşüyor.

Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın 3 Kasım 1975’te başlattığı bu uzun yolculuk, bugün uluslararası bir başarı öyküsüne dönüşmüş durumda. 15 Mart 1990’daki ilk çocuk karaciğer nakli, tıbbi bir operasyonun ötesinde, bir milletin bilimle neleri başarabileceğinin simgesi oldu.

Ancak hekimlerin mesajı net: Tıbbi teknoloji ve uzmanlık ne kadar ileri olursa olsun, çözümün bir ayağı da toplumun duyarlılığıdır. Kadavradan organ bağışının artması, rüyalarında şifa bekleyen binlerce hasta için tek gerçek çözümdür.