Yozgat ilinin en hızlı gelişen ilçelerinden biri olan Yerköy, şehir merkezine 40 km uzaklıkta konumlanıyor. Şehir merkezinden dolmuşlarla kolayca ulaşılabilen ilçeye, karayolu ile ulaşım oldukça pratik. Bunun yanı sıra, Yerköy aynı zamanda demiryolu bağlantısına da sahip. Ankara-Kayseri Demiryolu hattının ilçeden geçmesi, Yerköy’ün ulaşım açısından büyük avantaj sağladığı bir diğer önemli özelliktir. Hem kara yolu hem de demir yolu ağı ile ulaşılabilirlik açısından stratejik bir konumda yer alıyor.
Yerköy’ün Tarihi Gelişimi ve Ekonomik Yapısı
Yerköy’ün tarihi, Cumhuriyet dönemiyle birlikte önemli bir ivme kazanmıştır. Ankara-Kayseri Demiryolu hattının bu bölgeden geçmesi ile ilçe, 1935 yılında bucak, 1945 yılında ise ilçe statüsüne kavuşmuştur. Tarım ve hayvancılık ekonomisinin temel dayanak olduğu Yerköy, son yıllarda sanayi alanında da gelişmeye başlamıştır. İlçede sanayi tesislerinin kurulmaya başlaması, Yerköy’ün ekonomik çeşitliliğini artıran önemli bir gelişme olarak öne çıkmaktadır. 2016 verilerine göre ilçenin toplam nüfusu 36 bin 263 olup, 2 belde ve 58 köyü bulunmaktadır.

Yerköy'ün Şifalı Su Kaynakları
Yerköy’ün doğal kaynaklarından en bilinenlerinden biri, şifalı termal sularıdır. Sağlık Bakanlığı raporlarına göre, Yerköy’ün termal suları, birçok hastalığa şifa olmaktadır. Nevrit, nevralji, kırık-çıkık sekelleri, kadın hastalıkları, romatizmal hastalıklar, çeşitli ağrılar ve cilt hastalıkları bu suyun tedavi edici özelliklerinden sadece bazılarıdır. Yerköy, bu doğal zenginliği ile hem sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip hem de bölge halkına büyük faydalar sağlamaktadır.

Keçi Kalesi: Bir Efsanenin İzinde
Yerköy’ün tarihi zenginlikleri arasında yer alan bir diğer dikkat çekici nokta ise Aşağı Eğerci Köyü'nde bulunan Keçi Kalesi’dir. Keçi Kalesi, bölgenin en ilginç efsanelerine ev sahipliği yapmaktadır. Efsaneye göre, zalim bir firavun, burada yaşayan Müslümanlara büyük zulümler yaparmış. Müslümanlar, bir gece kaleyi fethetmek için ilginç bir plan yapmışlar. Bu plan kapsamında 1000 kadar keçinin boynuzlarına mum takarak, mumları yakmışlar ve keçileri kaleye doğru sürmüşler. Gece karanlığında ne olduğunu anlamayan firavun ve askerleri, keçilerle gelen ışıkları görünce paniğe kapılmış ve kaleden atlamışlar. Böylece kale, Müslümanlar tarafından fethedilmiş ve bu olayın ardından kale, "Keçi Kalesi" olarak anılmaya başlanmıştır.





