Ölçü, puan ve program odaklı ebeveyn tutumlarının çocukları hayata karşı savunmasız bıraktığını vurgulayan Özer, anne ve babalara güçlü bir öz eleştiri çağrısında bulundu.

Kırıkkale’nin Bayraktepe Camii 4 Bin Kişilik Kapasitesiyle Yükseliyor
Kırıkkale’nin Bayraktepe Camii 4 Bin Kişilik Kapasitesiyle Yükseliyor
İçeriği Görüntüle

Başarıyı Sınıfların Duvarları Arasına Hapsettik

Psikolojik Danışman ve eğitimci Nevzat Özer, çocukların yalnızca akademik başarı kriterleriyle değerlendirildiğini belirterek, bunun uzun vadede ciddi sorunlara yol açtığını ifade etti. Özer, “Çocukları ölçülerle, puanlarla ve programlarla büyütüyoruz. Ama beklemeyi, paylaşmayı, denemeyi ve kendi yolunu keşfetmeyi öğretmiyoruz. Başarıyı sınıfların duvarları arasına hapsettiğimizde, hayat karşılarına çıktığında hazırlıksız yakalanıyorlar” sözleriyle mevcut eğitim anlayışını eleştirdi.

“Okulda Başarılı, Hayat Okulunda Başarısız Nesiller”

Yıllardır eğitimcilerin çocukları ve gençleri anlamaya yönelik yazılar yazdığını, araştırmalar yaptığını belirten Özer, asıl sorunun bakış açısında olduğunu dile getirdi. “Havuz problemlerini çözen bir çocuğun hayattaki tüm problemleri de çözeceğini zannediyoruz” diyen Özer, bu anlayışın sonucunda okul hayatında başarılı ama hayat okulunda başarısız bireyler yetiştiğini vurguladı.

Aile Bağları Zayıflıyor, Çocukluk Yalnızlaşıyor

Özer, çocukların dedesiz, nenesiz ve ninnisiz büyüdüğüne dikkat çekerek aile bağlarının zayıflamasının çocukların ruh dünyasında ciddi boşluklar oluşturduğunu söyledi. “Onları oyundan mahrum bırakıyoruz, sonra oyun terapisiyle iyileştirmeye çalışıyoruz” ifadeleriyle modern ebeveynliğin çelişkili yönlerine işaret etti.

“Çocuklar Programlanıyor”

Çocukların birey olarak değil, adeta bir makinenin programı gibi yetiştirildiğini savunan Özer, “Çamaşır makinesinde program seçer gibi çocukların hayat programlarını belirliyoruz” dedi. Çocukların acıdan, hayal kırıklığından ve üzüntüden aşırı şekilde korunmasının onları hayata karşı kırılgan hale getirdiğini belirtti.

Ego Yükseliyor, Empati Geriliyor

Nevzat Özer’e göre bu süreç, empati yoksunu ama özgüveni şişirilmiş bir neslin ortaya çıkmasına neden oluyor. “Sonrasında yüzünüze değil cebinize bakan, empati ve anlayışı düşük, kelimeleri yaralayarak kullanan çocuklar yetişiyor. Kalbe ve gönüle dokunamayan ama cep telefonuna dokunan bireyler oluşturuyoruz” sözleriyle tabloyu özetledi.

Anne ve Babalara Açık Çağrı

Özer, bu gidişatın tersine çevrilebilmesi için en büyük sorumluluğun ebeveynlere düştüğünü vurguladı. Çocukların sadece akademik değil, duygusal, sosyal ve insani yönleriyle de desteklenmesi gerektiğini belirten Özer’in açıklamaları, anne babalar ve eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı.

Muhabir: Haber Merkezi