1980 öncesi ülkücü gençliğe,20 yaşlarında Ülkü Ocakları genel başkanı seçilen daha sonra, MHP genel sekreter ve genel başkan yardımcılığı hizmetlerinde bulunan, Sivas milletvekili, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazasını büyük bir üzüntü ile takip ettim. Ama talihsiz bir kazanın ardından yaşanan talihsizlikler herkes gibi beni de kahretti. Ve derinden üzdü, düşündürdü. 20 yaşlarında Türkiyemiz’de Ülkü Ocakları genel başkanlığı yapan, bu yaşlardan itibaren, kendisini milletine adıyan, derdiyle dertleşen, söyleşen, ekmeğini paylaşan, mazlumların yanında, zalimlere karşı dik duran, düz yaşayan, doğru, hak yolda yürüyen, büyük ülkü davasının hadimi iman eri, Muhsin Yazıcıoğlu başkanın bu kaza olayı 17 yıldır hala aydınlanmamış olması, ülkücüleri üzmüştür. Nedense Turgut Özal, Eşref Bitlis ve efsane valilerimizden Receb Yazıcıoğlu beyin ölümleri de şüphelidir. Kazaya sebeb olan bazı Fetocu subayların tutuklu olmuş olsalarda hala Muhsin başkanın olayı aydınlanmayı hala bekliyor.
1980’lere kadar, Türk gençliğinin örnek aldığı, takip ettiği gönül dostu. Muhsin başkanı devletimizin derin yapısı sevemedi. Onu zindanlarla çilelerle, işkencelerle ödüllendirdi. O bu karanlık günlere hiç aldırmadı, yılmadı, vatanına küsmedi. Yıllar sonra tekrar hizmetine kaldığı yerden devam etti. Muhsin Yazıcıoğlu’nu yakınen tanıma, sohbet ve konferanslarını dinleyenlerdenim. Almanya’nın Uhingen kasabasında ikamet eden akrabası olan Nizamettin Yıldırım beyin evinde sabah kahvaltısı ettik. O yıllar çalıştığım gazeteye de mülakat yapmıştım. Mülakatımızdan kısa bir bölümü sizlerle tekrar paylaşmak istiyorum:
“TÜRKİYEMİZİ
UNUTMAYINIZ”
12 Eylül 1980 Askeri darbe sonucu tutuklanan 8 yıla yakın zindanlarda çile çeken, daha sonra suçsuz olduğu ispatlanarak serbest kalan, vatanına sevdalı Yazıcıoğlu,
Avrupa Türklüğü’ne çağrıda bulunan bu çile yüklü kahraman gönül dostu, Muhsin başkan; “Anadolumuz’dan buraya göçüp gelmiş, burada ekmek parası kazanan sizlerin ızdırabını biliyorum. Sizler millet olarak devletten çok ileridesiniz. Sizleri buraya gönderenler, sizlerin müslüman olduğunuzu, buralarda ibadet edeceğinizi, dertleşeceğinizi hatırlayamadılar. Ama siz Avrupa ülkelerinde yaşayan kardeşlerimiz olarak kimsenin yardımı olmadan, buralarda milli kimliğimizi muhafaza edelim, dini ibadetlerimizi yapalım, çocuklarımıza dinlerini, diyanetlerini öğretelim diyerek camiler açtınız. Bu dernek ve camileri açanları kutluyorum.
Sizler aldırmayınız, burada yabancı Türkiyemizde Almancı dediklerine.
Gümrüklerde turistler çiçeklerle karşılanırken, sizler rüşvetle karşılandınız, iş yapmak istediniz zorluklarla karşılandınız. Sizler Avrupa da kalıcısınız, buranın vatandaşı da olmalısınız. Yine bu ülkelerde, öğretmen, Avukat, Mühendis, Doktor, Tüccar olmalısınız. Aktif olarak siyasi partilerde de görev yapmalısınız. Ama mutlaka müslüman Türk olarak kalmalısınız. Türkiyenin Toprağı sizin, o toprağın üzerinde hayalleriniz var, Şüheda olmuş dedeleriniz, nineleriniz, amcalarınız, dayılarınız var. Nazlı nazlı dalgalanan bayrağımız, gür seda ile okunan ezanlarımız var. Sizler onların hatırına devletimize küsmeyin. Siyasetçilere kızsanızda devlet sizin, sistemler değişir devletler, yaşar, devletimizi sevin”
Vatanı ve milleti için mücadele etmiş bir devlet ve gönül adamı. Siyasi kimliği ve yaşantısı ile Türkiye’de her kesimden insanın takdirini kazanmış dürüst insan. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu sizi bu millet çok seviyor, Allah mekanını cennet eylesin. Dualarımız sizlerin için. Allahım kadere ve kazaya inanlardanız, sen darda kalan kullarını koruyan, kollayansın. Kardeşimizi ve darda kalan bütün kullarını koru yarabbim.