Yozgat siyasetinin en büyük problemi bazen muhalefet değil, bazen ekonomi değil, bazen de Ankara değildir. En büyük problem; siyasetin etrafında dolaşan, makamların gölgesinde büyüyen ve yıllardır aynı kirli alışkanlıklarla kendine alan açan insan profilidir.
Çünkü bir şehrin kaderini sadece seçilmişler değil, seçilmişlerin yanında duranlar da belirler.

SİYASETİN VİTRİNİ, ŞEHRİN AYNASIDIR

Siyaset sadece kürsüden konuşmak değildir. Bir siyasetçinin yanında kimlerin durduğu, kimlerle yol yürüdüğü, kimi koruduğu, kimi büyüttüğü de en az yaptığı konuşmalar kadar önemlidir. Çünkü vatandaş artık sadece makama değil, makamın çevresine de bakıyor.
Yozgat merkezde de ilçelerde de insanların ortak bir serzenişi var:
“Bu adam hala nasıl bu yapının içinde durabiliyor?”
Çünkü vatandaş görüyor.
Kimin hangi masada oturduğunu…
Kimin hangi ilişkilerle ayakta kaldığını…
Kimin geçmişinde hangi karanlık izlerin olduğunu biliyor.
Sorun şu ki; toplumun vicdanında karşılığı olmayan bazı isimler, siyasetin koridorlarında hala kıymet görüyor. Üstelik bazen sadece görünen yüz de değiller. Yönetimlerin içinde, karar mekanizmalarında, aday pazarlıklarında, kulislerin tam ortasında yer alıyorlar.
İşte bu noktada mesele şahsi dostluk olmaktan çıkıyor.
Kurumsal çürüme başlıyor.

KARANLIK İNSANLAR NEREDEN GÜÇ ALIR BİLİYOR MUSUNUZ?

Siyasetin en tehlikeli hastalığı kötü insanların varlığı değildir.
Onlara sessiz kalan iyi insanların rahatlığıdır.
Bir insanın geçmişte yaptığı yanlışlar, topluma verdiği zararlar, insan ilişkilerindeki sorunlu karakteri herkes tarafından biliniyorsa ama buna rağmen o kişi hâlâ vitrine çıkarılıyorsa, orada artık bireysel değil ahlaki bir problem vardır.
Çünkü siyaset; sadece seçim kazanma sanatı değildir.
Aynı zamanda topluma karakter örneği sunma sorumluluğudur.
Bugün kapalı kapılar ardında Ankara’da da Yozgat’ta da ilçelerde de hesaplar yapılıyor. Kim aday olacak, kim kimi destekleyecek, kim hangi ekiple sahaya çıkacak…
Fakat unutulan çok önemli bir gerçek var:
Yanlış insanlar bazen bir adayın yıllarca kurduğu itibarı birkaç ayda yerle bir eder.
Vatandaş artık sadece projeye bakmıyor.
Karaktere bakıyor.
Samimiyete bakıyor.
Kimin hangi insanlarla yol yürüdüğüne dikkat ediyor.
Çünkü halkın feraseti, siyasetçinin çevresindeki karanlığı çok önceden fark ediyor.

MAKAMI KORUYAN ŞEY GÜÇ DEĞİL, İTİBARDIR

Bir makamı koruyan korumalar değildir.
Bir makamı ayakta tutan güç gösterisi değildir.
İtibardır.
Ve itibar bazen tek bir yanlış insan yüzünden çöker.
Yozgat siyaseti artık şunu anlamalı:
Toplumun yük olarak gördüğü isimleri sırtında taşıyanlar, bir süre sonra o yükün altında kalır.
İnsanlar artık temiz yüz görmek istiyor.
Dava ahlakı görmek istiyor.
Mütevazılık görmek istiyor.
Kibirden, menfaatten, kirli ilişkilerden yorulan bir toplum var.
Siyasetin vitrinine çıkarılan herkes aslında o yapının karakterini temsil eder. O yüzden hiç kimse “Ben bilmiyordum” diyemez.
Çünkü bazen bir insanı yanında tutmak bile başlı başına bir tercihtir.
Karanlık insanlar bir yapıya sonradan zarar vermez.
Önce vicdanı çürütür, sonra itibarı tüketir, en sonunda da davayı yalnız bırakır.
Bu yüzden siyasette en önemli mesele bazen kimin geldiği değil, kimin uzak tutulduğudur.