Haftanın ilk günü…
Bereket, sağlık ve huzur diliyorum.
İnşallah tüm güzellikleri önce kalbinizde, sonra dünyanızda yaşarsınız.
Yozgat, geniş bir coğrafyanın şehri.
Merkezden ilçelere uzanan yollarımız var. Kimi kısa görünür, kimi uzun… Ama bazen mesele kilometre değildir. Bazen en yakındaki ilçe bile gönül mesafesi kurulmadığında çok uzak kalır.
Şehrin Ankara girişinde, Sarıhacılı Mahallesi tepesinde dalgalanan 14 Türk bayrağı var. Yozgat merkez ve 13 ilçeyi temsil eden o bayraklar, aslında bize çok şey söylüyor.
Bir şehir sadece haritada birleşmez.
Yollarla, gönüllerle, emekle, hizmetle birleşir.
Akdağmadeni, Aydıncık, Boğazlıyan, Çandır, Çayıralan, Çekerek, Kadışehri, Saraykent, Sarıkaya, Şefaatli, Sorgun, Yenifakılı, Yerköy ve Yozgat merkez…
Her biri ayrı bir hikaye, ayrı bir kültür, ayrı bir bereket.
Ama kabul edelim; yıllarca bu ilçelerle merkez arasında güçlü bağlar kurmakta zorlandık. Ulaşım eksikliği vardı, iletişim eksikliği vardı. Siyasi, ticari ve sosyal bağlarımız da çoğu zaman zayıf kaldı.
Yozgat’ta yaşayıp ilçelerini görmeden ömür tüketen insanlar tanıyorum.
Hangi ilçe hangi güzergahta bilmeden yaşayanlarımız var.
Seçim zamanı yolu düşen, program bitince unutan siyasetçilerimiz de oldu.
Peki merkez ile ilçeler arasındaki etkileşim nasıl gerçek bir bağa dönüşür?
Siyasetçinin eyleme dönüşmeyen “Ben sizin de temsilcinizim” edebiyatı yeter mi?
Seçimden seçime hatırlamak yeter mi?
Sosyal medya paylaşımları yeter mi?
Ticari ilişkiler tek başına yeter mi?
Bence yetmez.
İşte tam da burada “iyi ki üniversitemiz var” diyoruz.
Yozgat Bozok Üniversitesi, bugün sadece merkezde değil, ilçelerde de önemli bir bağ kuruyor. Evet, bazı ilçelerde zamanında siyasi beklentilerle açılmış, gerekliliği tartışılmış yapılanmalar olabilir. Ama bugün geldiğimiz noktada üniversitenin birçok ilçede oluşturduğu hareketlilik, merkez ile ilçeler arasındaki bağı güçlendiren en önemli unsurlardan biri haline geldi.
Öğrenci geliyor, akademisyen geliyor, etkinlik oluyor, bilimsel çalışma yapılıyor, sosyal hayat canlanıyor.
Bir ilçenin kaderi bazen bir okulun kapısından içeri giren gençlerle değişiyor.
Yozgat’ın geleceği de işte bu bağda saklı.
Bayraklarımız tepede dalgalanıyor.
Ama asıl mesele o bayrakların temsil ettiği ilçeleri gönülden birbirine bağlayabilmek.
Yozgat bunu başardığı gün, sadece merkez büyümeyecek.
Bütün şehir ayağa kalkacak.
Yozgat merkez ile ilçeler arasındaki iletişimin etkileşimle hayat bulduğu bu günlerde kurulacak her köprü yıllardır yıktığımız, kopardığımız bağları kuvvetlendirecektir.
Hayırlı haftalar Yozgat!