Ortadogu kan gölüne dönmüş, Filistin ve Ürdün işgal edilmiş, Suriye yeniden kendine dönmek isterken Ortadoğu da yeni bir fitne ateşinin yakılmış olması endişe verici...
Maalesef Müslümanlar korku ve endişe içinde. Birgün bize de bu Siyonist zalimler saldırırlar diye endişe taşıyorlar. Tek çözüm Müslüman ülkelerin bir ve beraber olması. Türkiye, Afganistan, Irak, İran, Suriye, Filistin, Lübnan, Mısır, Arap Ülkeleri ve diğer tüm Müslüman ülkeleri tek bir liderin etrafında, tek bir bayrağın altında birleşmedikleri sürece oluk oluk akan kan durmayacak, zulüm devam edecektir.
Müslümanlar yurtlarından ediliyor, kadın ve kızlara tecavüz ediliyor, masum halk öldürülüyor. Biz bir şey yapamiyoruz. Zalimlerin at oynattığı, mazlumun feryat ettiğ, zulmun yaşandığı bir dünyada çaresizlik icinde debelenip duruyoruz. Dünyada 2 milyar Müslüman var; biz bu kadar çaresiz olamayız.
Bu ümmetin Peygamberi Hz. Muhammed (sav) buyuruyor: “Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim, kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir Kim bir Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da o sebeple onu Kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir Müslümanı örterse, Allah da onu kıyamet günü örter” buyuruyor.
Siyonistlerin fitne ateşi bir ülkeden diğerine yayılıyor ve ateş düştüğü yeri yakıyor. Ortadoğu kan ağlıyor; Bu zulme karşı sesini çıkarmayan ülkelere de ateş yayılıyor. İç kargaşalar, mezhep çatışmaları- savaşlar Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmişken bir de Amerikan ve İsrail belası çıktı karşımıza. Maalesef Ortadoğu da akan kan Müslüman kanıdır.
Türk-İslam Birliği, Müslüman aleminin tek çözüm yoludur.
Ekonomisi güçlü bir Türk-İslam Birliği ekonomik açıdan da önemli bir refah kaynağı olacaktır. Bu toplumlar kendi aralarinda güven içinde, tedirginlik duymadan iş birliği yapabilecekler, ticari faaliyet içinde olacaklar ve ciddi bir güç oluşturacaklardir.
Batılı kurum ve kuruluşların sürekli olarak bu bölgelerin kalkınması için aktardıkları fonlara da gerek kalmayacak, bu fonlar dünya ekonomisinin güçlenmesi için kullanılacaktır.
Türk-İslam Birliği, Müslüman alemi için tek çözüm yoludur. İslam Ortak Pazarı sayesinde, bir ülkede üretilen ürünler, gümrük, kota gibi sınırsal engellere takılmadan bir diğer ülkede kolaylıkla pazarlanabilecektir. Ticaret alanı genişleyecek, tüm Müslüman ülkelerin pazar payı artacak, ihracat gelişecek, bu durum Müslüman ülkelerdeki sanayileşme sürecini de hızlandıracaktir. Ekonomide birlik sağlanacak kalkınma ve teknolojide de gelişme yaşanacaktır.
Ekonomisi güçlü bir Türk-İslam alemi, Batı dünyası ve diğer toplumlar için de önemli bir refah kaynağı olacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk-İslam dünyasının birliğinin sağlanmasında öncü olması, bize tarihin yüklediği bir sorumluluktur. Siyasi çekişmeler bir kenara bırakılmalı kardeşçe kucaklaşmaliyiz.
Bu vebalin bu sorumlugun yerine getirilebilmesi için, öncelikle tüm İslam dünyasına örnek teşkil edebilecek bir modelin oluşturulması lazımdır.
Türk ve İslam Dünyasını tek çatı altında buluşturacak tarihi bir projeye ihtiyaç vardir. Türk ve İslam Dünyasının birlikteliği yeni bir dünya düzeninin doğuşunu müjdeleyecektir. Bu amaçla atılacak adımlar biz de değil tüm dünyada yeni bir medeniyetin başlangıcını oluşturacaktır. Bu zulümler bitsin Siyonist saldırılar dursun istiyorsak güç birliğine ihtiyacımız vardır.
Aslında Türk dünyasının birlikteligi bile bizim için yeterlidir. Birer birer siyonizme av olmak aptallıktır vebaldir günahtır. Türk ve İslam dünyası uyarmak ve davasına sahip çıkmak zorundadır...Müslüman alemi olarak bu vebali taşiyamayiz ve sorumluluktan da kacamayiz. Yüce Allah indinde de vebal altında olduğumuzu unutmayalım...