Hak için halka katlanmak, bu uğurda emek ve çaba sarfetmek ibadettir. Devlet ve millet adamı kendisini halka hizmet için adamış insandır. Onun özel hayatı olmaz, onun boşa geçireceği zamanı da yoktur. Çünkü o hem halka, hem de Yüce Yaratana söz vermiş, kendisini bu uğurda hizmete adamış insandır.
İnsan halka hizmet ettikçe yücelir, çalıştıkça kutsallaşır, alın teri döktükçe Gönüllerde ve kalplerde yer eder. Bu tutum hem halkı, hem de Hakkı memnun eder.
Hizmet adamı umutsuz ve çaresiz olmaz. Çünkü onun için çare ve çözüm kapıları açıktır: Önce Hakka güvenir, sonra halka; her işinde hayra yönelirse, önü açılır umut kapıları kapanmaz. Çaresizlik, acizliktir; çözümsüzlük aciz insanların işidir.
Sonuçta arkanızda halk vardır; dualarınızda size yardımcı olacak Hakk vardır. Yeterki siz sıtkı candan işinize sarılın, samimi ve dürüst olun. Niyeti hizmet ve çalışmak olan yöneticinin yardımcısı Yüce Allah’tır. Yeter ki niyeti halis, düşüncesi samimi, özü de Hakk olsun!..
İnsan her konuda yeterli bilgiye sahip olamayabilir. Tecrübeniz, kapasiteniz her konuyu çözmeye yeterli olmayabilir. Ama arkanızda halk, gönlünüzde Hakk vardır; ona müracaat etmekten uzak durmamalısınız.
Halkın içinde size destek ve yardımcı olacak nice ufku ve gönlü açık insanlar, kabiliyet ve yetenekli uzmanlar vardır...
Atalar ne demiş: “Danışan dağlar aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış” Öyle ya danışmaktan, istişare etmekten niye uzak duralım ki? ”Biz görevimizi halkla birlikte, halka sorarak yapacağız!” diyen yöneticilerin o göreve geldikten sonra halkı unuttuğunu, hatta hiçe saydığı görmek istemeyiz; öyle degil mi?
Yönetici için halk en büyük destektir ve halk en büyük yardımcıdır. Güvendiğiniz halkın içinde size yardımcı olacak yüzlerce ehliyeti, liyakatli insanlar, uzmanlar vardır. Onlardan kendinize yardımcılar, istişare edecek insanlar aramalısınız. Her işin bir uzmanı ve ehli vardır, onu arayıp bulursanız önünüz ve ufkunuz açılır, siz de hizmette başarılı olursunuz.
Daraldığınız ve tıkandığınız anda o ehliyeti ve liyakati sahibi insanlar hizmet için dağları taslari aşar; yıkılmaz sanılan kaleleri yıkarlar. Çünkü arkanızda halk, kalbinizde Hakk davasına hizmet etme aşkı vardır. Dürüst ve samimi ehil insanlar kapalı bütün kapıları birer birer açarak yoluna devam ederler.
Siz her şeyi ben bilirim kibirine kapılırsanız iş orda biter, kendinizi de halkı da perişan edersiniz!.. üç
Günlük dünyada çalmış çırpmış kesenizi doldurmuş, sadece dost yaren ahbap kayırmışsanız: İşte orda işiniz bitmiş, halktan kopmuş, Hakk’dan da uzaklaşmış olursunuz. Siz de bitersiniz davanız da biter…
Peygamber Efendimizi ve Ashabını hatırlayın; cahilliğin, zorbalığın, kargaşa ve karmaşanın içinden örnek ve dirayetli bir devlet çıkarmışlar ve kardeşliği, hizmeti hakim kılmışlar. Peygamberimizin ve Halifelerinin yönetim biçimini de düşünün: onlarda istişare, diyalog ve dayanışma; bir de Hakk için çalışma ve Hakk’a teslimiyet vardır.
Hizmete talip olanların yüreğinde memleket sevdası ve çalışma aşkı olmalıdır. Halka hizmeti Hakka hizmet kabul edenlerin Gecesi gündüzü olmaz, kendini halka adar.
Uzun lafın kısası: Biz kendimizi halka ve Hakk’a adamak çalışmayı ve halka hizmeti ibadet kabul etmek durumundayız... Yoksa günü gün etmek, çevremizi gönüllemek bizi kurtarmaz.Halka ve Hakk’a hizmeti hedeflemişsek önümüzde aşamayacağımız engel kalmaz.
Gök Kubbede hoş bir seda bırakmak, Gönüllerde yer etmek, halkın sevgisini, Hakk’ın rızasını kazanmak istiyorsak, dur durak bilmeden çalışmak, halkın gücünü- gönlünü ve desteğini almak zorundayız!.. Çalışma bir ibadetse biz bu ibadeti huzur içinde yapmalıyız. Yoksa birileri gibi silinir
gideriz. Biriktirdiğimiz, topladığımız mal mülk de yevmi kıyamette bizden davacı olur. Tercih sizin, görevin ve makamın hakkını verin deriz... Çünkü görevin ve vebalin kutsal bir sorumluluğu vardır.