Yozgat ismi önceki dönemleri ve isimlerini bir kenara bırakırsak Osmanlı tahrir defterlerine göre ilk kez 1530 yılında kayıtlarda geçiyor.
Aradan geçen yaklaşık 487 yıl boyunca Çeşka Kalesi’nin; askeri bir üs olarak mı kullanıldığı, ortaçağ Hristiyanlarına ait bir manastır mı olduğu yada altında kerkenez harabelerine kadar bir tünel olup olmadığı konusu hala şehir efsaneleri olarak günümüzde kulaktan kulağa dolaşıyor.
Dehlizlerin içinde definecilerin yüreklerini hoplatan eserler olduğu, girenlerin efsunlandığı vs. vs. bölgenin konusu açıldığında ilk tartıştığımız konu başlıkları…
Köşe yazılarımda defaatle dile getirdiğim husus tam olarak bu.
‘Yozgat’a yatırım’ yapma konusunda işadamlarını kente toplayıp burada bir şeyler yapın dedikten sonra işadamlarımızın ‘uygun zamanlarını beklemektense elimizdeki bu gibi değerlerin ‘değer’ olduğunu idrak etmek daha doğru geliyor.
Yanı başımızda ki Polatlı ilçesi ünlü Frigya kralının yaşadığı ve öldüğünü söylediği bölgeden Tümülüsler açarak ilçede müthiş bir turizm akımı başlattı, kral Midas adı altında tiyatro festivali başta olmak üzere birçok kültür, sanat etkinliği yapılıyor.
Farkındalık oluşturması için küçük bir örnek…
Yanı başımızdaki Sarıkaya Roma Hamamı’nı restore edip tanıtım materyali olarak sadece orayı kullanmamız yetmez, farkındalığı daha vizyonlu ekiplerle ve bakış açılarıyla sağlamamız gerekiyor.
Bu şehrin ilçelerini karış karış gezdim. Sadece merkezde değil birçok ilçesinde araç ulaşımının olmadığı yerlerde kaleler, tümülüsler, tarihi yapılar var ve birçoğunda yabancı uyruklu arkeologlar görev yapıyor!
Bu bölgelere yerli arkeologlarımızı davet edip üniversitelerle ve akademik kuruluşlarla tamamen milli bir ekiple bölgeyi açık hava müzesi haline getirip, kültür mirasına kazandırıp, amiyane tabirle kente katkısı noktasında ‘ekmeğini yemeliyiz.’
İnsanların Mars’ta yaşam aradığı yüzyılda artık Çeşka bölgesinin ne olduğuna karar verip onun üzerinden turizm faaliyetleri icra etmemiz gerek.
Sadece kültürel miras anlamında değil bölge sportif havacılık başta olmak üzere; motokros, enduro, off road, dağ bisikleti gibi doğa sporları branşları içinde oldukça elverişli bir yer.
Motosiklet Federasyonu Teknik sorumlusunu yarışmalar yapılması için bölgeye davet edip gezdirdiğimde Çeşka’nın doğal parkurlar barındırdığını ifade etti bana, bir diğer örnek , THK-Belediye iş birliği ile 2 yıl önce yamaç paraşütü hedef şampiyonası düzenlendi.
Onlarca sporcu burayı tanıdı ve sevdi.
Dönem dönem uçuş yapmak için çevre illerden burayı tercih edenler oldu.
THK yetkilileri Çeşka Tepesi’nin dünya standartlarında yamaç paraşütü kriterlerine uygun olduğunu dile getirdi, semalarında defalarca uçtuk, saatlerce havada kaldık. Bu değerleri yok saymayalım.
Kentin gelişimi için sanayi önemli bir etken ama kültür turizmi ve doğa turizmi de bu işin bambaşka ve göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir kısmı.
Bölgeye şu yapılsın, bu dikilsin demek benim haddime değil.
Ama çok iyi bildiğim bir şey var; zamanında tecrübe ettik ve gördük ki bu kenti orta Anadolu’nun bir markası haline getirmek istiyorsak alternatif turizme yönelmemiz, tarihimizden, kültürümüzden ve coğrafi imkanlarımızdan maksimum fayda sağlayacağımız projelerimizi hayata geçirmemizden geçiyor.