İnsan hayatında başarıya giden yollar çoktur; ancak bu yolların en sağlamı doğruluk ve dürüstlüktür. Yalan ise kısa vadede bir çıkış yolu gibi görünse de, uzun vadede insanı çıkmaza sürükleyen bir tuzaktır. Çünkü yalan üzerine kurulan hiçbir yapı kalıcı değildir. Temeli çürük olan bir binanın ayakta kalması nasıl mümkün değilse, yalan üzerine inşa edilen bir başarı da eninde sonunda çökmeye mahkûmdur.
Yalan söyleyen kişi, belki anlık çıkarlar elde edebilir. İnsanları kandırarak bir adım öne geçtiğini düşünebilir. Fakat unutulmamalıdır ki, yalanın ömrü kısadır. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkar. O zaman kazanılmış gibi görünen her şey bir anda kaybedilir. Daha da önemlisi, kaybedilen yalnızca maddi şeyler değildir; güven, itibar ve saygınlık da yalanla birlikte yok olur.
Ortaya attığı her yalan yafta ile kazandığını zannedenler kaybettiklerini er ya da geç anlarlar. Çünkü yalanların ömrü de kazancı da kısa olur eninde sonun tüm gerçeklerin ortaya çıkması gibi bir durum vardır.
Güven, insan ilişkilerinin temelidir. Bir insan bir kez yalan söylediğinde, karşısındaki kişinin gözünde güvenilirliğini yitirir. Bu güven kaybı ise telafisi en zor kayıplardan biridir. Çünkü insanlar hataları affedebilir, fakat aldatılmayı kolay kolay unutmaz. Bu nedenle yalanla elde edilen başarı, aslında başarısızlığın gecikmiş hâlidir.
Öte yandan doğruluk, sabır ve emek ister. Dürüst insan bazen yavaş ilerler, hatta zaman zaman kaybediyor gibi görünebilir. Ancak onun kazancı kalıcıdır. Çünkü doğrulukla elde edilen her başarı sağlamdır, güven verir ve sürdürülebilirdir. İnsanların gönlünde yer edinmek, saygı kazanmak ve huzurlu bir vicdana sahip olmak, yalanla değil ancak doğrulukla mümkündür.
Vesselam, yalanlarla kazanmak mümkün değildir; kazanılmış gibi görünen şeyler de aslında geçici bir aldanıştan ibarettir. Gerçek başarı, dürüstlükten vazgeçmeden yürüyebilmektir. Çünkü insanı yücelten, elde ettiği kazanç değil, o kazanca nasıl ulaştığıdır.
Yalanlarla Kazanma Şansınız Yok. Olsa da Allah katında kaybı büyüktür. BİLİN İSTEDİM.