** Böyle olmakla beraber yüzyıllarca hükmettiğimiz ve adaletle idare ettiğimiz topluluklarla çok derin kopmaz bağlarımız vardır.
** Tarihte birçok milletle çok uzun zaman ve asırlara sığmayan birlikteliklerimiz vardır. Haritalara, sınırlara sığmayan derin düşüncelerimiz, dostluklarımız, kader birliğimiz, hikâyelerimiz, masallarımız, destanlarımız, şarkılarımız, türkülerimiz, deyişlerimiz, terimlerimiz, ortak eserlerimiz, ortak mabetlerimiz, yatırlarımız, türbelerimiz, atasözlerimiz vardır.
** Bölgemizde, bu kadar olumlu yanı ve şansı olan başka bir devlet yoktur. Bölgede bulunan tüm devletlerin “Dini-dinime, dili-dilime.” uygundur.
** Küreselleşme tehdidine karşı millî yapılarımızla karşı çıkmalı, millî varlığımızı teşkil eden yapılarımızı güçlendirmeliyiz.
** Türkçe konuşan coğrafya ile ilişkilerimizi olduğundan daha çok geliştirmeliyiz.
** Yeraltı servetlerimize sahip çıkmalıyız. Millî geleneklerden kopmadan, akılcı ve bilimsel bir eğitim inşa etmeliyiz.
** Bize has millî bir ulaşım politikası geliştirmeliyiz. Bize has ve günümüz şartlarına uygun millî bir gıda politikası geliştirmeliyiz.
** Savunma sanayimizi geliştirmeliyiz. Ülke içinde ve dışında faaliyet gösteren müteşebbislerin her türlü yeni üretim ve teşebbüslerini desteklemeliyiz.
** Üretim ve ticaret kültürümüzü yeni nesiller aktarmalıyız. Girişimci ve kendine güvenen yeni nesiller yetiştirmeliyiz.
** Biz Batılılar gibi fırsatçı olmak yerine her şeyden önce kendimiz olmalı kendimiz gibi davranmalıyız.
** Türkiye olarak ne yapmalıyız? Sorusunu da kendimize sormamız ve cevabını da bulmamız gerekiyor.
** Üst üste koyduğumuzda ve tek tek ele aldığımızda gerçekten çok büyük avantajlarımız olduğu görülüyor.
** Siyasi sınırları aşan birlikteliğimiz ve gücümüz var. Bugün haritalarda görünen bir siyasi sınırlarımız var ama bu sınırları çok aşan bir gönül birliği olan topluluklar, milletler var.
** Coğrafyaya kayıtsız kalamayız. Biz kayıtsız kalsak bile, coğrafyadaki devletler bizi zorlar. Kayıtsız, ilgisiz, alakasız davranamayız, bize ümit bağlayan insanlar, topluluklar ve devletler var, onların ümidini boşa çıkaramayız.
** Bölge de bir Türk boyu tarafından idaresi altına alınmamış hiçbir topluluk yok. Bölgeyi çok geniş bir daire içine alacak olursak, idaremiz altına girmemiş bir topluluk bulunmuyor.
** Ticaret yolları üzerindeki bu bölgede Yaklaşık 2000 yıldan beri hüküm sürüyoruz. (Çin, Hindistan, Afrika ve Avrupa) Bu bölgede şöyle ya da böyle bir hâkimiyetimiz var ayak izimizin, adaletimizin ulaşmadığı bir yer yok.
** Bulunduğumuz coğrafyada ve dünyanın hiçbir yerinde bu kadar türlü çeşitli milletten, ırktan, inançtan meydana gelen insanları idare edebilme becerisini gösteren bir milletiz. Hindistan’da 900 sene kalmış ve oraları adaletle idare etmiş olmamıza rağmen, Hindistan’ı işgal eden İngilizler burada 150 yıl ancak kalabilmişlerdir.
** Bu kadar büyük bir coğrafyayı yüzyıllarca insanları adaletle, hoşgörü ile idare edebilme ferasetini gösteren başka bir millet yoktur.