İnsan çoğu zaman gerçeği değil, alıştığını yaşar.
Daha da önemlisi, zamanla alıştığını “gerçek” zannetmeye başlar.
Hayatın içinde fark etmeden benimsediğimiz o kadar çok kabul var ki… Nereden geldiğini bilmediğimiz ama sorgulamadan taşıdığımız düşünceler, bize ait sandığımız ama aslında bize öğretilmiş kalıplar… İşte tam da bu yüzden bazen en büyük yanılgımız, bildiklerimiz oluyor.
Çünkü bilgi, her zaman hakikat değildir.
Ben Medine Karacabay (İşbilen). Din Hizmetleri Uzmanı ve Manevi Danışman olarak insan hikâyelerinin tam ortasında geçen yıllar bana şunu öğretti İnsan çoğu zaman gerçeği aramaz; kendisine anlatılanın doğru olmasını ister.
Bu sadece bireysel bir durum da değildir. Toplum olarak da benzer bir eğilimin içindeyiz. Bize sunulanı, tekrar edileni, çoğunluğun kabul ettiğini daha güvenilir buluyoruz. Oysa hakikat çoğu zaman kalabalıkta değil; sorgulayan zihinde ortaya çıkar.
Ve en büyük yanılgı da burada başlar Alışkanlıklar, zamanla düşüncenin yerini alır.
Bir şeyin uzun yıllar böyle yapılmış olması, onun doğru olduğu anlamına gelmez. Ama biz çoğu zaman “Hep böyleydi” cümlesini bir delil gibi kullanırız. Oysa bu cümle sadece sürekliliği anlatır; doğruluğu değil.
Hakikat ise sürekliliğe değil, temele bakar.
Bu yüzden hakikat çoğu zaman konforlu değildir. Çünkü konfor, sorgulamayı değil; kabullenmeyi sever. Sorgulama başladığında ise insan sadece dış dünyayı değil, kendi zihnini de yeniden görmeye başlar.
Bu kolay bir süreç değildir. Ama gereklidir.
Çünkü insan çoğu zaman başkalarının öğrettikleriyle yaşar; fakat kendi gerçeğiyle yüzleşmeden hakikate ulaşamaz.
Bu köşede; hayatın içinden meseleleri, toplumun yerleşmiş kabullerini, din ile gelenek arasındaki o ince çizgiyi ve en çok da “doğru bildiğimiz” şeyleri birlikte yeniden düşünelim istiyorum. Amacım kesin yargılar koymak değil; sadece birlikte düşünmeyi hatırlamak.
Çünkü bazen cevaplardan önce sorular konuşmalıdır.
Bazen de insanı değiştiren şey, bulduğu cevap değil; sorduğu sorudur.
Ve belki de asıl mesele şudur
Biz gerçeği mi arıyoruz…
Yoksa alıştığımız şeylerin içinde mi dolaşıyoruz
Medine Karacabay (İşbilen) Kimdir
Medine Karacabay (İşbilen), 1978 yılında Yozgat’ta doğdu. Yozgat İmam Hatip Lisesi’nin ardından Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Yüksek lisansını, “İlahi Vahyin Kadına Yüklediği Misyon ile Ülkemizdeki Müslüman Kadın Algısının Mukayesesi” başlıklı çalışmasıyla Bozok Üniversitesi’nde tamamladı.
Meslek hayatına Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Kur’an kursu öğreticisi olarak başlayan Karacabay, ardından yönetici olarak görev yaptı. Hâlen Din Hizmetleri Uzmanı ve Manevi Danışman olarak görevine devam etmektedir.
Kadın, toplum ve inanç ekseninde yazan Karacabay, “Kadın Kime Göre” adlı kitabında, kadına yüklenen anlamları sorgulayarak okuyucuyu algı ile hakikat arasındaki farkı yeniden düşünmeye davet etmektedir.
Evli ve üç çocuk annesidir.