İçinde inmiş olan ayı on bir ayın sultanı yapan, içinde inmiş olduğu günü bin aydan daha hayırlı kılan Kur’ân-ı Kerîm; içinde, yaşamında ve hayatında olduğu insanı ise insanlar içinde kıymetli ve hayırlı yapar. Bir aya, bir güne nur katan, aydınlık veren Kur’an; insana da nur katar, aydınlığıyla ışıldatır. Hayatımıza anlam katar, gönlümüze neşe verir.

“Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Umulur ki böylece günah ve fenalıklardan korunursunuz.” (Bakara Suresi, 183)

Ramazan ayı, faziletine inanılarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek oruç tutulduğu zaman geçmiş günahların bağışlandığı kutsal bir aydır. Ramazan ayı; “Cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı ve şeytanların bağlandığı” bir aydır.

Sevgili Peygamberimizin müjdesine nail olabileceğimiz bir aya kavuşmuş bulunuyoruz:
“Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Hadis-i şerif)

Ramazan ayı; tutacağımız oruçlarla bedenimizin sıhhate kavuştuğu, vereceğimiz zekât ve sadakalarla malımızın temizliğe ulaştığı, şeytanların kullara yaklaşamaması ve nefsimizin açlıkla terbiye olmasıyla huzura erdiğimiz; maddî ve manevî hayatımızda birçok güzelliklerin yaşandığı bir aydır.

Ramazan ayı; ibadet hayatımızla, oruçlarımızla, beş vakit namaz ve teravih namazlarımızla, okuyacağımız Kur’an ile manevî yönde birçok güzellikler elde edeceğimiz bir aydır.

Ramazan ayının çok kıymetli olması, Yaratan’ımızın kendisine kıymet vermesiyledir. Bu ayda insanlığa son ilahî kitap indirilmeye başlanmıştır. Karanlıklar içerisinde kalan ve cehalet dönemini yaşayan insanoğlu, Kur’an’ın inmesiyle altın çağını yaşamaya başlamıştır.

Sahabeler, Efendimiz tarafından gökte parlayan yıldızlara benzetilmiştir.

“(O sayılı günler, Ramazan ayıdır.) İnsanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin.”

Peygamberimiz buyuruyor:
“Cebrail (a.s.): ‘Ramazan’a eriştiği hâlde bir insan, Ramazan’ın feyzinden ve bereketinden istifade edememiş; Ramazan gelmiş geçmiş de hâlâ Allah’ın mağfiret ettiği bir kul olamamışsa, Allah’ın affını ve mağfiretini kazanamamışsa; yazıklar olsun o kula! Burnu yerde sürtsün!’ diye dua etti. Ben de ona âmin dedim.” (Buhârî)

Kur’an, Ramazan ayında indi; dolayısıyla Ramazan Kur’an ayıdır. Bu ayda Peygamber Efendimiz ile Cebrail bir araya gelir, Kur’ân-ı Kerîm’i okurlardı. Bugün hem evlerimizde hem de camilerimizde okuduğumuz mukabelelerin ana menşei budur.

Kur’an bir aya on bir aydan daha fazla değer katmıştır. O ayı (Ramazan ayını) on bir ayın sultanı yapmıştır. Yine Kur’an bir günü bin aydan daha hayırlı kılmıştır. Kendisinde inmeye başlayan Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

“Şüphesiz biz onu (Kur’an’ı) Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.” (Kadir Suresi)

Dünya ve ahiret mutluluğu kendisinde saklıdır. Hayata hayat katan Kur’an’dır. Kur’an, bütün insanlığa bir açıklamadır.

“Kim Kur’ân-ı Kerîm’den bir harf okursa onun için bir iyilik sevabı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır. Ben, ‘elif lâm mîm’ bir harftir demiyorum; bilakis elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm de bir harftir.”

Kur’an okumak şefaattir. Âlemlere rahmet olarak gelen Hz. Fahri Kâinat şöyle buyurmaktadır:
“Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir.”

Ramazan ayı oruç ayıdır. “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.” Oruç, İslam’ın beş şartından biridir.

Ramazan ayı bizler için bir mağfiret ve rahmet ayıdır. Ramazan ayı geldiği zaman içimiz muhabbetle dolmakta, yüzlerimiz gülmekte, yardımlaşma duygularımız kabarmakta ve aramızda olan kırgınlıklar, küslükler bitmektedir.

Oruç sadece iştah ve şehveti dizginlemek değildir; ayrıca ağzı ve dili kötü ve çirkin söz söylemekten korumaktır.

Ramazan ayı, cömertliğimizin en üst seviyeye çıktığı bir aydır. Unutmayınız ki Ramazan’a saygısızlık, Allah’a ve O’nun dinine yapılan bir saygısızlıktır.

Ramazan’a saygı duyanlara selam olsun!
Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik eder, iki cihan saadeti dilerim.

Hoş geldin mübarek Ramazan! Hanelerimizi şereflendirdin, bereket ve bolluk getirdin…