Şefkatinizle sokaktaki dostlarımızı ısıtmaya var mısınız?
Havaların soğumasıyla birlikte sokak hayvanları için senenin en zor günleri de başladı. Türkiye’de sokak hayvanları maalesef bu zor günlerde hem yiyecek-içecek bulmakta büyük güçlükler yaşıyor ve bu da onların, zaten soğuk havalar nedeniyle üşüyen bedenlerinin vücut ısısını korumalarını zorlaştırıyor. Sokak hayvanları, toplumumuzun bir parçası ve hayatımızın gerçek motifleri, en gerçek dostlarımızdır. Biz insanlar nedense hayvan sorunlarıyla ilgili birisi bir şey söylediği, bir şeyler yaptığı zaman ‘İnsanlar ne durumda, sen nelerle uğraşıyorsun?’, ‘Afrika’da insanlar açlıktan ölürken..’ gibi cümleler kurarak kendimiz yardım etmesek de yardım edeni de eleştirmeyi kendimizde hak görürüz. İnsanın önceliğinin olması, hayvanlar konusunda hiçbir şey yapmayacağımız anlamına gelmez, gelmemeli. İnsan sevgisinin, hayvan sevgisizliği anlamına geldiğini düşünmek büyük bir yanılgıdır.
Yukarıda da belirttiğim gibi; Hayvanlar bizim en katıksız, art niyetsiz, beklentisiz, şefkat dolu gerçek dostlarımızdır. En zor anlarımızda yanımızda yardımcımızdır. İsterseniz birkaç örnek sayayım sizlere:
• Görme engelli bireylerin hayatlarını kolaylaştıran, onlara hem can yoldaşı hem de yol gösterici olarak eğitilen dört ayaklı dostlarımız köpekler. Ülkemiz Türkiye’de maalesef henüz yaygın olmayan bu eğitim sisteminde eğitilen köpekler, görme engellilerin ve ailelerinin en büyük yardımcıları.
• Tıbbi ve sosyal rehabilitasyon için özel olarak seçilip eğitilmiş pati dostlarımız. ‘Terapi köpekleri’ denen bu şekerler, çocuk veya yetişkin bireylerin nörolojik, psikolojik rahatsızlıkları ve bozuklukları için özel eğitilirler ve hastaların durumunu rahatlatırlar. Nasıl mı? Köpekler insanın niteliğine, duyarlılık, hissetme kabiliyetleri, eylemler, sesler, taklit yoluyla ifade etme, kişinin iletişimine cevap verme gibi önemli özelliklere sahiptir.
• Kısa süre önce yaşadığımız İzmir depremi acısı, göçük altında canlı arayan deprem köpeklerinin hayatımızdaki yerini ve önemini bir kez daha ortaya koydu. İnsan elinin ulaşamayacağı yerlere giren, kokusunu alan, kimsenin duyamadığı sesleri duyan ve hisseden bu dostlarımız sayesinde ne kadar can kurtarıldı, hatırlayın. Deprem bölgesi olan ülkemizde, ‘inşallah olmaz’ desek de bir gün bizim de onlara ihtiyaç duyabileceğimizi unutmayalım.
• Kanseri teşhis eden köpekler olduğunu biliyor muydunuz?
Buna benzer çok şey yazabilirim ama sizleri çok fazla bilgiyle boğmak istemiyorum. Kısacası Türkiye’deki sokak hayvanlarının bizlere ihtiyacı var ve bizim yardımlarımızda şu soğuk kış günlerini atlatmaya çalışacaklar. Peki bizler burada yaşıyoruz ve onlar için ne yapabiliriz? Örneğin:
• Onlara ulaşamıyorsanız barınaklara mama ve maddi bağışta bulunarak destek olabilirsiniz.
• Sosyal medyadaki sahiplendirme, kayıp bulma, ilaç temin etme, mama, para bağışı gibi duyuruları paylaşabilirsiniz.
• Çocuğunuza ilk yaşlarından itibaren hayvan sevgisi aşılayabilir, onlara zarar vermemeyi, sevmeyi, saygı göstermeyi öğretebilirsiniz.
• Çevrenizdeki insanlara rol model olabilir, sevginizle, şefkatinizle ve desteklerinizle bir canın nasıl kurtarılabileceği konusunda örnek olabilirsiniz.
Bu bağlamda sizlere bir projemizden bahsetmek istiyorum. Sokak hayvanlarına uygun ortam oluşturmak ve yaşam şartlarını iyileştirmek amacıyla 5 yıl önce Hamburg Uluslararası Yardıma Muhtaç Hayvanları Koruma Derneği’ni kurdum ve bu bağlamda çalışmalarımiz devam ediyor. Memleketim Yozgat’ın Sorgun ilçesinde sokak hayvanlarının durumunu gördüğüm için belediyeden Yozgat Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği adına bir arsa kiralayarak Sorgun Umut Evi adı altında bir barınak kurdum. 400 köpeğin bakıldığı barınakta bir eleman çalıştırıyoruz ve veteriner, kira, maaş, mama gibi masrafların tamamını, yapılan bağışların yanı sıra ben şahsen karşılıyorum. Günde her biri 15 kiloluk 10 paket mama özellikle kış günlerinde artık az geliyor. Karnı doymayan yavrucaklar, daha fazlası için görevlinin gözlerine bakıyor ama bazen o da çaresiz kalıyor. Bu projemize mama ve maddi destekte bulunanlara çok teşekkür ediyorum, onlar olmadan bunu bugüne kadar asla başaramazdık. Ama elektriği-suyu olmayan barınağımızda özellikle kışın büyük sıkıntı yaşıyoruz. Soğuk havada özellikle yavruların bulunduğu konteynırı ısıtmak neredeyse imkânsız. Bu nedenle barınağa bir güneş paneli yaptırmaya karar verdik. 50 bin TL tutarındaki masrafın 2 bin 500 TL’sini bir hayırsever üstlendi. Geriye kalan 2 bin 800 avro için sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Bağışlarınızla bu minik dostlarımızı ısıtmak ister misiniz? ‘Az-çok’ demiyor, duyarlı insanlardan destek bekliyoruz. Yapacağınız bağışlar için Almanya’dan bağış makbuzu da veriyoruz. Bunları gider olarak gösterebilir, vergi iadesinden yararlanabilirsiniz” dedi. Sokak hayvanlarına bağışta bulunmak isteyenler Hamburger Internationaler Tierschutz in Not e.V.
Hamburger Sparkasse, IBAN DE87 2005 0550 1085 2177 82, BIC HASPDEHHXXX banka bilgileri üzerinden bağış yapabilir. Daha fazla bilgi ve diğer bağış imkanları için aşağıdaki linkten daha fazla bilgi alabilirsiniz: https://tierschutz-in-not.de/spenden/
Her türlü desteğiniz için şimdiden sizlere teşekkür ediyor, bu yazıyı paylaşmanızın da bizlere büyük katkısı olacağına inanıyoruz.
Sevgilerimle