Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş gibi görünse de Milliyetçilik her şeyin aslı ve esası olma özelliğini sürdüren bir kavramdır. Bu yazımızda bu kavram üzerinde duracağız;
Milliyetçilik kısaca milletini sevmek ve milletinden yana olmaktır. Yani milliyetçilikler millete dayanırlar. Milleti olmadan bir milliyetçilik olmaz. Milletin milliyetçiliği vardır. Milletin problemleri ile ilgilenmek ve milletin değerlerini benimsemek gerekir.
Esas olan milliyetçiliktir. Milliyetçilik ana caddedir. Milliyetçiliği ikinci plana itip başka bir isim veya düşünceyi ön plana alırsanız ana caddeden ayrılmış olunur. Bu durum zamanla önemli sapmaların başlangıcına sebep olabilir.
Bu yüzden milliyetçilik dışında başkaca bazı kelimelerin milliyetçilik yerine kullanılıyor olması milliyetçiliğin çağırdığı tedailer üzerinde tereddütler meydana getirir. Hatta daha ileri zamanlarda asıl olan milliyetçilik unutularak yerine konulan kelime benimsenir olur. Dikkat etmek lazımdır ki bu durum bir sapmaya meydan verebilir.
….
Milliyetçilerin, kendilerini ve kendi fikirlerini en doğru, hakiki doğru, son doğru olarak kabul ediyor olmaları elbette düşünülemez. Onlara göre kendilerinden başka doğruları bilen ve ifade eden başka kimseler de vardır ve olabilir. Esastan ayrılmamak kaydıyla başkaca doğrulara ve yeni düşüncelere de açık olmak gerekir.
Herkesi yanlış, kendini doğru olarak gören bir akıl yanlış bir akıldır. Bu yanlışa düşenler, Enaniyet hastalığına yakalanmışlardır.
Bu gibi herkesi yanlış görenlere “ben” hastalığı bulaşmıştır.
…
Milliyetçi olduğunu belirten insanlar; Milliyetçi olmanın gereği olarak, esasında ayrımcı ve bölücü fikirlere karşı olduklarını söylerler. Bölücü örgüte ve fikirlere lanet ederler. Fakat kendi aralarında konuşurlarken veya kendi dışlarında birini suçlarken insanların soyundan, sopundan, Türk olduğundan veya Türk olmadığından sık sık söz etmek gibi bir yanlışa düşmemelidirler. O Türkmen, bu Yörük, öteki Çerkez, beriki Avşar demek de elbette ve bir nevi ayrımcılığa prim vermektir.
Ayrımcılığa karşıyım diyerek bir nevi ayrımcılığa sebep olunamaz, olunmamalıdır.
Dışarıdan bakanlar; Bölücülüğe karşıyım diyerek, bir nevi sanki ayırımcılığa alet olunduğu zehabına kapılmamalıdırlar. Farkına varmadan yapılıyorsa, bölücülük, ayrımcılık konuları sürekli gündemde tutuluyorsa burada da yanlış bir yol izlemiş olunur.
…
Milliyetçiler,
İyi adam olmak zorundadırlar. Yoksa bazılarının yaptığı gibi iyi adam, dürüst adam, ahlaklı adam olmaktan ziyade iyi görünen adamlar değil. Özü ne ise sözü de o olan insandır.
Kendilerini Milliyetçi sayanların dünyaya bakış ve yaşantıları itibariyle her hangi bir sol görüşlüden bazen de Kemalistlerden ve ulusalcılardan birçok farkları olmalıdır.
Sadece bazı zamanlarda süslü laflarla Milliyetçilikten ve Müslümanlıktan bahsederek. Söyledikleri pek çok şeyi kendi hayatlarında yaşamayanlar veya çoğuna pek inanmayanlar. İnanıyor gibi görünenler ve öyle görünmeyi yeğleyenlerin milliyetçilikle bir alakası kurulamaz.
Toplumda bulunan ve çoğu kez eleştirdiğimiz pek çok hastalık Milliyetçilerde de var görünüyor. Onlar bu görüntüden hiç rahatsız olmuyor olamazlar. Bu gibi bir intiba olumlu bir intiba olamaz.
…
Milliyetçilerin sanılanın ve iddia edilenin aksine milletini sevdikleri konusu pek çok tereddütlere mahal vermemelidirler. Olmadık yer ve zamanda devletin ve milletin ve milletlin dini değerlerinin aleyhinde bulunmak eleştirmek bir milliyetçiye yakışmamalı. Milleti sevmek zamana ve zemine göre değişmemeli.
Çoğunlukla milleti güdülecek koyun-sürü ve hizaya getirilmesi gereken bir topluluk olarak görmek, bir milliyetçiye asla yakışmaz.
Milliyetçilerin sevdikleri ve uğruna mücadele ettiklerini söyledikleri milletleri; Hayalhanelerde ve sadece bazı kitap sayfalarında kalmamalıdır.
…
Milliyetçi bir kimsenin; kendi fikirlerini en doğru kabul etmelerini konusunu yukarıda belirtmiştim. Bunun yanı sıra, en doğru olarak kabul ettikleri fikirlerini zamanla geliştirmeleri gerektiği halde, sanki kendilerinden emin değillermiş gibi başka fikirlere özenti göstererek kendi fikirlerini önemsemeden hareket ediyor görüntüsü de vermemelidirler. Çoğunlukla karşı fikirlerin aksini iddia ederek hareket ediyor olmaları, ya da eskiden karşı olduklarının fikirlerini kullanıyor olmaları da yanlış bir tutumdur.
Onlar; Kendi fikirlerini ve kendi fikri büyüklerini yeterince okumalı ve bilmeli ve takip etmelidirler.
Bazen sadece karşıdakinin fikirlerini önemseyip ona göre hareket etmek de yanlış bir tutumdur.
Karşıdaki bir fikir ileri sürer, bir icraat yapar Milliyetçi buna karşı olabilir. O fikri benimsemeyebilir ve yanlış bulabilir. Fakat bir fikir geliştirmek için illa karşıdakinin bir şey söylemesini beklemek da yanlış bir tutumdur. Milletini seven bir insan olaylara ve durumlara kendi öz kültüründen fikirler ve tenkidler geliştirmelidir.
Hatta kendi bakış açılarını ve düşüncelerini dahi dışarıdaki fikirlerden alıyor görüntüsü vermek ve ona göre de fikirler oluşturmak elbette yanlış bir davranıştır.
(Devam edecek)