Doğan Tufan
Dünya Kickboks Şampiyonamızı İlk Kutlayan Babası Yılmaz Kuzucu Oldu - 1
Kickboks Dünya Şampiyonu Tarık Kuzucu müstear ismi Eric Gold Barselona’da dünya şampiyonluğu maçı öncesi bir makale kaleme aldı. Tarık Kuzucu aynı zamanda bir eğitimci ve yazar. Yayınlanmış birde Almanca kitapı bulunmaktadır. Tarık Kuzucu Almanca olarak yazdığı makalesinde,
‘Beni kimse zorlamadı.’
Cesaret, içsel zincirler – ve mükemmel anın neden bir yalan olduğu üzerine
Sana Barselona’dan yazıyorum. Dün minderdeydim. Masters Europe BJJ Championship – siyah kuşak olarak ilk turnuvam, kendi sıkletimde yaklaşık otuz rakip, hepsi aynı seviyede, hepsi aynı hedefle. Ve ben tam ortasında, titreyen bacaklarımla, bunu dışarıdan olabildiğince saklamaya çalışarak.
Beni kimse buraya gelmeye zorlamadı.
Son haftalarda beni en çok meşgul eden cümle bu oldu. Bir dövüş sporları okulu yönetiyorum, kickboks dünya şampiyonuyum, her gün kendini savunmayı öğrenmek isteyen insanlara ders veriyorum – ve yine de, belki de tam bu yüzden, kendime şu soruyu sormak zorunda kaldım: Bunu neden yapıyorum? Kimse benden bunu beklemiyor. Ne öğrencilerim, ne federasyon, ne de dışsal bir mantık benden buraya gelip benim kadar aç olan otuz siyah kuşağa karşı çıkmamı talep ediyor.
Ve tam da bu sorunun içinde bugün yazmak istediğim her şey yatıyor.
Çok az kişinin adını koyduğu özel bir baskı türü vardır: Başkalarının sana bir rol yüklediği anda ortaya çıkan baskı. Antrenör. Siyah kuşak. Bilmesi gereken kişi. Böyle bir turnuvada kaybedersen, sadece bir maçı kaybetmezsin – seni belli bir gözle gören insanların önünde kaybedersin. Bu yük gerçektir ve bunu hissetmediğini söyleyen kişi kendine yalan söylüyordur.
Ben hissediyorum. Yine de geldim.
Son aylarda on beş kilo verdim, antrenmanımı değiştirdim, konforlu olan şeyleri hayatımdan çıkardım ve acı veren şeyleri ekledim. Zorunda olduğum için değil. Bu turnuvaya kayıt yaptırmak bende başka türlü elde edemeyeceğim bir şeyi tetikledi: Gerçekten ne istediğime dair bir netlik. Kim olmak istediğime dair bir netlik. Başkalarına öğrettiklerimi kendim yaşayıp yaşamadığıma dair bir netlik.
Cesaret zihinde çalışılmaz. Nasıl sonuçlanacağını bilmeden önce sana bedel ödeten kararlarla çalışılır.
Psikoloji buna “kontrol edilebilir strese maruz kalma” der – kendi sınırına yakın, ama onu aşmadan, bilinçli şekilde zorluklarla yüzleşmek. Dayanıklılık ve nöroplastisite üzerine yapılan araştırmalar sürekli aynı şeyi gösterir: Beyin yeni bağlantıları konfor alanında kurmaz. Ne olacağını tam bilmediği, ama sonra başarabildiğini gördüğü anlarda kurar. Aşılan her zorluk, sinir sistemine kelimenin tam anlamıyla yeni beklentiler yazar. Bu, kendine telkin ettiğin bir motivasyon değil, bedensel bir hatıradır: “Bunu atlattım.” Bir dahaki sefere daha az titrersin.
SÜRECEK
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.