Altın 6493.25 %0.69
BIST 14421.15 %-0.5
Dolar 46.3084 %0.02
Euro 53.8121 %0.08
Sterlin 61.9469 %-0.18

Duisburg Şehiri Benim Evimdir

Geçtiğimiz hafta içerisinde Duisburg Büyükşehir Belediye Meclisi, uzun yıllardır sivil toplum ve yerel siyaset alanında aktif görev yürüten Bekir Sipahi’yi “Ehrenwappen in Gold” ile onurlandırmıştı. Bu ödül, kentin toplumsal yaşamına ve yerel yönetime en üst düzeyde katkı sunan isimlere verilen en yüksek onur nişanlarındandır.

Duisburg’da verilen bu karara Almanya’daki Sivil toplum örgütleri tarafından takdirle karşılanmış. Bekir Sipahi beye teprikler yağmıştır. Bekir Sipahi’yi tanıyanlar iyi bilirler, yarım asırdır yaşadığı Duisburg ve çevresinde gönüllü hizmetlerinde insanlar arasında ayrım yapmamıştır. Gece vardiyasında çalışıp, sabah evine gelmeden şehirde yaşayan insanların sorunları için ilgilenmiş, sevilen saygı duyulan Bekir Sipah’iye vefa gösteren Belediye başkanı ve meclis üyeleri bu ödülü layik görmüşler ve Takdir etmişlerdir. Bu ödülü kıskanan Türkiye düşmanları el birliği yapmış basın ve medya da yazılar yazarak Duisburg belediyesinin Sibahi’ye verilen vefa ödülünün geri alınması için kampanya başlatılar. Türkiye düşmanlarının bu linc kampanyasına karşı Bekir Sipahi Almanca ve Türkçe kamu ayuna ve başına açıklamada bulundu.

Bekir Sipahi‘ye Destek

Sipahi yaptığı yazılı basın açıklamasında; “Ben Bekir Sipahi,

Yaklaşık 45 yıldır Duisburg’da yaşamaktayım.

Bu şehir benim evimdir.

Hayatımın büyük bir bölümünü burada geçirdim ve ailemi burada kurdum, çocuklarımı burada büyüttüm ve toplumuma hizmet etmeye burada başladım.

Çalışma hayatımın yanı sıra eğitimime de önem verdim.

Bir taraftan çalışırken iki üniversite eğitimini tamamladım.

İlk eğitimimi basın,yayın,radyo ve televizyon alanında aldım.

Daha sonra Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdim.

Ancak benim için diploma hiçbir zaman tek başına bir amaç olmadı.

Önemli olan,bilgi ve birikimi toplumun hizmetine sunabilmekti.

Yaklaşık 38 yıldır Duisburg’da Sivil toplum kuruluşlarında(STK) sosyal, kültürel,sportif ve siyasi alanlarda aktif olarak görev yaptım.

Türk derneklerinde,spor kulüplerinde,camilerde, sendikalarda ve çeşitli siyasi parti kuruluşlarında hizmet verdim.

1994 den beri Yerel siyasette Duisburg’da Yabancılar Meclisi-Uyum Meclisi ve Duisburg Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olarak,vatandaşlarımızın sorunlarını dinledim,çözüm üretmeye çalıştım ve toplumumuzun sesi olmaya gayret ettim.

Hayatım boyunca insanların kökenine, inancına,milliyetine veya siyasi görüşüne göre ayrım yapmadım.

Kapımı çalan herkese yardımcı olmaya çalıştım.

Çünkü benim inancıma göre insanı değerli kılan,kim olduğu değil,insan olmasıdır.

Ben hem Türkiye’yi hem Almanya’yı seviyorum.

Türkiye benim köklerimdir.

Almanya ise hayatımı kurduğum,emek verdiğim ve hizmet ettiğim ülkedir.

Bu nedenle her iki ülke arasında dostluk, karşılıklı anlayış ve saygının gelişmesi için çaba gösterdim.

Irkçılığın,ayrımcılığın ve nefret söylemlerinin her zaman karşısında oldum. Demokrasiye,hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına bağlı kaldım.

02 Haziran 2026 tarihinde Duisburg Şehri tarafından “Goldenes Ehrenwappen der Stadt Duisburg” ile onurlandırılmış olmak benim için son derece anlamlıdır.

Bu ödülü yalnızca şahsıma verilmiş bir ödül olarak görmüyorum.

Bu ödül,yıllarca birlikte çalıştığım gönüllülerin,dostlarımın,sivil toplum kuruluşlarının ve toplumumuzun ortak başarısının bir göstergesidir.

Bana destek verenlerin adına aldığım bir ödüldür.

Buradan Duisburg Büyükşehir Belediye Meclisine bir daha Teşekkür ederim.

Ancak,son günlerde bazı çevrelerin bu ödülü ve yıllardır verilen emeği tartışmaya açmaya çalıştığını üzülerek takip ediyorum. Elbette eleştiri demokratik hayatın bir parçasıdır.

Fakat eleştiri adil olmalı,gerçeklere dayanmalı ve insanların onurunu hedef almamalıdır.

Hayatım boyunca binlerce insanın sevincine ve sıkıntısına ortak oldum. İnsanlarımızın sorunlarını çözebilmek için gecemi gündüzüme kattım.

Bugün dönüp geriye baktığımda vicdanım rahattır.

Çünkü hiçbir zaman kişisel çıkar peşinde koşmadım.

Tek hedefim yaşadığım topluma faydalı olmaktı.

Bu nedenle kamuoyundan beklentim çok basittir.

Yıllarca verilmiş emeğin,fedakârlığın ve hizmetin adil bir şekilde değerlendirilmesidir.

İnsanlar hakkında hüküm verirken önyargılarla değil,yapılan çalışmalarla değerlendirme yapılmalıdır.

Bana bugüne kadar destek veren tüm dostlarıma,çalışma arkadaşlarıma, sivil toplum kuruluşlarına,siyasi yol arkadaşlarıma ve Duisburg halkına gönülden teşekkür ediyorum.

Ben dün olduğu gibi bugün de,bugün olduğu gibi yarın da toplumumuz için çalışmaya devam edeceğim.

Bize hak etmediğimiz İftira atan Alman Basınında eli kalem değil,kin nefret eken ve bana karşı hasmane tutum sergileyen Türkiye Düşmanlarını,Hizmet düşmanlarını ve Bekir Sipahi düşmanlarını nefretle Kınıyoruz.

Yalan ve Yanlış açıklamalarınızı RED ediyoruz.

Bizi bilen bilir bilmeyende kendisi gibi bilir”

Evet, „meyveli ağaç taşlanır.“ Bekir bey, senin yüreğin insan sevgisiyle dolu. Çünkü sen yaratılanı yaratandan ötürü seven insansın. Biz seni tanıyoruz. Güzel yürekli kardeşim hizmetlerin devam etsin.

Durmuş Yetkin, isimli okuyucunun yazdığı , “Bekir bey; “Aynı yolda yürüdüğünüz, aynı kulvarda yarıştığınız insanların başarınızı çekememesi, maalesef insan doğasının en eski ve en yaygın zaaflarından biridir. Sizinle aynı emektar yoldan geçip sizin kadar sonuç alamayanlar, kendi eksikliklerini sizin başarınızı gölgelemeye çalışarak kapatmak isterler.

​Bu tür durumlarda, enerjinizi tüketmeyecek, asilliğinizi bozmayacak ve karşınızdakine haddini bildirecek en kısa, en net ve en etkili cevabı vermişsiniz. Anlayana”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Doğan Tufan Arşivi