Mürekkep yalamış, görünür oldun,
Harcadığın vakitler boşundur hacı.
Naylondan sarayda tahtını buldun,
Kalbinde bu gurur hoşundur hacı.
Yılların yükünü sırtına almaz
Hayatın bedeli peşindir hacı
Kağıtta yazanlar kalbe kar kalmaz
İlim ki cevherli eşindir hacı
Garipler halini görmezden gelme
Gördüm o çatılan kaşındır hacı
Emeği, hüneri bilmezden gelme
Ettiğim bu hürmet yaşındır hacı
Tecrübe sofrası kurulmuş bekler
Boğazdan geçmeyen aşındır hacı
Şeytan o kibrine kibrini ekler
Yüreğin sığındığın taşındır hacı
Dünyayı kendinden ibaret bildin
Çatlayıp daralan döşündür hacı
İnsanı tartmadan gönlünden sildin
Bu gidiş amansız kışındır hacı
Gerçekten anlayan sözünü tartar
Ağzında dökülen dişindir hacı
Suskun bilgenlerin yükü de artar
Cahil dedin o da başındır hacı
Arasbora der ki; deryaya daldım
Dünyada gördüğüm düşündür hacı
Ben bu hakikatten dersimi aldım
Asıl iş, özündeki işindir hacı
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.