Dünden devam;
Monşer-Usta: Deme ya, demek siyaset denilen meslek pek kolay bir meslek değilmiş.
Odgurmuş: Hele bir de bir partinin fanatik taraftarları var ki onların eline ve diline bir düştün mü durumunuz daha da vahim.
Bir fikir hareketine katılan ve o harekete taassup derecesinde bağlanan taraftarlar, insanları beğenmemeyi, eleştirmeyi ve insanların değer yargılarını, kesip biçmeyi ölçüp tartmayı, kraldan fazla kralcı olmayı pek severler ve bunu sık sık yaparlar.
İstemedikleri, beğenmedikleri, merkezleri ve merkezi otoriteleri tarafından onaylanmayan kişiler herhangi bir yere “aday” olduklarında o kişi aleyhinde sanki bir mekanizma otomatik olarak işlemeye başlar, o adayla ilgili bin bir türlü olumsuz sebepler bulunur. O’nun fikirleri, hareketleri, bulunduğu ortamlar, katıldığı toplantılar, konuştuğu kişiler, yaptığı seyahatler, yediği yemekler bile dile getirilerek o kişinin bu iş için uygun olamayacağı ortaya konulur.
Bu kutsal görev! İçin, çokbilmiş! Taraftarlar, gençler, köşe yazarları ve yakın gazeteciler canla başla çalışır, yazılar yazar, şüpheler uyandırır o kişiyi anasından doğduğuna pişman ederler.
ki lider’den, merkezden olumsuz bir işaret almış olsunlar.
Ve her kafadan bir ses gelir, koro halinde başlarlar.
“Yine ve yeniden adaysın ha“, “Sen de her yere aday oluyorsun arkadaş”, “Hem..”, “Laf aramızda ama ondan hiçbir şey olmaz.”, “Sende yenile yenile doymadın bir türlü. Ama hep kaybettin”, “Şimdi yine adaysın ha”, “Biz demokratik bir hareketiz... Sen de istediğin yere, istediğin zaman aday olabilirsin. Kim engel oluyor canım... Adaylık herkesin hakkı. İstersen olursun, istemezsen olmazsın”.
“Amaaaaaa......”, “Nereye aday olduğunu biliyor musun?”, “Ateşten bir gömleği giymeye neden bu kadar heveslisin.”, “Aday olduğun yerin büyük bir vebali var. Dur durak bilmeyecek, uyku yüzü görmeyeceksin”, “Genel Başkanın geçtiği çetin yollardan geçeceksin”. “Bütün bu sınavlar için kendini hazır hissediyor musun?. Hazırlandın mı?”
“Zordur bizde bu işler zor. Daha doğrusu sana daha da zor”.
“Bak biz senelerdir Çok seçimler atlattık”. “Çok hükümetler kuruldu, çok hükümetler yıkıldı sen o günlerde nerelerdeydin. Öyle tepeden inmek var mı?”.
Bu ve buna benzer cümleleri çok duyacaksınız, bunlara kendinizi alıştırmalı ve ona göre bir yere aday olmalısınız.
Tabi bir de aday olup seçilememek var, seçildikten sonra sizden istenilenlerin yerine getirilememesi var. Onlar da ayrı bir konu.
******************
Sözün Özü:
“Âsûde olam dersen gelme cihâna
Meydana düşen kurtulmaz bârân-ı belâdan”
diyen Ziyâ Paşa’nın bu beyitini biraz değiştirerek okursak, zannederim ne demek istediğimiz daha kolay anlaşılır:
“Âsûde kalmak istersen olma tâlip bir makama,
Yoksa başın derde girer bil kibârân-ı belâdan...” Son