Bayram öncesi ve bayram sonrası yolculuklarda trafik kaza haberleriyle irkiliyor, “vah, tüh!” çekerek ah edip feryat ediyoruz. Ateş düştüğü yeri yakar. Yaklaşık 30 yıldır trafiğin içinde olan biri olarak ifade ediyorum ki gördüğümüz ve şahit olduğumuz yüzlerce, belki de binlerce kaza olayı var. Bu işi ciddiye almadığımız bir gerçek.
İnsanımızın genel düşüncesi şu: Yaşım tuttu, bir an önce ve aceleyle ehliyet almam gerekir. Genel düşünce bu... Eğitimi, kuralı, nizamı aramıyoruz; sabır da göstermiyoruz, eğitimi de önemsemiyoruz. “Ehliyetimizi bir an önce alalım, yeter.” diyoruz. Bu işi ciddiye almayıp bu denli hafife aldığımız için de kazaların önüne geçemiyoruz.
Öncelikle bu konuda trafik eğitimi şart. Trafik eğitimi olmazsa olmazımızdır. Hem de dört dörtlük bir eğitim gereklidir. Direksiyon eğitimi de bir o kadar önemlidir. Çoğumuz kuralları bilmeden trafiğe çıkıyoruz. Bilenlerimiz de maalesef önemsemiyor ve kural ihlalinde ısrar ediyorlar. Trafikte eğitim olmazsa olmazımızdır, diyorum.
Araca binince acele ediyor, kurallara riayet etmiyoruz. Çok aceleci davranıyoruz. Kuralsız trafik olmaz! Olursa bu, orman kanunu olur. Saygısızlık, kavga, dövüş ve levye devreye girerse trafik terörü başlar. Bu da trafik terörünün hortlaması demektir.
Trafikte saygı ve hoşgörü çok önemlidir; kaza ve belayı defeder. Trafikte sürücü, araç, yol, yük ve hava durumu birbirini tamamlayan en önemli unsurlardır. Bütün bunların göz önünde bulundurulması, kazaları önlemek için oldukça önemlidir.
Genelde ölümlü kazaların müsebbibi aşırı hızdır. Bu da önemli bir sürücü kusurudur. Atalar “Acele eden ecele gider.” derler. Doğru ve isabetli bir sözdür. Trafikte telaş ve acelecilik olmaz.
“Aşırı hız ölümdür!” diyor yöneticilerimiz; elbette doğru söylüyorlar. Ne yazık ki birçoğumuz hız delisiyiz! Hız bizi kazaya, kaza ise ölüme götürüyor.
Alkol, hatalı sollama, yorgunluk, uykusuzluk, stres ve sinir; kişiye kaza yaptıran önemli nedenlerdir. Bunlar da cehaletin, bilgisizliğin ve boş vermişliğin sonucudur.
Gençlerin hastalığı; stres, sinir, asabiyet, tahammülsüzlük ve aceleciliktir. Bunların sonucu da aşırı hız ve trafik kazasıdır. “Allah korusun.” demekle olmuyor; tedbir almak ve kurallara uymak gerekiyor. Kural tanımamazlık da kişiyi kazaya götürüyor. Kazaların yüzde seksenini sürücü kusurları oluşturuyor; yüzde on–yüzde on beşini de yaya kusurları oluşturuyor. Yani kazaların yaklaşık yüzde doksanı insan kusurudur.
“Tıra ya da kamyona arkadan çarptı.” diyoruz. Arkadan çarpmak ne demek? Birincisi hızlı olmak, ikincisi de takip mesafesini korumamaktır. Siz aradaki mesafeyi kapatırsanız, sonuç belli: Arkadan çarparak kaza yaparsınız. Allah korusun, kimse kaza yapmak istemez; kimse kazaya “Oh, iyi olmuş!” da demez. Çünkü bu bir felakettir ve sonucu çok acıdır. Dedik ya: Ateş düştüğü yeri yakar ve kül eder.
Önemli olan kazadan önce tedbir almaktır. Tedbir almak, Yüce Allah’ın da buyruğudur. Peygamber Efendimiz de tevekkül etmeden önce tedbir almamızı öğütlemiştir.
Trafikte, malumunuz, sürücü, araç, yol, yük durumu ve hava şartları oldukça önemlidir. Kurallara uyan bir sürücü, aracının bakımını yaptırmalı, fazla yük almamalı ve yol şartlarına uymalıdır. Hava şartlarını da göz önünde bulundurarak yoluna devam etmelidir. Örneğin mevsim kışsa, kış lastiğini takmak zorundasınız. Aracınıza kışlık-yazlık bakımını yaptırmak mecburiyetindesiniz. Karlı ve buzlu günlerde, zorunlu olmadıkça yola çıkmak doğru değildir; çıkmak zorundaysanız gerekli tedbirleri almak durumundasınız. Malumunuz, uzun yolculukta uykusuzluk da kaza nedenidir.
En önemli konulardan biri de alkol ve uyuşturucu kullanımıdır. Alkollü ya da uyuşturucu madde almış olarak trafiğe çıkmak, kazaya davetiye çıkarmak demektir. Allah korusun, felakete davetiye çıkarmış oluyorsunuz.
Sözün özü: İyi bir trafik eğitimi almak, kurallara uymak, aracın bakımını yaptırmak, aşırı hızdan uzak durmak, telaş ve stresten uzak olmak araç kullanımı için oldukça önemlidir. Unutmayın, kazayı araç yapmaz; kazayı yapan sürücünün kendisidir.
Yazık ediyoruz insanımıza, yazık ediyoruz gençlerimize ve yazık ediyoruz yarınlarımıza... Trafik canavarına yenik düşmemek, yakınlarımızı üzmemek istiyorsak kurallara uymak zorundayız.
Kazasız belasız yolculuklar diliyoruz. Sağlıcakla…