Kemal Bey’in bu sözlerinden sonra yalancı şahitler, olayları gerçekmiş gibi anlatarak Kemal Bey’i iftira etmişler.Buna karşılık Kemal Bey de: ‘Hepsi yalandır, uydurmadır. Reis Paşa, ben ne bunların söyledikleri Keller köyüne gittim ne de oradan geçtim. Burada vuku bulduğunu iddia ettikleri cinayetlerden de haberim yok.
Hele parmaktan çıkmayan yüzüğü almak için kol kesmek; rica ederim. Bu vahşeti kim yapar? Bu derece şem’i bir işi yapacak bir insan tasavvur edemiyorum. Esasen, birini ispat edemezler. Çünkü, hepsi iftiradan ibarettir. Benim haberim olmadan bir şey olmuşsa bilemem. Fakat bu ana kadar bu mevzuda hiç bir şikayetçi gelmemiştir. İlk defa burada Mahkeme huzurunda bu şikayetlerle karşılaşıyorum’ demiştir.
Mahkeme bu şekilde devam ederken, İngilizler ve Ermeniler Kemal Bey’in asılması için Mahkeme Başkanı Hayret Paşa’ya baskı yaptıklarından, Hayret Paşa istifa etmiş yerine ‘Nemrut’ lakabıyla anılan Mustafa Paşa getirilmiştir. İstanbul’a getirilen Beyazıt’ta Bekirağa Bölüğü’nde hapsedilen Kemal Bey 8 Nisan 1919’da idama mahkum olmuş, ancak Padişah Sultan Vahdettin kararı imzalamamışsa da Şeyhülislam’ın fetvası ve İngilizlerin baskısı ile Kemal Bey İstanbul’a getirilerek, Beyazıt Meydanı’nda idam sehpasına çıkarılırken son sözü sorulduğunda; halka dönerek:
‘Sevgili vatandaşlarım, Ben bir Türk memuruyum. Aldığım emri yerine getirdim. Vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. Sizlere yemin ederim ki, ben masumum. Son sözüm bugün de budur, yarın da budur. Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet’ demiştir. Bunun üzerine halk ‘Kahrolsun böyle adalet’ diye bağırmaya başlamıştır. Kemal Bey sözlerine devamla:
‘Benim sevgili kardeşlerim, asil Türk Milletine çocuklarımı emanet ediyorum. Bu kahraman millet, elbette onlara bakacaktır. Allah, vatan ve milletimize zeval vermesin. Amin. Borcum var, servetim yok üç çocuğumu, millet uğruna yetim bırakıyorum. Yaşasın Millet...’ demiştir.
Kemal Bey’in idamı İngilizlerin hiç beklemediği şekilde büyük tepki ile karşılanmış, Kadıköy’de büyük bir cenaze töreni yapılmıştır.
Anıtı Boğazlıyan ilçesinde
TBMM 14 Ekim 1922’de çıkardığı özel bir kanunla ‘Milli Şehit’ olarak kabul etmiş ve
Boğazlıyan’da bir mahalle ile bir okula ‘Milli Şehit’ adı verilmiştir. Ayrıca Anıtıda dikilmiştir. Her yıl ölüm tarihinde, Boğazlıyan ilçemizde anma günleri düzenlenmektedir.
Milli Şehit Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in mezarı, İstanbul Kadıköy’deki Kuşdili Mezarlığı’nda bulunmaktadır. 10 Nisan 1919’da idam edildikten sonra buraya defnedilen Kemal Bey, her yıl vefat yıldönümünde kabri başında da anılmaktadır.
Kaynak: Boğazlıyan Kaymakamlığı