"Şimdi okullu olduk sınıfları doldurduk sevinçliyiz hepimiz yaşasın okulumuz" diyerek başlamak istiyorum konuya. Okul sezonu açıldı "Hangi okula kaydını yaptırsam? Acaba hangi öğretmen olsa? Öğretmeni kız mı, erkek mi olsun. Servisle mi gidecek? sorularını birazcık geride bıraktık. Anaokula ve birinci sinifa başlayan çocuklar biraz daha erken başladılar okula. Çocuklar kadar velilerde bir o kadar heyecanlılar. Şimdi de acaba kiminle oturacak, okumayı öğrenecek mi? kaygısı ile başbaşalar. İşte bende bu noktada hem deneyim hemde bilgi sahibi olarak güzel önerilerde bulunmak istiyorum.
Kıyaslama yapılmamalı: "Sen neden Fatma kadar başarılı degilsin Ayşe? “Her çocuk birbirinden farklıdır”. Nasıl ki yürümeye başladıkları, diş çıkardıkları ya da tuvalet ihtiyaçlarını dile getirdikleri zamanlar her çocuğa göre farklıysa, okumaya tam anlamıyla geçtikleri zamanlarda okumaları da farklı olacaktır; ki bu da çok normaldir. Sakın ola ki bu konuda çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamaya kalkmayın. Böyle hassas bir dönemde ona yapacağınız en büyük kötülük olur bu. İlle de bir kıyaslama yapmak istiyorsanız, çocuğunuzu kendi süreçleri içerisinde kıyaslayın.
Ödev konusu: Ödev konusunda karşılaşacağınız bir diğer sıkıntı da, çocuğunuzun ödevini yapmayı reddetmesi durumudur. Böyle bir durumla karşılaşırsanız yapmanız gereken şey kesinlikle ödevi onun yerine sizin yapmanız değildir.
Bu konuyu yetişkin iki birey gibi konuşabilirsiniz öncelikle. Neden yapmak istemediğini, onu neyin yorduğunu ya da hangi durumlarda zorlandığını sorup, nedenini öğrenmelisiniz. "Asla yapmayacağım!" diye inat ediyorsa, yapmasın. Okula gittiğinde yerine getirmediği bu sorumlulukla ilgili öğretmeniyle yüzleşsin. Siz de öğretmenle iletişime geçmeyi ihmal etmeyin ki; özellikle bu sınıfta karşılaştığınız her problemi öğretmenle işbirliği yaparak kolay halledebilesiniz. Aynı durum öğretmen için de geçerli.
İyi öğretmen konusu; Öğretmeninizin iyi bir öğretmen olup olmadığına, verdiği ödev miktarına bakarak karar vermemelisiniz. "Haa çocuğum masa başından kalkmasın, başıma bela olmasın diyorsanız o başka". Konular okulda öğrenilir, evde değil; Ödev sayınızın çokluğu, azlığı öğretmenin iyi bir öğretmen olduğunu göstermez. Bu konuya bir de çocuğunuz açısından bakmaya çalışın. Şimdiye kadar oyun oynamak dışında büyük sorumluluğu olmayan çocuğunuzun, bir anda kendini ödev ve sorumlulukları içerisinde bulması kolay olmayacaktır.
Herşeyi okulda öğrensin, boşuna mı gidiyor okula? mantığı; Yavrunuzun, ayakkabı bağcıklarını düğümlemesi, tuvalet ihtiyacını gidermesi gibi aile içinde kazanması gereken davranışları, okulda kazanması gerekiyormuş gibi algılamayın. Çocuğunuz okula başlamış olabilir ama bazı davranışların sorumluluğu hâlâ sizin üzerinizde. Sorumluluğun büyüğü öğretmende, ona şüphe yok! ama bu sadece öğretmenin yapabileceği bir iş değil.
Aileninde bu süreçte kitaplarla içli dışlı olması iyi olur. Çünkü çocuk gördüğünü uygular, duyduğunu değil. Birlikte kitap okuma saatleri ayarlayın falan demiyorum. Aynı anda kitap okumanız da şart değil, böyle bir kuralda yok..
Çocuğunuzun okuduğu kitabı kendisinin seçmesi, okumayı seçtiği ve bunun sorumluluğunu aldığı kitabı okumasını daha da kolaylaştıracak, keyifli hale getirecektir.. Başarılar dilerim.